"Paranın saklanılması kazanılmasından daha zahmetli bir iştir"."Сховати гроші не вдасться".
Gürcistan ise gözlemci olarak iştirak etti.Снядецький проявив себе як старанний спостерігач.
Doyduktan sonra neredeyse yarım günden uzun süren istirahatına çekilir.На відпочинок протягом дня часу майже не відводилося.
Edebî hayatta iştirak etmedi ve kendisini edib sanmadı.Батько ніколи себе не випинав і не ставив у привілейоване становище.
Midyeyi mi yoksa istiridyeyi mi tercih edersiniz?Ви надаєте перевагу мідіям чи устрицям?
Sayın Valimiz bu sergilerden birinin açılışına iştirak etmişlerdir.Naumovyč byl mezi podezřelými z iniciování této akce.
Time Warner grubunun bir iştiraki konumundadır ve merkezi Burbank, Kaliforniya, ABD'dir.V současné době je součástí konglomerátu Time Warner a sídlí v Burbanku ve státě Kalifornie v USA.
Ne var ki, 1190'lı yılların hayaletleri hâlâ tam anlamıyla istirahate çekilmemişlerdi.Ani na počátku devadesátých let 19. století prostory stanice nevyhovovaly.
Söylendiğine göre bütün imparatorluk çok üzülmüş ve Caligula'nın ıstırabına ortak olmuştu.Obyvatelstvo celé říše bylo naprosto ochromeno zármutkem a sympatiemi k churavému Caligulovi.
Şenliklere ünlü Dinar Belediye Bandosu da iştirak etmektedir.Na hostiny a hony zval také příslušníky místní městské honorace.
Ama yine de çok tehlikeli bir iştir ve terbiyecilerin sık sık yaralanmaları olağandır.Jedná se o poměrně dost nebezpečný sport, při němž často dochází ke zranění soutěžících.
Sanıklar, saldırıdan sonra, delilleri karartmaya yönelik toplantılara da iştirak etmişlerdi.Vyznavači a ti, kteří při pronásledování obstáli, však trvali na skutečném a upřímném pokání navrátilců.
Balkaş ve yakın mesafede olan diğer bölümler çevresel problemlerden ıstırap çekmektedir.Skuteč a okolí trápí dlouhé čekání na záchranku .
Warner Bros.'un iştiraki olduğu birçok şirket bulunmaktadır.Warner Bros. zahrnuje velké množství dceřiných společností, mezi které patří Warner Bros.
Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.A-i lua înapoi este o josnicie și-un păcat vădit.
İstirahatından sonra ise kendini manevi anlamda eskisinden daha canlı hissetmiştir.După ce s-a însănătoșit, a devenit mai preocupat de spiritualitate decît înainte.
Yeni Hayat dergisinin başyazarıyken, Halk İştirakiyun Fırkası davasında yargılandı, beraat etti.După cum relatează cei prezenți în sală, în momentul în care și-a auzit sentința, prof.
Dedim: - Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır?Este adevărat că am văzut o mulțime de snobi - oameni falși - dar știi cum e... ce naiba poți să faci?"
Böylelikle o da bir istiridye korsanı oluyordu.Dar voi ați facut din ea o peștera de tâlhari.
Upton bir Thomas Edison iştirakiydi, ancak Edison'un bu projeye katkıda bulunduğunu gösteren bir kanıt yoktur.Dar până la Thomas Edison nu exista nicio modalitate de a le produce în masă pentru comercializare.
Fuzuli derdi, ıstırabı seven bir kişidir.Pedofil este acea persoană care suferă de pedofilie.
Reasürans, uluslararası bir iştir.Omagiul este internațional.
Bilinen bir örneği ise mekanik iştir.Vegyünk egy másik mechanikai példát.
Ancak bu zahmetli bir iştir.Ám ez nehéz munka.
Böylelikle o da bir istiridye korsanı oluyordu.Igazgatója ekkor Szinvavölgyi Oszkár volt.
Sayın Valimiz bu sergilerden birinin açılışına iştirak etmişlerdir.A szolgálat akkor ért véget, amikor valamelyikük a kapcsolat fölbontását kezdeményezte.
Sonra Venediklilerle yapılan savaşlara iştirak etti.Ilyen a velenceiek ellen folytatott háború.
Kadın hamileydi ve doğum sancılarıyla, ıstırap içinde feryat ediyordu (Kadın: Başlangıç 3:15).Hän oli raskaana ja huusi tuskissaan synnytyspolttojen vaivaamana.”
Akbank’ın 5 iştiraki bulunmaktadır.Ekvapoint työllistää viisi työntekijää.
Sosyal girişimcilik sosyal girişimcinin yaptığı iştir.Sosiaalityötä tekevät sosiaalityöntekijät.
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.Hyökkäyksen jälkeen ne palaavat rauhassa syömään saalistaan.
İlk defa Akdeniz istiridyesinden izole edilmiştir.Hyaluronaani on ensimmäisen kerran eristetty lasiaisesta.
Dedim: - Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır?Ύστερα κάθισα και σκέφτηκα τι μπορεί να φταίει, τι είναι το λάθος και τι έλειπε από αυτή τη σείρα.
Bir KKP paketini şirkete göre kişiselleştirmek hem pahalı hem de zahmetli bir iştir.Η μετάδοση μέσω τέτοιου καλωδίου θα ήταν δαπανηρή και προβληματική.
İstiridyeli stoutlardır.Οι ώμοι είναι άκοσμοι.
Kamu görevlerinden çekilip istirahate çekilmiş, Ekim ayının 31. günü vefat etmiştir.Ο λοχίας αποθεραπεύθηκε και πήρε εξιτήριο στις 3 Οκτωβρίου.
Prens Hal bunların yaptığı bir yol soyguna iştirak etmek zorunda kalır.Η αυτοκρατορία των Χαν θα χρησιμοποιούσε παρόμοιες τακτικές με τους Κιν προκατόχους τους.
Dinlenme (D): Yorgunluğun üstesinden gelmek için kısa süreli yapılan istirahat.Γ’ Βαθμού (III): Πρόπτωση κατά το σκύψιμο που απαιτεί χειροκίνητη μείωση.
Sevinçle Turandot'un ismini üç defa bağırarak söyler; İran Prensi'de son bağırışına iştirak eder.Han råber hendes Turandot navn (tre gange) af glæde, og den persiske prins gentager hans sidste råb.
Barbarossa Harekâtı General Erich Hoepner'in komutası altında iştirak etti.Han blev involveret i Operation Barbarossa, hvor han gjorde tjeneste under general Erich Hoepner.
Genel Müdürlüğü'nü Meri İstiroti yapmaktadır.Monarch of the Seas renoveres.
Fakat yeniden doğmak "dünyanın ıstırabına" yeniden ortak olmak demektir.Svømning: Sigma igen landets bedste.
Prens Hal bunların yaptığı bir yol soyguna iştirak etmek zorunda kalır.Her blev han sat til at lede et vejarbejde, som munkene udførte.
Erkekler ve kadınlar ibadete eşit koşullarda iştirak ederler.Mænd og kvinder ordineres til præsteskabet på lige fod.
İnsanlar, sık sık hastalıkları ve ıstırapları ile ona geliyordu.Folk kom ofte til henne med sykdom og lidelser.
Kızılderililere silah satışı yasa dışı bir iştir.I Japan er det ulovlig for sivile å eie en pistol.
Gündüz kelebekleri gece istirahat edip, gündüz uçarlar.Om natten sover og hviler fuglene.
Dedim: - Ey arkadaşlar, bu ne yanlış iştir, bu ne yüz asıklığıdır?Eksempelvis Hva er det gode liv?, Hva er profesjonalitet? eller Hva er rettferdighet?.
Aynı zamanda bir CAF iştirakidir.Han er også en anerkjent bilsamler.
Madde 9. Onarım uzmanlık gerektiren bir iştir.Artikkel 9 – Restaurering Restaurering er et inngrep som må beholde sin karakter av unntak.
Gece sahne çekilecekse gündüz istirahat ederek, gece çalışırdı.Hvis det gikk mot kveld, kunne en overnatte.
En iyi istiridyeler akıntılı sularda yetişir.De beste svømmerne svømmer i de siste heatene.
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Hesten må få mye ro og hvile i sykdomsperioden.
Dahası, Ravenna Eksarhı Callinicus, 599'da İstirya'ya yapılan Slav saldırısını püskürttü.Selain itu, Eksarkatus Ravenna Kallinikos mementahkan serangan Slavia terhadap Istria pada tahun 599.
Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.Sesungguhnya zina itu suatu perbuatan yang keji dan suatu jalan yang buruk”.
Deri işlemesi meşakkatli, emek isteyen ve severek yapılması gereken bir iştir.Dengan kata lain, sikap yang mau ditampakkan yaitu sikap berani, ulet dan rendah hati.
Çünkü, milyonlarca ezilmiş insanın ıstırabını çekiyorum.""Maka lihatlah bagaimana akibat orang-orangyang zalim ".
Dönüş hareketi Dönüş hareketi, bir τ torkunun θ1 ile θ2 açıları arasında yaptığı iştir.Pengundian pertama dilakukan untuk menentukan pemasangan antara tim dari Pot 1 dengan tim dari Pot 2.
Duruma göre devlet adamları da bu vergiye iştirak ediyorlardı.Dalam hal ini, pemerintah kota tetap menggunakan agen-agen yang sama yakni para pemungut cukai.
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.Ia tidak mencintai maupun membenci, pun tidak marah dan juga tidak memihak.