Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Estoy segura que esto será un tormento. pero también será el último placer.
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Je sais bien que ce sera terriblement douloureux, mais tellement délicieux aussi !
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Sono sicura che sarā un'agonia nonchč l'estasi finale.
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Είμαι σίγουρη ότι θα'ναι φρικτό... αλλά κι η απόλυτη έκσταση!
Bunun ıstıraplı olacağından eminim... ...ama vereceği en büyük tatminden de eminim.Я уверена, что это будет безумная боль, но и наивысшее наслаждение тоже.
Bu önümüzde duran iştir.Asta-i ce avem de făcut.
Bu önümüzde duran iştir.C'est le travail qui nous attend.
Bu önümüzde duran iştir.Das ist die Arbeit, die vor uns liegt.
Bu önümüzde duran iştir.Dat is het werk dat ons te wachten staat.
Bu önümüzde duran iştir.Det är det arbetet som vi har framför oss.
Bu önümüzde duran iştir.Det er det arbejde, der står foran os.
Bu önümüzde duran iştir.Đó cũng là công việc đang chờ chúng ta phía trước.
Bu önümüzde duran iştir.È il lavoro che ci aspetta.
Bu önümüzde duran iştir.Ese es el trabajo que tenemos por delante.
Bu önümüzde duran iştir.Ez az a munka, ami előttünk áll.
Bu önümüzde duran iştir.Itu adalah pekerjaan yang ada di hadapan kita.
Bu önümüzde duran iştir.우리가 앞으로 더 연구해 나가야 할 문제이기 때문이예요.
Bu önümüzde duran iştir.Se on työ, joka odottaa meitä.
Bu önümüzde duran iştir.To je práca, ktorá je pred nami.
Bu önümüzde duran iştir.To je práce, která leží před námi.
Bu önümüzde duran iştir.To so naloge, ki nas še čakajo.
Bu önümüzde duran iştir.Αυτή είναι η δουλειά που μας περιμένει.
Bu önümüzde duran iştir.Вот она, наша задача на будущее.
Bu önümüzde duran iştir.Има много работа пред нас.
Bu önümüzde duran iştir.Це наше завдання на майбутнє.
Bu önümüzde duran iştir.זאת העבודה שנצבת לפנינו.
Bu önümüzde duran iştir.وهو العمل الذي ينتظرنا.
Bu önümüzde duran iştir.我哋要做嘅工作就喺我哋眼前
Bu önümüzde duran iştir.最高のアイデア 最強の直感を使って
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Auf diesem Bild sehen Sie einen Austernwagen, so allgegenwärtig wie heute Hotdogstände.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Bức ảnh này chụp 1 xe bán hàu, giờ thì đã trở thành những xe bán hotdog thường ngày.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Dit is een plaatje van een oesterkar, die toen even veel voorkwam als de hotdogkar tegenwoordig.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Ez egy kép az osztrigás kocsiról amely mindenütt ott volt, mint ma a hot-dogos kocsi.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.이 사진은 지금은 핫도그 손수레로 흔하게 볼 수 있는 굴 손수레입니다.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Na tomto obrázku je vozík s ustricami, ktorý bol taký bežný, ako je dnes vozík s hot-dogmi.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.To jest obraz wozu z ostrygami, był wszechobecny, jak wózki z hot-dogami dzisiaj.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.Това изображение е образ на стридена количка, което е сега навсякъде както хотдог количката е днес.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.התמונה הזו היא תמונה של עגלת צדפות, שהיתה נפוצה כמו עגלות הנקניקיות היום.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.هذه الصورة هو صورة من بطاقة المحار، التي هي الآن في كل مكان مثل عربة الهوت دوغ عليه اليوم.
Bu resim bir istiridye tezgahının resmi, bugünün her yerde bulunan hotdog tezgahları gibiydi.かつての牡蠣の露店の様子の写真ですが 今日のホットドッグの露店と同じようにどこでも見ることができました。 なのに残ったのはホットドッグってわけです。
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.C'est un boulot dangereux, être dans un gang : on n'y apprécie pas d"être surpris.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.Es ist sehr gefährlich, in einer Gang zu sein - man wird nicht gerne überrascht.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.Este o slujbă foarte periculoasă să fii într-o bandă -- nu-ţi place să fii surprins.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.È un lavoro molto pericoloso, stare in una gang.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.In een bende zitten is een hele gevaarlijke baan, je houdt niet van verrassingen.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.갱으로 사는 것은 매우 위험합니다. 그래서 놀랄 일을 반길리가 없죠.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.Nagyon veszélyes munka bandatagnak lenni -- nem szeretik, a meglepetéseket.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.Praca w gangu to niebezpieczne zajęcie.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.Tohle je velice nebezpečná práce, být v gangu - nemáte rádi překvapení.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.Είναι πολύ επικίνδυνο να είσαι μέλος συμμορίας.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.Да си гангстер е много опасна работа - не искаш да бъдеш изненадан.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.Это очень опасная работа, быть бандитом — и бандиты не любят неожиданностей.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.להיות בכנופיה היא עבודה מאד מסוכנת. אתה לא אוהב להיות מופתע.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.وهو عمل صعب، كونك في عصابة، لا تريد أن تفاجأ.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.角からいきなり驚かされるのは嬉しくない事です
Çok çalışkan birine benziyorsun.. Menüde çam mantarları ve istiridye doğranmış erişte bile var!Vyzeráš, že si pracovitý.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Albowiem mam pięć braci, aby im świadectwo wydał, żeby też i oni nie przyszli na to miejsce męki.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›căci am cinci fraţi, şi să le adeverească aceste lucruri, ca să nu vină şi ei în acest loc de chin.`
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›C`est pour qu`il leur atteste ces choses, afin qu`ils ne viennent pas aussi dans ce lieu de tourments.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›där jag har fem bröder, och låter honom varna dem, så att icke också de komma till detta pinorum.'