Ana içeriğe geç
Sözlük

iştir ile cümle

iştir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yorgun görünüyorsun. Bir veya iki saat istirahat etmelisin.Ты выглядишь уставшим. Тебе необходимо отдохнуть час или два.
Birçok insan için geziye çıkmak oldukça yorucu bir iştir.Для многих людей путешествия - это очень утомительно.
Ne iştir; ne gayrettir?Михаил Кылварт (эст.
Bu anlayışa göre, erdemli olmayan davranışlar zararlıdır ve ıstıraba (Dukkha) neden olur.Праведники будут вознаграждены в вечной жизни, грешники получат вечное наказание.
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.При этом не возникает ни прибыль, ни убыток.
Yahudi tarihi ve kaderinin yorumlanması yoluyla çekilen ıstıraplara anlam kazandırılmıştır.Страданиям был придан смысл благодаря внушающей надежду трактовке истории и судьбы еврейского народа.
Edebî hayatta iştirak etmedi ve kendisini edib sanmadı.Он забывал о пище, совершенно не заботился о себе.
Sadrâzam, kendisini çağırtır: - <<Bu ne iştir?А потом как закричит: — Это что такое?
Hasta yatak istirahatine alınır (1.5-2 ay).В связи с этим пациенты после инъекции препарата должны находиться в положении лёжа (1½—2 ч).
2013 yılında yapılan Gezi Parkı protestoları destek vermek için protestolara iştirak etmiştir.Оба профсоюза поддержали протестные акции осени 2013 года.
Bu düğün törenine Mephistopheles ve Faust da davet edilip iştirak etmektedirler.Заслышав шаги, Мефистофель и Фауст скрываются.
Sonra Venediklilerle yapılan savaşlara iştirak etti.Несколько лет спустя они воевали против венецианцев.
Fuzuli derdi, ıstırabı seven bir kişidir.Слепец — человек, страдающий слепотой.
Şöyle diyordu: Yaptıkları konferansa bizden önceki hükûmetler iştirak etmişti.Перед уходом он добавил: «Берегитесь своих ближних».
Hasta istirahat halindeyken nefes darlığı çekiyorsa, sıvının boşaltılması gereklidir.Если пациент может разговаривать, то, скорее всего, дыхательные пути свободны.
Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak.لا يؤذن ولا يقام لصلاة الجنازة، ولا لصلاة العيد، ولا لوتر، ولا لنافلة.
Ne iştir; ne gayrettir?ماذا غير محمد صلى الله عليه وسلم في أمته.
Şöyle diyordu: Yaptıkları konferansa bizden önceki hükûmetler iştirak etmişti.وسئل ابن عمر عن صيام الدهر فقال: «كنا نعد أولئك فينا من السابقين».
Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.أَعرض عن ذنبه، وهو صَفُوح عَفُوٌّ، والصَّفُوحُ الكريم؛ لأنه يَصْفَح عمن جَنى عليه".
Ayrıca bu canlılara istiridye ve yengecin arasındaki ilişkiyi de örnek verebiliriz.يمكن للذرّات أيضاً أن تكوّن روابط وسيطة بين الرابطة التساهمية والأيونية.
Konu insanlar tarafından evlatlık alınmış, olağanüstü bir istiridyenin hikâyesidir.إن هذه مجرد قصة خرافية يتناقلها الأطفال.
Ne iştir; ne gayrettir?Farata: o que é (ou está sendo) feito.
Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.Tal será, para eles, um aviltamento nesse mundo e, no outro, sofrerão um severo castigo.».
Istirahat olmak, hiçbir net kuvvet uygulanır.Estando em repouso, nenhuma força resultante está aplicada.
Aynı zamanda bir CAF iştirakidir.Também é um contrabandista de bebidas.
Akbank’ın 5 iştiraki bulunmaktadır.O Raw tem cinco títulos ativos.
Eve getirilir ve istirahat etmesi için bir ruh hastalıkları hastanesine yatırılır, burada iyileşir.Ele é retornado para casa e trazido para uma casa de descanso, onde ele eventualmente recupera.
Yatak istirhati ve tuz alımı korunma ve tedavi için kullanışlı bir yol olarak görülmemiştir.Repouso na cama e ingestão de sal não se mostraram úteis para o tratamento ou prevenção.
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.Entrando em casa, recolheu-se para descansar.
Sosyal girişimcilik sosyal girişimcinin yaptığı iştir.É a interacção social que nos socializa.
Erkek takımı da aynı şekilde protesto ederek Türkiye Erkekler Voleybol Şampiyonası'na iştirak etmemişti.Assim, como The Wrestler também não era voltado para o público masculino.
1307–1322): Babasının 13672'de İskoçya Seferi'ne iştirak etti.1307 – 1322), que o acompanhou em campanhas pela Escócia em 1322 e morreu pouco depois.
İstiridyecilik, istiridye tavlalarında yapılır.Os sons são produzidos na siringe.
Şirketin dünya çapında 61 ülkede satış iştirakleri, dağıtım merkezleri ve fabrikaları bulunmaktadır.Este grupo é composto por 21 estúdios e instalações de produção em todo o mundo.
O hastalıklı bir çocuktu ve hatta bir yıl süren bir yatak istirahati almak zorunda kaldı.Hij was een ziekelijk kind en moest zelfs een jaar lang het bed houden.
Sefere, ondan başka birçok Çingiz oğulları (prensleri) de iştirak edeceklerdi.Daarna richtte hij een kleine groep op, waarin zijn zonen speelden.
Son olarak Boeing iştiraki olan de Havilland Canada 1992 yılında Bombardier'in olmuştur.Vliegtuigbouwer Bombardier nam in 1992 De Havilland Canada over van Boeing.
Kazılarda 130'dan fazla tatlı su istiridyesi kabuğu toplanmıştır.Nauwgezet werden meer dan dertig ton beenderen uit de groeve verwijderd.
Tekrar saraya dönünce, yemek sonrası uyumak üzere istirahata çekildiler.In de ontspanningskamer trok men zich na het diner terug om te praten.
Fuzuli derdi, ıstırabı seven bir kişidir.Sarcastische opmerking over iemand die wat al te trots is op iets.
Girişimcilik genellikle zor ve karmaşık bir iştir.Het ontginnen is veelal een moeizaam en langdurig proces.
Ben kuvvetleri (geride) bırakmışım, askerler on dakika istirahat etsin diye...Het front was te Ieper, maar de soldaten kwamen naar Menen om te rusten.
İnsanlar, sık sık hastalıkları ve ıstırapları ile ona geliyordu.Hun vrouwen en kinderen werden regelmatig dientengevolge in leed en ellende ondergedompeld.
İstirahat etmek, bütün gün uyumak demek değildir.Rusten betekent niet de hele dag slapen.
Çünkü, milyonlarca ezilmiş insanın ıstırabını çekiyorum."Pamięci wspólnie przeżywanej przez miliony Polaków żałoby”.
Sefere, ondan başka birçok Çingiz oğulları (prensleri) de iştirak edeceklerdi.Pozostawił kilku synów, którzy dziedziczyli jego majątek.
Çağımızın modern müzik türleri içinde ahenksiz gürültü içerenlerinden ıstırap duyarlar.Nawet dzisiaj w niektórych kulturach muzyka imituje naturalnie występujące dźwięki.
Düğünler davetiyeli olur, düğüne gelecek olanlar davetiyeleri ile birlikte düğüne iştirak ederler.Te, które pozostają w czasie świąt postanawiają urządzić imprezę, na którą zapraszają chłopaków.
Gürcistan ise gözlemci olarak iştirak etti.Tenisem zajęła się jako komentatorka.
Ticari balıkçılık Bering Denizi'nde büyük bir iştir.Jako 9-latek zajmował się komercyjnym połowem ryb w morzu Beringa.
Hasta yatak istirahatine alınır (1.5-2 ay).Wśród chorych przeważają dziewczynki (1:1,5-2).
En iyi istiridyeler akıntılı sularda yetişir.Optymalny rozwój osiąga w wypłycających się zatokach jezior.
Henüz altı yaşındayken Neşe Can' a iştirak etmiştir.Jestem dumny, że mieliśmy swój czas, gdy byliśmy szesnastolatkami.
Ne iştir; ne gayrettir?Och vad kan låta dig förstå vad denna betyder?
Kalan birkaç şövalyeye Sicilya Krallığı'nda istirahat etmelerine izin verildi.De få överlevande riddarna tilläts retirera till Kungariket Sicilien.
Eserde, sevgilisi ölen genç bir şairin ıstıraplarını anlatılmaktadır.I staden undrar man över vem den unge älskaren i dessa kärleksdikter kan tänkas vara.
En iyi istiridyeler akıntılı sularda yetişir.Bäst lämpad att fiska med i strömmande vatten.
Grup ayrıca mali hizmetler alanındaki iştiraklerin de koordinasyonundan sorumludur.Den fungerar även som samordnare av säkerhetstjänsten på delstatsnivå.
Ama bunu denetim altında oluşturmak oldukça zor bir iştir.Але створювати буде важче ніж рецензувати.
Köroğlu aşık kıyafetine bürümüş ve bu ziyafete iştirak etmektedir.Обожнює фотографувати дівчат в гарному одязі і робить це за кожної нагоди.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod