Ana içeriğe geç
Sözlük

işte ile cümle

işte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kim onu tatmazsa işte o bendendir.يؤخذ من ذلك أن من اشْتَبه وشَك في شهادته لم يجز له الإقدام عليها بل لا بد من اليقين.
Işte nefis bir öğle yemeği olacak.حيث تتميز بطعم لذيذ.
"Wikipedia'ya erişim durduruldu, işte yasağın nedeni"."تركيا تعلن حجب موقع "ويكيبيديا" وهذا هو السبب".
Bu işte bir terslik var.فهنالك شيء ما مشكل في المسألة”.
Kalbim burada işte.أين قلبي.
Ecel karşıma dikildi işte.فقط أسكا كانت هناك بجانبه.
Onun için çaldığımda apaçık biliyordu: "Evet, işte budur," dedi.فلما راحا على إبيهما، فحدثاه بشأنهما، قال لعامر: أنت مدركة، وقال لعمرو: أنت طابخة.
1991'den 1998'e kadar birçok işte çıraklık yaptı.وقد عملت بعد ذلك في العديد من دور النشر, حتى عام 1998.
Proto - Atik, tetik, çevik Proto, her zaman, her yerde, her işte.كل مبدأ لأي شيء أردنا وضعه — صوتي، ثقيل، ناعم، بطيء، سريع، — فهو موجود.
Böyle işte."هذا."
Fakat politik faaliyetleri nedeniyle işten çıkarıldı.بسبب قيامه بنشاطات سياسية هناك.
İstifa bir kişinin çalıştığı işten ayrılmasıdır.التقاعد هي النقطة التي يتوقف الشخص فيها عن العمل تمامًا.
O, işten çıkarıldı.تم طرده
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.Sem (termos de) caminhar!
Kesin gerçek budur işte.に (ni): Representa o objeto indireto.
Sevmiyorum işte.Não gosto mesmo.
Bakalım iki kardeşten hangisi kontrolü ele geçirip bu kirli işten galip çıkacak?Antes da maioria das missões, o jogador pode escolher qual dos dois irmãos irá controlar.
Kalbim burada işte.Nosso Coração.
Bana inan oğlum, işte o incir çekirdeğindeki boşluk o öz ile doludur.A flecha, digamos, está de fato cravada exatamente neste pequeno alvo.
Saksofonlar işte buna yol açıyor.Os Tecnocratas estão tomando as decisões lá.
O kötü bir adam, işte Keamy bu.Esse coração valente é Amy.
Akrep Bekir, bu işten çok para kaybetmiştir.Segundo Laurent, falta muito dinheiro para isso.
Fakat çok geçmeden işten sıkılır ve ayrılmaya yaklaşır.Ele acabou ficando entediado com o trabalho e desistiu.
Artık müsterih ol, işte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz.(14) Por seu poder, Deus ressuscitou o Senhor e, igualmente, nos ressuscitará.
"İHL Sözlük: Kastettiğim şey, işte tam olarak buydu…".Frases Principais: "Era só o que eu queria".
İşten ayrılma belgesi işten ayrılmadan itibaren 15 gün içinde işverenden alınmış olmalıdır.O ex-procurador teria autorizado o pagamento do débito 15 dias após a posse no cargo.
Ama işte, buradasın...Aqui estou!...
Luciano 14 yaşındayken okulu bırakarak sokakta şapka satmaya başladı, bu işten haftada 7 dolar kazanıyordu.Aos 14 anos, Aaron trabalhou em uma igreja, ganhando $60 dólares por semana.
Meowth: Miyav, işte bu çok doğru!Mongul: Perfeitamente!
Bu talebi de işte bu girişimciler karşılamıştır.Lá, eles saudaram os participantes anteriores.
Aynı zamanda o Trevor Horn'la yaptığı ortak işten şöyle bahsetti.Eu estou falando de Trevor Horn.
Atanan kayyımlar gazeteci, editör ve yazarların birçoğunu işten çıkarmıştır.Reprimiu a imprensa e prendeu muitos dos editores e escritores.
Yaptığım işten gurur duyuyorum, keyfini çıkarın."Tudo funciona muito bem, juro."
Yüce Tanrı ileride olacakları işte böylece krala bildirmiştir.O Grande Deus está revelando ao senhor o que vai acontecer no futuro.
Yaptığı her işte başarılı oluyordu.Tínhamos todo o controlo em tudo o que fazíamos.
Neresi olursa olsun bu benim için böyle; işte bu yüzden müzik evrensel bir dildir.Portanto, a música é minha maneira de me comunicar, o que é fácil porque o mundo inteiro entende a música.
Her insandan her evrende farklı tarzda ve farklı işte olan kendilerinden vardır.Acredito que todo mundo possui diversos aspectos diferentes de si mesmo.
Ali ise sigortalı bir işte çalışmayı reddedmektedir.Só que o filho se recusa a assumir os negócios.
Bu kitap tam da bunun bir örneğidir işte.E este quadro é o exemplo vivo de tal.
Bu arada Jean da, Jerry işte iken evinden kaçırılır.Ethan sequestra Claire, e junto deles, Charlie também é sequestrado.
Bu insanların hiçbiri herhangi bir işte çalışmaz.Pessoas que não querem trabalhar.
Kızım hâlâ işte.Minha filha ainda está no trabalho.
Hâlâ işte misin?Você ainda está no trabalho?
Hâlâ işte misin?Tu ainda estás no trabalho?
Kesin gerçek budur işte.Waarlijk, waarlijk!
1953 - General Electric, tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.1953 - General Electric kondigt aan dat alle communistische medewerkers zullen worden ontslagen.
Davidson, yaptığı bu işten $ 35 aldı.Davidson declareerde $35 voor de werkzaamheden.
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.Hij hoeft niet (meer) weg.
Çokuluslu şirketler de mülteci çalışanlarını işten çıkarmaya başladılar.Landeigenaars begon hun huurders uit te buiten.
Kafasına vurulup öldürüldü işte, şimdi herkes için iyi mi oldu her şey?"Hij werd gedood en zijn hoofd werd op een staak gezet, zichtbaar voor iedereen in de stad.
Pek çok işte çalıştı.Er was voldoende werk.
Işte nefis bir öğle yemeği olacak.Het heeft een aangename smaak.
Bu işte yine para lazımdır.Daar is geld voor nodig.
Artık bu işte piştiğimi düşünüyorum.Ik denk in mijn materie.
Doktor'un onu kandırdığını anlar ama iş işten geçmiştir.Hij ziet dat er van hem gegeten is, maar er is ook gewerkt.
İflas etmiş bedeni nedeniyle işten çıkarıldı.Waarschijnlijk uit het ambt gezet wegens illegale abortussen.
Fakat çok geçmeden işten sıkılır ve ayrılmaya yaklaşır.Maar al snel begint het hem te vervelen dat hij alleen is.
Hah, işte geldi!Zo, hier is het dan.
Sevmiyorum işte.Niemand houdt van me.
Herhangi bir işte yetersizlik olmak o işten çıkarılmak bir neden olarak görülmedi.Voor zijn diskwalificatie werd geen reden opgegeven.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod