işliyor ile cümle

işliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.Terlihat agak seperti bidak catur -- berfungsi dengan amat sangat baik.
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.Vypadá trochu ako šachová figúrka - Funguje naozaj výborne.
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.Vypadá trošku jako šachová figurka - funguje naprosto bez chybičky.
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.Wygląda trochę jak figura w szachach i działa absolutnie świetnie.
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.Μοιάζει λίγο με πιόνι σκακιού -- λειτουργεί απολύτως έξοχα.
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.Воно трохи схоже на шахову фігуру-- працює абсолютно блискуче.
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.Малко наподобява фигура за шах -- работи перфектно.
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.Немного похоже на шахматную фигуру -- работает совершенно идеально.
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.נראית קצת כמו כלי שחמט - מתפקדת בצורה פשוט גאונית.
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.ان الامر يبدو وكأنه لعبة شطرنج كبيرة وهي تعمل بصورة بارعة الذكاء
Biraz bir satranç taşına benziyor- mükemmel şekilde işliyor.全くすばらしい性能を発揮します どうしてうまく行くのか
Biraz orkestra gibi işliyor.De hecho parece trabajar algo así como una orquesta.
Biraz orkestra gibi işliyor.In realtà sembra funzionare quasi come un'orchestra.
Biraz orkestra gibi işliyor.Фактически работата му изглежда като работа на оркестър.
Biraz orkestra gibi işliyor.それぞれのパートが異なる仕事をしています
Bir: iş sadece mekanik yetilere dayalıysa ödül sistemi beklenen şekilde işliyor.1.) Solange wie eine Aufgabe nur körperliche Fähigkeiten beinhaltet, war die Motivation wie erwartet,
Bir: iş sadece mekanik yetilere dayalıysa ödül sistemi beklenen şekilde işliyor.אחד: על המשימה כוללת בתוכה רק מיומנים מכאנית, הבונוסים עבדו כצפוי,
Bir: iş sadece mekanik yetilere dayalıysa ödül sistemi beklenen şekilde işliyor.報酬が多いほど成果も大きい。そりゃそうです。 しかし、こんな結果も得られました。
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.그래서 큰 물고기가 작은 물고기를 먹을 때마다 점수를 올릴 수 있고 점수는 1점씩 올라갑니다.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Así que, cada vez que el pez grande se come al pequeño, el puntaje aumentará en uno.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Astfel, de fiecare dată când peștele mare îl mănâncă pe cel mic, scorul va crește cu o unitate.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Così, ogni volta che il pesce grande mangia il pesce piccolo, il punteggio salirà di un punto.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Elke keer de grote vis een kleine opeet, verhoogt de score met 1.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Így minden alkalommal, mikor a nagy hal megeszi a kis halat, emelkedik a pontszám, egy pont adódik hozzá.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Nên, mỗi lần cá lớn ăn cá bé, cậu ta sẽ được thêm điểm, và điểm này sẽ được cộng dồn.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Så hver gang den store fisk spiser den lille fisk går scoren op med 1.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Teraz za każdym razem, gdy duża ryba zjada małą, on zwiększy wynik i wynik pójdzie w górę o jeden.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Έτσι τότε, κάθε φορά που το μεγάλο ψάρι τρώει το μικρό, θα αυξάνει το σκορ κατά ένα.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Отже, кожного разу, коли одна риба їсть іншу, рахунок збільшуватиметься на одиницю.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.Теперь каждый раз, когда большая рыба съедала маленькую рыбку, прибавлялось очко, и счёт повышался.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.ואז, כל פעם שהדג הגדול אכל את הדג הקטן, הוא העלה את התוצאה, והתוצאה עלתה באחד.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.وبالتالي لما التهمت السمكة الكبيرة السمكة الصغيرة، سيرفع النتيجة، وذلك سمكة سمكة.
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.得点が加算され 得点が1点づつ増えていきます それは実際 正しく動いていました
Böylece büyük balık küçük balığı her yediğinde puan işliyor ve puan yükseliyordu.於是,每次當大魚食小魚 佢都可以令到個分數增加 每次增加一分
Böylecek üretim tarafı işliyor.Aşa că partea de producţie funcţionează.
Böylecek üretim tarafı işliyor.Así que por el lado de la producción, funciona.
Böylecek üretim tarafı işliyor.De productie zijde werkt.
Böylecek üretim tarafı işliyor.Die Produktionsseite funktioniert also.
Böylecek üretim tarafı işliyor.Donc l'aspect productif du projet fonctionne.
Böylecek üretim tarafı işliyor.생산 측면은 잘 되고 있으나
Böylecek üretim tarafı işliyor.La parte produttiva quindi sta funzionando.
Böylecek üretim tarafı işliyor.Så produktions-siden virker.
Böylecek üretim tarafı işliyor.Tak więc produkcja działa.
Böylecek üretim tarafı işliyor.Takže, na strane výroby to funguje.
Böylecek üretim tarafı işliyor.Έτσι, η παραγωγή λειτουργεί κανονικά.
Böylecek üretim tarafı işliyor.И така частта с продукцията работи.
Böylecek üretim tarafı işliyor.Таким образом, производственная отрасль работает должным образом.
Böylecek üretim tarafı işliyor.כך שהיבט הייצור פועל כשורה.
Böylecek üretim tarafı işliyor.إذاً فجانب الإنتاج يعمل.
Böylecek üretim tarafı işliyor.一方で流通面は
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.Als ich das hörte dachte ich "das ist unheimlich - das ist genau, wie mein kreativer Prozess abläuft."
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.Amikor ezt hallottam elég hátborzongató volt, mert pontosan ez az, ahogyan a saját kreativitásom működik.
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.Así que cuando lo escuché pensé -- que extraño, así es exactamente mi proceso creativo.
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.Cand am auzit-o -- este supranatural, era exact cum functioneaza propriul meu proces creativ.
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.Così quando lo sentii pensai -- è pazzesco, è esattamente uguale al mio processo creativo.
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.Da jeg hørte det, tænkte jeg: mystisk, Det er præcis sådan min kreative process er.
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.Když jsem to slyšela, říkala jsem si -- jak je to zvláštní, přesně takový je i můj tvořivý proces.
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.Keď som to počula, myslela som si -- to je zvláštne, presne tak vyzerá aj môj tvorivý proces.
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.Ketika saya mendengarnya -- Luar biasa, seperti itulah proses kreatif saya.
Bu anlattığını duyunca, "hayret" dedim, benim yaratıcı sürecim de aynen böyle işliyor.저는 그 이야기를 들었을때 저는 그분의 창의적 과정이 어쩌면 저와 그렇게 똑같을까 하는 생각을 했지요.

İlgili Sayfalar