işsiz ile cümle

işsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Opioid hastaları arasında genellikle işsizlik50%-a (Olaszország) között mozognak.
Opioid hastaları arasında genellikle işsizlikDin 1999 în 2005, procentul noilor pacien†i consumatori de heroin≤
Opioid hastaları arasında genellikle işsizlikV letech 1999 až 2005 procento nových klientů závislých na heroinu kleslo ze 70 % na 37 %.
Oradan bu durumun işsizlik güvencenize nasıl bir etkisi olacağı konusunda size talimatlar verilir.Allí le asesorarán acerca de las consecuencias que esto pueda tener en su cobertura por desempleo.
Oradan bu durumun işsizlik güvencenize nasıl bir etkisi olacağı konusunda size talimatlar verilir.Du får anvisningar om hur detta påverkar ditt utkomststöd för arbetslösa.
Oradan bu durumun işsizlik güvencenize nasıl bir etkisi olacağı konusunda size talimatlar verilir.Sieltä saat ohjeita siitä, miten tämä vaikuttaa työttömyysturvaasi.
Oradan bu durumun işsizlik güvencenize nasıl bir etkisi olacağı konusunda size talimatlar verilir.Vous obtiendrez alors des renseignements l'impact de ces événements sur votre protection contre le chômage.
Oradan bu durumun işsizlik güvencenize nasıl bir etkisi olacağı konusunda size talimatlar verilir.Там вы получите инструкции о том, как это повлияет на ваше пособие по безработице.
Oradan bu durumun işsizlik güvencenize nasıl bir etkisi olacağı konusunda size talimatlar verilir.من هناك تحصل على معلومات عن تأثير ذلك على ضمان البطالة عن العمل لديك.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.Ale dôchodcovia sú údajne veľmi, veľmi šťastní, kým nezamestnaní sú extrémne nešťastní a deprimovaní.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.Ampak upokojenci so menda zelo zelo srečni, medtem ko so nezaposleni izjemno nesrečni in depresivni.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.Jednak emeryci są ponoć bardzo szczęśliwi, a bezrobotni nieszczęśliwi i przygnębieni.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.하지만 연금 수급자들은 굉장히 행복하다고 전해지고 있는 반면 실업자들은 대단히 불행하고 우울하다고 느낍니다.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.Maar gepensioneerden zijn schijnbaar zeer gelukkig, en de werklozen buitengewoon ongelukkig en depressief.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.Mais les retraités seraient très, très heureux alors que les chômeurs sont incroyablement tristes et déprimés.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.Ma mentre i pensionati si dicono molto felici i disoccupati sono incredibilemnte infelici e depressi.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.Men pensionister er angiveligt meget, meget lykkelige, hvorimod de arbejdsløse er ulykkelige og deprimerede.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.Ovšem důchodci jsou údajně velmi, velmi šťastní, zatímco nezaměstnaní jsou extrémně nešťastní a deprimovaní.
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.אבל פנסיונרים, לפי דיווחים, הם מאוד מאוד מאושרים בעוד שהמובטלים הם אומללים ומדוכאים
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.ولكن التقارير تشير الى ان المتقاعدين سعداء جداً جداً بينما العاطلين هم الاشد تعاسةً واحباطاً بصورة استثنائية
Oysa emeklilerin çok mutlu oldukları söyleniyor, diğer yandan işsizler aşırı derecede mutsuz ve depresif.失業者は凄まじく不幸で憂鬱であると報告されています 私が思うに 年金受給者はそうなることを自ら選んだ一方
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.(105:14) увлеклись похотением в пустыне, и искусили Бога в необитаемой.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Ale jati jsouce žádostí na poušti, pokoušeli Boha silného na pustinách.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Ale zdjęci będąc chciwością na puszczy, kusili Boga na pustyniach.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.ampak vdali so se poželjivosti v puščavi, izkušali Boga mogočnega v samoti.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Ardieron de apetito en el desierto y probaron a Dios en la soledad
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.arsero di brame nel deserto, e tentarono Dio nella steppa
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Ci i -a apucat pofta în pustie, şi au ispitit pe Dumnezeu în pustietate.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.de grebes af Attrå i Ørkenen, i Ødemarken fristed de Gud;
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.De grepos av lystnad i öknen och frestade Gud i ödemarken.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Di padang gurun mereka dirangsang nafsu, dan mencobai Allah
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Epekedés epeszté õket a pusztában, és próbára tevék Istent a sivatagon.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Heissä syttyi himo erämaassa, ja he kiusasivat Jumalaa autiossa maassa.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Ils furent saisis de convoitise dans le désert, Et ils tentèrent Dieu dans la solitude.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.광야에서 욕심을 크게 발하며 사막에서 하나님을 시험하였도다
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.mas deixaram-se levar pela cobiça no deserto, e tentaram a Deus no ermo.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.men de blev grepet av begjærlighet i ørkenen, og de fristet Gud på det øde sted.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Nhưng có lòng tham dục quá đỗi tại trong đồng vắng, Và thử Ðức Chúa Trời nơi vắng vẻ.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Nhưng có lòng tham dục quá_đỗi tại trong đồng vắng , Và thử Ðức_Chúa_Trời nơi vắng_vẻ .
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Potom sa ich zmocnila náramná žiadosť na púšti, a pokúšali silného Boha na pustine.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Und sie wurden lüstern in der Wüste und versuchten Gott in der Einöde.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Zij wilden afgoden gaan vereren in de woestijn en zo daagden zij God uit daar in die woestenij.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Αλλ' επεθυμησαν επιθυμιαν εν τη ερημω, και επειρασαν τον Θεον εν τη ανυδρω.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Но се полакомиха твърде много в пустинята, И изпитаха Бога в безводната страна;
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.ויתאוו תאוה במדבר וינסו אל בישימון׃
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.‎بل اشتهوا شهوة في البرية وجربوا الله في القفر‎.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.反 倒 在 曠 野 大 起 慾 心 、 在 荒 地 試 探 神
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.反倒 在 曠野 大 起 慾心 、 在 荒地 試 探 神
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Hyrder i Mængde ødelægger min Vingård, nedtramper min Arvelod, min yndige Arvelod gør de til øde Ørk;
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.많은 목자가 내 포도원을 훼파하며 내 분깃을 유린하여 나의 낙토로 황무지를 만들었도다
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Mnohí pastieri zkazili moju vinicu, pošliapali môj podiel, obrátili môj vzácny podiel na hroznú púšť.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Mnozí pastýři zkazí vinici mou, pošlapají podíl můj, podíl mně velmi milý obrátí v poušť nejhroznější,
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Wiele pasterzy popsuje winnicę moję, podepczą dział mój; dział mój bardzo miły obrócą w pustynię srogą.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Много овчари развалиха лозето Ми, Потъпкаха Моя дял, Обърнаха любимия Ми дял в непроходима пустиня.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.רעים רבים שחתו כרמי בססו את חלקתי נתנו את חלקת חמדתי למדבר שממה׃
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.رعاة كثيرون افسدوا كرمي داسوا نصيبي جعلوا نصيبي المشتهى برية خربة.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.許 多 牧 人 毀 壞 我 的 葡 萄 園 、 踐 踏 我 的 分 、 使 我 美 好 的 分 變 為 荒 涼 的 曠 野
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.許多 牧人 毀壞 我 的 葡萄園 、 踐踏 我 的 分 、 使我 美好 的 分變為 荒涼 的 曠野
Pine Ridge Rezervasyonu'nda işsizlik yüzde 85 ve 90 arasında dalgalanıyor.파인리지 인디언 보호구역의 실업은 85에서 90퍼센트 사이를 왔다갔다 합니다.
Pine Ridge Rezervasyonu'nda işsizlik yüzde 85 ve 90 arasında dalgalanıyor.A Pine Ridge indián rezervátumban a munkanélküliség 85 és 90% között ingadozik.

İlgili Sayfalar