Ana içeriğe geç
Sözlük

işte ile cümle

işte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama durum işten çıkarılmaya gelince, Thea çözümü hamile olduğunu söylemekte bulur.Jednoho dne má ale Thea dostat padáka, a tak řekne, že je těhotná.
Hayır lan işte, bu defa mesele hepimizin ölecek olması değil, dört ayımın kalmış olması."Bez Duka nemám pro co žít.“ On sám zemřel čtyři měsíce poté.
Bu kitap tam da bunun bir örneğidir işte.Tento řád je však jenom vzorem.
16 yaşındayken üç tane işte çalıştı.Ve věku 16 letech začal pracovat na Dole Trojice.
İşten ayrılma belgesi işten ayrılmadan itibaren 15 gün içinde işverenden alınmış olmalıdır.Účastníci jsou povinni nejpozději do 15 dnů od podepsání seznámit s jejím obsahem zaměstnance.
Bilinmeyen bir işte beşinci seviyede çalışmaktadır.Umístil se na pátém nepostupovém místě.
Muharrem Ertaş'ın mezar taşında şu sözler yer alır: İşte geldim, işte gittim.Na Kádárově hrobě je vytesán text „BYL JSEM, KDE JSEM MUSEL BÝT.
Bu işten Spike da Anya da Xander da memnun değildir.Vanessa ani Jack nejsou vůbec nadšeni.
Bu işte yine para lazımdır.Za to také dostanete nějaké peníze.
Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın.'Mně se zdá, že když člověk nějak někoho miluje, nechť miluje, pokud existuje vzájemná shoda."
O, işte bütün bu temel koşullara, "yasaların ruhu" adını vermiştir.Pro něj tímto základním dokumentem byl Elohista, v pozdějších teoriích nazývaný „Kněžský kodex“.
Baba, işte kahve.Tati, tady je káva.
Pek çok işte çalıştı.Mai avea atâtea de făcut.
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett îmi spunea odată, «Există mai multe stiluri sau metode prin care se poate realiza lucrarea.
Onun bu işte bir parmağı olabilir mi acaba?Care din voi va îndrăzni astăzi să ridice un deget asupra mea?
Köy, işte bu üç hanenin yerleşmeleri ile kurulmuş , bugüne gelmiştir.Localitatea s-a mutat între cele trei văi, unde se află și azi.
Akrep Bekir, bu işten çok para kaybetmiştir.Dar se pare că Imerslund a pierdut bani de pe urma acestei afaceri.
Bununla ilgili olarak "Bittiğinde işte budur dedim.Dacă s-a terminat, să se termine”.
"Örtünüyoruz işte!".Deja aștept!"
Bu eski Boğaz semtine 'Emirgân' denmesinin sebebi işte yukarıda anlattılanlardan kaynaklanmaktadır.Existența schitului de pe pârâul Căprița vine în susținerea celor descrise anterior.
Dahası, bu işteki birkaç büyük uluslararası şirket Finlandiya'da konumlanmaktadır.În plus, câteva mari firme internaționale investesc în Rusia.
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.Tu te-ai lepădat de noi, noi ne lepădăm de tine !".
16 Haziran'daki toplantı için işte son gündem.Iată ordinea de zi finală pentru întâlnirea de pe 16 iunie.
Farzet ki işten atıldın, ilk olarak ne yaparsın?Presupunând că ai fost concediat, ce ai face mai întâi?
Yaşlı olduğundan dolayı işten çıkarıldı.A fost concediat fiindcă era bătrân.
Gençlik yıllarında pek çok değişik işte çalıştı.Ifjúkorában sokféle munkát kipróbált.
Onun bu işte bir parmağı olabilir mi acaba?Milyen szerepet szán neki a sors ebben a történetben?
"Örtünüyoruz işte!".Nem, még gondolkodom rajta.”
Bütün bu saçmalıklar hakkında işte.Mindezeket -nek ejtik.
Luciano 14 yaşındayken okulu bırakarak sokakta şapka satmaya başladı, bu işten haftada 7 dolar kazanıyordu.14 éves korában Luciano otthagyta az iskolát, hogy egy hajón segédkezzen heti 5$ fejében.
Homer, Simpsonlar'ın ilk dört yüz bölümünde yüz seksen sekiz farklı işte çalıştı.Homer már több, mint 188 különböző munkahelyen dolgozott 400 Simpson család epizód alatt.
Onları yakalamak işte bu yüzden çok zordur.Pont ezért is nehéz az elfogásuk.
Bu işte bir terslik var.Valami nem stimmel itt.
Aynı zamanda o Trevor Horn'la yaptığı ortak işten şöyle bahsetti.Munkájára hatással volt az új producer, Trevor Horn érkezése is.
Ancak Peter bu işten sıyrılmak için planlarını yapmaya başlar.Peter ezért azt a tervet eszelte ki, hogy megjátssza a saját halálát.
Bu işte en iyisidir.Ebben az esetben ez a legkedvezőbb.
1925 yılında işten edilmeden önce birkaç yıl için bir bankada iş buldu.1923-ban néhány hónapig egy bankban dolgozott.
Evde, işte, sosyal yaşamda işlev bozukluğu söz konusudur.SOTE házinyomda A prostitúció, mint társadalmi konfliktus.
Bu işte yine para lazımdır.Ehhez pedig pénz kellett.
Tam bu sırada Buffy'nin işten arkadaşı Sophie gelir.Időközben megérkezik Albert, Charlotte jegyese.
Locke özür dilemeye açlışır fakat Randy, onu işten kovar.Locke azt válaszolja, hogy a főnöke, Randy kirúgta.
Bu yüzden işten atılır.Emiatt rúgták ki.
Japon balıkçıları ve yakaladıkları balıkları zehirleyen işte bu tozdur..."Ez volt az a por, amelyik megfertőzte a japán halászokat és zsákmányukat.
Dahası, bu işteki birkaç büyük uluslararası şirket Finlandiya'da konumlanmaktadır.Ezen kívül számos ilyen profilú nemzetközi cégnek Finnországban van a székhelye.
Bu devir nedeniyle çok miktarda personel işten çıkartıldı.Zalotayt több munkahelyéről elbocsátották emiatt.
Denizanası avlamaktan ve işte çalışmaktan hoşlanır.Szeret horgászni és halászni a tónál.
Davidson, yaptığı bu işten $ 35 aldı.Knight 35 dollárt fizetett a tervekért.
Böyle işte."Így történt".
Ama işte, buradasın...Eto tebe! ’Itt vagy te!’
Pazartesi günü işten sonra yemeğe gelmek ister misin?Volna kedved hétfőn munka után eljönni vacsorázni?
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennett sanoi minulle kerran: 'On erilaisia tapoja tehdä työtä.
Sevmiyorum işte.En pidä siitä.
Bu işte yine para lazımdır.Tämä kuitenkin vaatii rahaa.
Lokavt işçilerin işten çıkarılması değil, işveren tarafından çalıştırılmamasıdır.Vastustan idiootteja, en bisnestä.
Gazete genel yayın müdürüyle arası açılınca bir yıl sonra işten atıldı.Lehden päätoimittajaksi hänet nimitettiin vuotta myöhemmin.
Habersiz işten atılanların işe iadesi sağlanacaktır.Poistetaan työpaikalta tarpeettomat tavarat.
Işte nefis bir öğle yemeği olacak.Se on erinomainen ruokasieni.
Meowth: Miyav, işte bu çok doğru!Heinonen, Mikko: EI NÄIN!
Muhteşem olarak nitelendirilen oylama +2 puan, eh işte +1 puan, berbat -2 puan değerindedir.Oikeasta vastauksesta +2 pistettä, väärästä -1 piste.
Charlton Heston'lı sahneleri çektikten sonra işten alındı.Moosesta elokuvassa näytteli Charlton Heston.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod