Sokak fiyatlarına dair veri toplamak ve bunları değerlendirmek güç bir iştir.Údaje o pouličních cenách se obtížně získávají a interpretují.
Sokak fiyatlarına dair veri toplamak ve bunları değerlendirmek güç bir iştir.Údaje o pouličných cenách sa ťažko zhromažďujú a interpretujú.
Sokak fiyatlarına dair veri toplamak ve bunları değerlendirmek güç bir iştir.Uppgifter om priser på gatan är svåra både att samla in och att tolka.
Sokak fiyatlarına dair veri toplamak ve bunları değerlendirmek güç bir iştir.Τόσο η συλλογή όσο και η ερµηνεία των στοιχείων αυτών piαρουσιάζει δυσκολίες.
Sokak fiyatlarına dair veri toplamak ve bunları değerlendirmek güç bir iştir.Данните за цените, на които се продават незаконните наркотици на улицата, трудно се събират и интерпретират.
Tabii ki hayır, yabancı ve ulusal kanallar... ...bu toplantıya iştirak edecek.Βέβαια, κανάλια απ' όλη τη χώρα καθώς και ξένα κανάλια θα συμμετάσχουν σε αυτή τη συνέντευξη.
Tabii ki hayır, yabancı ve ulusal kanallar... ...bu toplantıya iştirak edecek.طبعا القنوات الوطنية والصحفين الاجانب سيشاركون في اللقاء
Tablo yapmak, yalnız kalmayı gerektiren bir iştir.Dipingere è davvero un'attività solitaria.
Tablo yapmak, yalnız kalmayı gerektiren bir iştir.hacer una pintura es un trabajo en soledad.
Tablo yapmak, yalnız kalmayı gerektiren bir iştir.그림그리는 건 마치 고독의 작업같아요
Tablo yapmak, yalnız kalmayı gerektiren bir iştir.Peindre est vraiment un travail de solitaire.
Tablo yapmak, yalnız kalmayı gerektiren bir iştir.η δημιουργία ενός πίνακα είναι μοναχική δουλειά.
Tablo yapmak, yalnız kalmayı gerektiren bir iştir.להכין ציור זה מין פרויקט בבדידות.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.1 con hàu có thể lọc tới 50 gallon nước mỗi ngày.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.그리고 한 마리의 굴이 하루에 50갤론의 물을 정화할 수 있습니다.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Eén oester kan wel tot 190 liter per dag filteren.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Eine Auster kann fast 200 Liter Wasser täglich filtern.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.És egy osztriga naponta akár 190 liter vizet is megszűr.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.E uma ostra pode filtrar até 190 litros de água por dia.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.E un'ostrica può filtrare fino a 190 litri di acqua al giorno.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Jedna ostryga filtruje aż do 190 litrów wody dziennie.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Jedna ustrica dokáže denne prefiltrovať až takmer 200 litrov vody.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Satu tiram dapat menyaring sampai 50 galon (190 liter) air sehari.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Şi o stridie poate filtra până la 190 de litri de apă pe zi.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Une huître peut filtrer jusqu'à 190 litres d'eau par jour.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Un solo ostión puede filtrar casi 200 litros de agua al día.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.И една стрида може да филтрира до 50 литра вода на ден.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.Одна устрица может профильтровать до 227 литров воды в день.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.וצדפה אחת יכולה לסנן יותר מ200 ליטר של מים ביום.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.ويمكن للمحار تصفية ما يصل الى 50 غالون من الماء يوميا.
Tek bir istiridye günde 189 lt. suyu süzebilir.牡蠣礁はニューヨークハーバーの
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""A Feljebbviteli Bíróság a vádlottak együttmûködését figyelembe véve döntött."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""A Feljebbviteli Bíróság a vádlottak együttműködését figyelembe véve döntött."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Curtea de Apel considera demonstrată contribuţia pârăţilor."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Das Berufungsgericht hat entschieden, das den Verurteilten eine Verbindung nachgewiesen werden konnte."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""El tribunal de apelación encontró que está demostrada la contribución de los acusados."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı." "Fredrik Neij 10 aya, Peter Sunde 8"-'La Corte d'Appello considera gli imputati colpevoli.
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Het Hof van Beroep beschouwt de bijlage van de gedaagden als bewezen."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı."'Het Hof van Beroep beschouwt de bijlage van de gedaagden als bewezen.'
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Hovioikeus katsoo rikoksen tunnusmerkistön vastaajien suhteen täyttyneen."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Hovrätten anser det bevisat att de medverkat till verksamheten."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Hovrätten anser det bevisat att de medverkat till verksamheten."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""재심법원에서는 피고들의 기여를 인정하여..."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Landsretten mener at de tiltaltes medvirken er bevist."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Odvolací soud došel k závěru a potvrdil předchozí rozsudek."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Pengadilan menganggap para terdakwa' terbukti punya kontribusi."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Phiên tòa phúc thẩm ghi nhận những đóng góp của các bị cáo."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Sąd Apelacyjny uważa skazanych za winnych".
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı."'Tòa Án Phúc Thẩm xem xét sự đóng góp của bị cáo được chứng minh"
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Το Εφετείο θεωρεί ότι η συμβολή των κατηγορουμένων αποδείχθηκε."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Апелляционный суд считает, что Вклад подсудимых доказана ".
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""Съдът по обжалванията потвърди първоначалната присъда."
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı."בית הדין לערעורים התחשב" ".בתרומתם המוכחת של הנאשמים
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""محكمة الإستئناف تُثبت مساهمة المذنبين"
"Temyiz Mahkemesi davalıların suça iştirakinin kanıtlandığnı varsaydı.""フレドリク 10ヶ月 ピーター8ヶ月"
Tofu yapmak zor iştir.A tofukészítés nagyon nehéz munka.
Tofu yapmak zor iştir.C'est un travail très difficile de faire du tofu.
Tofu yapmak zor iştir.Dá to hodně práce jej vyrobit.
Tofu yapmak zor iştir.Det er meget hårdt arbejde at lave tofu.
Tofu yapmak zor iştir.E multă muncă să faci tofu.