Tofu yapmak zor iştir.Es ist sehr viel Arbeit, Tofu herzustellen.
Tofu yapmak zor iştir.Es un trabajo muy duro hacer tofu.
Tofu yapmak zor iştir.Het is hard werken om tofu te maken.
Tofu yapmak zor iştir.두부를 만드는 것은 매우 힘이 드는 일입니다.
Tofu yapmak zor iştir.Produrre il tofu è un lavoro difficile.
Tofu yapmak zor iştir.Trzeba się napracować, żeby zrobić tofu.
Tofu yapmak zor iştir.Много тежка работа е да се прави тофу.
Tofu yapmak zor iştir.Но приготовить тофу — не такое простое дело.
Tofu yapmak zor iştir.קשה מאד להכין טופו.
Tofu yapmak zor iştir.عمل "التوفو" يتطلب مجهودا كبيرا.
Tofu yapmak zor iştir.子供の頃、一週間のうち六日は、夜の一時から、夕方の六時まで働きました。
Trilogy International'ın iştiraki olan yerel bir telekomünikasyon sağlayıcısı Voilà ile görüşmeye başladık.Podjęliśmy współpracę z lokalnym operatorem sieci Voilà, zależnym od Trilogy International.
Trilogy International'ın iştiraki olan yerel bir telekomünikasyon sağlayıcısı Voilà ile görüşmeye başladık.우리는 트릴로지(Trilogy)사의 자회사로 현지 통신업체인 보일라(Voila)사와 협상을 시작했습니다.
Trilogy International'ın iştiraki olan yerel bir telekomünikasyon sağlayıcısı Voilà ile görüşmeye başladık.Vi började prata med en lokal telefonoperatör, Voilà, vilket är ett dotterföretag till Trilogy International.
Trilogy International'ın iştiraki olan yerel bir telekomünikasyon sağlayıcısı Voilà ile görüşmeye başladık.Voilà社とまず協議を始めました 必要な要件は三つありました
Trilogy International'ın iştiraki olan yerel bir telekomünikasyon sağlayıcısı Voilà ile görüşmeye başladık.We overlegden met de lokale telecomprovider 'Voilà'. een dochteronderneming van Trilogy International.
Trilogy International'ın iştiraki olan yerel bir telekomünikasyon sağlayıcısı Voilà ile görüşmeye başladık.Започнахме разговори с локалния мобилен оператор Voilà, който е подразделение на Trilogy International.
Trilogy International'ın iştiraki olan yerel bir telekomünikasyon sağlayıcısı Voilà ile görüşmeye başladık.התחלנו לדבר עם חברת סלולר מקומית שנקראת ויולה שהיא חברת בת של טרילוגי אינטרנשיונל.
Trilogy International'ın iştiraki olan yerel bir telekomünikasyon sağlayıcısı Voilà ile görüşmeye başladık.بدأنا نتحدث مع شركة اتصالات محلية تدعى فويلا Voilà، والتي هي فرع لشركة تريولوجي العالمية Trilogy .
Uyuşturucu hakkında iletişimde bulunmak, hararetli ve heyecanlı bir konu olduğundan, güç bir iştir.Communiquer sur la drogue n’est pas chose facile, car le sujet est porteur de passion et d’émotion.
Uyuşturucu hakkında iletişimde bulunmak, hararetli ve heyecanlı bir konu olduğundan, güç bir iştir.La comunicación sobre drogas es difícil, ya que se trata de un tema que levanta pasiones y resulta emotivo.
Uyuşturucu hakkında iletişimde bulunmak, hararetli ve heyecanlı bir konu olduğundan, güç bir iştir.Создание Национального наблюдательного центра по наркотикам: совместное пособие
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Guardarsi la vagina," ha detto, "richiede un'intera giornata di lavoro."
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."제 음부를 찾아보라뇨? 종일 걸릴 걸요." 라더군요.
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Naar je vagina kijken," zei ze, "is een volledige dag werk."
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Oglądanie pochwy to zajęcie na cały dzień".
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Olhar para a vagina" disse-me, "é trabalho para um dia inteiro".
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Regarder son vagin" m'a-t-elle dit, "est l'équivalent d'une journée entière de travail."
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Să-ți privești vaginul," zice ea, "e muncă de o zi."
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Seine Vagina zu betrachten," sagte sie, "ist ein ganzes Tageswerk."
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Ver tu vagina," dijo, "es todo un día de trabajo."
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Θα σου πάρει όλη μέρα να δεις το αιδοίο σου", είπε.
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Да си гледаш вагината", каза тя, "си е целодневна работа."
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."Чтобы рассмотреть свою вагину, понадобится целый рабочий день."
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."לבחון את הואגינה שלך," היא אמרה, "זה יום עבודה מלא."
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi."لتفحص مهبلها" قالت "انه يوم عمل كامل"
"Vajinanıza bakmak bütün gününüzü alacak bir iştir." dedi.(笑)
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Am înţeles că, în suferinţa sa,
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Comprendí que con ese sufrimiento, el mundo islámico había estado gritando.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Ho capito che nella sua sofferenza il mondo islamico stava chiedendo aiuto.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Ich begriff, dass die islamische Welt durch ihr Leiden um Hilfe gerufen hatte.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Ik begreep dat in haar lijden, de Islamitische wereld het uitgeschreeuwd had.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.J'ai compris que dans sa souffrance,
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.저는 이러한 고통 속에서 이슬람 세계가
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Megértettem, hogy szenvedésében az iszlám világ segítségért kiáltott.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Percebi que, no seu sofrimento, o mundo islâmico tinha estado aos gritos.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Pogrążony w cierpieniu świat islamski krzyczał do nas.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Ymmärsin, että kärsimyksessään islamilainen maailma oli huutanut apua.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Разбрах, че в неговото страдание ислямския свят е плачел.
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.Я понимал, что в своих страданиях
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.הבנתי שבסבל שלו,
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.لقد فهمت بأنه خلال معانتهم،
Ve anladım ki kendi ıstırabı içinde İslam dünyası aslında yardım çağırıyordu.悲鳴を上げていると思っています なぜ我々はそれを聴こうとしないのか?
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerinAz osztriga-építészet fő gondolata kiaknázni a biológiai erőt amit a kagylók, hínárok és osztrigák adnak
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerin그리고 굴 구조체의 핵심 아이디어는
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerinוהרעיון המרכזי של ארכיטקטורת צדפות הוא לרתום את הכוח הביולוגי
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerinوالفكرة الأساسية من المحار هو تسخير الطاقة البيولوجية
Ve istiridye-tecture'un ana fikri midyelerin, yosunların ve istiridyelerinイシガイやアマモ、牡蠣の
Ve ne anlamaya istiyorum iyi, bildiğimiz ne iştir.A to, co chci vyřešit, je... No, víme, co je práce.
Ve ne anlamaya istiyorum iyi, bildiğimiz ne iştir.Chciałbym zwrócić uwagę, że wiemy ile wynosi wykonana praca.