Ana içeriğe geç
Sözlük

iştir ile cümle

iştir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›denn ich habe noch fünf Brüder, daß er ihnen bezeuge, auf daß sie nicht auch kommen an diesen Ort der Qual.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›- for jeg har fem brødre - forat han kan vidne for dem, så ikke også de skal komme til dette pinens sted.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Imam namreč pet bratov: da jim to izpriča, da ne pridejo tudi oni v ta kraj trpljenja.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›내 형제 다섯이 있으니 저희에게 증거하게 하여 저희로 이 고통 받는 곳에 오지 않게 하소서
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›lebo mám päť bratov, nech im dôrazne svedčí, aby neprišli aj oni do tohoto miesta múk.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Mert van öt testvérem; hogy bizonyságot tegyen nékik, hogy õk is ide, e gyötrelemnek helyére ne jussanak.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›Neboť mám pět bratrů. Ať jim svědčí, aby i oni nepřišli do tohoto místa muk.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›perché ho cinque fratelli. Li ammonisca, perché non vengano anch'essi in questo luogo di tormento
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›- sillä minulla on viisi veljeä - todistamaan heille, etteivät hekin joutuisi tähän vaivan paikkaan`.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›thi jeg har fem Brødre for at han kan vidne for dem, for at ikke også de skulle komme i dette Pinested.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›vì tôi có năm anh em, đặng người làm chứng cho họ về những điều nầy, kẻo họ cũng xuống nơi đau đớn nầy chăng.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›защото имам петима братя, за да им засвидетелствува, да не би да дойдат и те на това мъчително място.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›ибо у меня пять братьев; пусть онзасвидетельствует им, чтобы и они не пришли в это место мучения.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›маю бо пять братів; нехай сьвідкує їм, щоб і вони не прийшли у се місце муки.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›כי יש לי חמשה אחים למען יעיד בהם פן יבאו גם הם אל מקום המעצבה הזה׃
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›لان لي خمسة اخوة. حتى يشهد لهم لكي لا يأتوا هم ايضا الى موضع العذاب هذا.
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›因 為 我 還 有 五 個 弟 兄 . 他 可 以 對 他 們 作 見 證 、 免 得 他 們 也 來 到 這 痛 苦 的 地 方
Çünkü beş kardeşim var. Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.›因為 我 還 有 五 個 弟兄 . 他 可以 對 他 們作 見證 、 免得 他 們 也 來到 這 痛苦 的 地方
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.탄산칼슘 결정을 층층이 쌓아서 이 아름다운 무지개 빛갈의
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.les cristaux de carbonate de calcium en couches, rendant ceci beau, chatoyant : de la nacre.
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.Protože ušeň dokáže ukládat krystaly uhličitanu vápenatého ve vrstvách, tak tvoří tuto krásně měňavou perleť.
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.יודע לרבד את גבישי הסידן הפחמתי בשכבות, ולהפיק את הדבר היפה והססגוני הזה,
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.قادر على وضع بلورات كربونات الكالسيوم في طبقات، صانعاً هذا اللؤلؤ الجميل
Çünkü istiridye katmanlar halinde kalsiyum karbonat bırakarak bu güzel, yanar dönerli inciyi yaratabiliyor.何層にも積み重ねることができるからです 美しく輝く 真珠を生み出すことができるのです
Daha güçlü değiller mi? Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir?Není to mysl, která interpretuje vnější podmínky jako štěstí nebo utrpení?
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Anders formuliert, es gibt das Älterwerden weil es schwer ist es nicht zu haben;
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Dengan kata lain, kita menua karena sangat sulit untuk tidak menjadi tua,
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Innymi słowy - ciężej jest się nie starzeć niż starzeć.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;다른 말로, 노화가 진행되는 이유는 노화하지 않는 것이 어렵기 때문인 것이지요.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Másszóval azért öregszünk, mert nehéz nem öregedni.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Por outras palavras, envelhecemos porque dá muito trabalho não envelhecermos.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;Με άλλα λόγια, έχουμε τη γήρανση γιατί είναι δύσκολη δουλειά να μην έχουμε γήρανση.
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;במילים אחרות, יש לנו הזדקנות מפני שזו עבודה קשה כדי שלא תהייה לנו הזדקנות;
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;أي أنّنا اخترنا الهرم لأنّه الخيار الأسهل...
Diğer bir deyişle, yaşlanıyoruz çünkü yaşlanmamak zor iştir;より多くの遺伝的な通り道を求め 多くの複雑性を遺伝の中に求めます
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -Bohužel, za těmi druhými dveřmi, mě čeká pomalá a bolestivá smrt, a všechno utrpení světa.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -Bohužiaľ hneď za druhými dverami nás čaká pomalá a veľmi bolestivá smrť a všetko utrpenie sveta.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -Desværre, bag den anden dør er en langsom og smertefuld død, og alt den elendighed der findes i verden.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -Dummerweise befindet sich hinter der anderen Türe ein langsamer, qualvoller Tod, und alles Leiden der Welt.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -Helaas, achter de andere deur wacht een langzame en pijnlijke dood en alle denkbare ellende van de wereld.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -불행히도, 다른 문에는 서서히 고통스럽게 맞이하는 죽음과 세상의 모든 불행이 있습니다.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -Olyckligtvis, bakom den andra dörren väntar en långsam och smärtsam död, och allt annat elände i världen.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -Sfortunatamente, dietro l'altra porta ci aspetta una morte lenta e dolorosa
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -Valitettavasti, toisen oven takana on hidas ja kivulias kuolema, ja kaikki maailman suru
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -Δυστυχώς, πίσω από τη μια πόρτα είναι ένας αργός, και οδυνηρός θάνατος, και επίσης όλη μιζέρια του κόσμου.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -За съжаление, обаче, зад другата врата се намира мъка и болка смърт и цялото нещастие на света.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -לרוע המזל, מאחורי הדלת האחרת מסתתר מוות ארוך וכואב - וכל הסבל שבעולם.
Diğer kapının arkasında ise yavaş ve ağrılı bir ölüm ve dünyanın tüm ıstırabı var. -待っています。 そのため、注意深くドアを選ばなければなりません。
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.데이비드: 병가. 네. 확실히 좀 쉬었으면 하실 겁니다.
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.Sim, definitivamente querem descansar.
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.חופשת מחלה. כן, אתם בודאי תרצו לקחת קצת חופש
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.دفيد ماك كادليس: الإجازة المرضية. نعم، أنت بالتأكيد تريد أن تأخذ بعض الوقت.
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.見てみましょう
Doğa üretmedi çünkü istiridye kabuğunun aksine türlerin hayatta kalması buna, bu materyallere bağlı değil.전복 껍데기와는 다르게, 한 종자의 생존이 이 재료들의 생산에 좌우되지 않았기에 자연은 만들 필요가 없었습니다.
Doğa üretmedi çünkü istiridye kabuğunun aksine türlerin hayatta kalması buna, bu materyallere bağlı değil.לא היה לו צורך לבנותם, כי שלא כמו קונכיית אוזן הים, הישרדות המינים לא היתה תלויה בפיתוח חומרים אלה
Doğa üretmedi çünkü istiridye kabuğunun aksine türlerin hayatta kalması buna, bu materyallere bağlı değil.الطبيعة ليست في حاجة لها بسبب، بخلاف صدف أذن البحر، فان نجاة الأنواع لا تعتمد على بناء تلك المواد
Doğa üretmedi çünkü istiridye kabuğunun aksine türlerin hayatta kalması buna, bu materyallere bağlı değil.このような素材を作ることに 種の存続が かかっているという訳ではなかったからです おそらく今まで これが問題になるまでは そうだったのです
Doğulu İstiridye.Die Amerikanische Auster.
Doğulu İstiridye.Es el ostión del Atlántico.
Doğulu İstiridye.저의 새로운 영웅인 '동부 굴'을 소개하고 싶습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
iştir ile cümle - Sayfa 15 - iştir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App