Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Fordi det er ikke sådan verden fungerer.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.맞죠? 왜냐하면 세상은 그렇게 돌아가지 않거든요.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Mert nem így működik a világ.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Nu aşa merg treburile în lume.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Porque esta no es la manera como funciona el mundo.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Pretože to nie je spôsob, ako svet funguje.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.So funktioniert die Welt nicht.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Vì đó không phải là cách mà thế giới chuyển động.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Want zo werkt het niet.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Έτσι; Αφού δεν λειτουργεί έτσι ο κόσμος.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Защото света не следва тази логика.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.Тому що так влаштований світ.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.أليس كذلك؟ الكون لا يشتغل بتلك الطريقة.
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.係嘛?因為噉係唔符合做事手法
Öyle değil mi? Çünkü dünyanın işleyişi bu değil.技術について置き換えてみると
Öyle görünüyorki bu kurallar en azından 20. yüzyıla kadar gerçek hayatın işleyişini açıklıyor görünmektedir.A jejich zásadní úvaha, která byla tehdy velmi neintuitivní,
Öyle görünüyorki bu kurallar en azından 20. yüzyıla kadar gerçek hayatın işleyişini açıklıyor görünmektedir.Erst zu Beginn des 20. Jahrhunderts musste die klassische Mechanik ergänzt werden.
Öyle görünüyorki bu kurallar en azından 20. yüzyıla kadar gerçek hayatın işleyişini açıklıyor görünmektedir.만유인력의 법칙에 큰 틀로 요약되어 있습니다.
Öyle görünüyorki bu kurallar en azından 20. yüzyıla kadar gerçek hayatın işleyişini açıklıyor görünmektedir.現実の実際の働き方のほとんどが、説明されます。 そして彼らの重要な洞察力、それは当時は非常に直観的でした。
Parayı binanın işleyişine yatırdık.Am investit banii în funcţionarea clădirii.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.Invertimos el dinero en el funcionamiento del edificio.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.Investiamo il denaro nell'operazione dell'edificio.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.Investimos o dinheiro no funcionamento do edifício.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.우리는 건물의 운용에 돈을 투자했습니다.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.Nous investissons les fonds du coté de l'exploitation du bâtiment.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.We investeren het geld in de werking van het gebouw.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.Zainwestowaliśmy w operację budynku.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.Инвестираме парите в дейността на сградата.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.І скерували гроші на управління спорудою.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.Мы вложили деньги в разработку здания.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.השקענו את הכסף בתפעול של הבניין.
Parayı binanın işleyişine yatırdık.نحن نستثمر الاموال في تشغيل المبنى
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.È forse sorprendente che sia relativamente facile capire i meccanismi interni di queste girandole cosmiche.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.E surprinzător că sunt relativ ușor de înțeles forțele interioare ale acestor moriști cosmice.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Il est peut-être étonnant qu'il soit relativement facile de comprendre les rouages de ces moulinets cosmiques.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.이런 우주 바람개비의 내부 작동 원리를 아는 것이 그리 어렵지 않다는 것은 꽤 놀랍지요.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Meglepően egyszerű megérteni e kozmikus forgók belső működését.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Quizás sorprenda que sea relativamente fácil comprender los entresijos de estos molinetes cósmicos.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Überraschenderweise ist es recht einfach, die Vorgänge in diesen kosmischen Windrädern zu verstehen.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Zaskakująco łatwo można zrozumieć funkcjonowanie wnętrza tych kosmicznych wiatraków.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.Как ни странно, понять внутреннюю работу этих космических завихрений довольно легко.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.זה אולי מפתיע שזה די פשוט להבין את דרך הפעולה של הגלגלים הקוסמייםי האלה.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.ربما يكون مفاجئا أنه من السهل نسبيا فهم دواليب عمل هذه المراوح الكونية.
Şaşırtıcı biçimde, bu kozmik fırıldakların içsel işleyişlerini anlamak epey kolay.アイザック・ニュートン卿が 17世紀後半に発見した物理法則と
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Al deze systemen vergen een bepaalde mate van vertrouwen en de hoeksteen van dit mechanisme is reputatie.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Bây giờ tất cả những hệ thống đó cần một mức độ của niềm tin, và nền tảng để thực hiện nó là danh tiếng.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.이제 이런 모든 시스템들은 신뢰의 단계를 요구하고 이런 일에 대한 토대가
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Mindezek a rendszerek egy bizonyos szintű bizalmat követelnek és ahhoz, hogy ez működjön, lényeges a hírnév.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Todos estes sistemas requerem um grau de confiança, e a pedra angular deste mecanismo é a reputação.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Todos estos sistemas requieren un grado de confianza y la piedra angular de este trabajo es la reputación.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Všechny tyto systémy vyžadují určitou míru důvěry, a základním kamenem, aby fungovaly je dobrá pověst.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Všetky tieto systémy vyžadujú istý stupeň dôvery a základom, aby to fungovalo, je reputácia.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Wszystkie te systemy wymagają pewnego poziomu zaufania, a jego fundamentem jest reputacja.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Всички тези системи изискват определена степен на доверие и ключовият фактор за работата им е репутацията.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.Для функционирования всех этих систем требуется степень доверия, и ключевой момент в их работе это репутация.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.الان كل هذه الانظمة تتطلب درجة من الثقة، وحجر الزاوية لهذا العمل.
Şimdi elbette tüm bu sistemler bir derece güven gerektiriyor ve bu işleyişin mihenk taşı itibar.ある程度の信頼が必要ですし そのベースとなっているのは 評判です
Standart iş modeli: Vizyon, Misyon, Değerler, İşleyişler.Hình mẫu kinh doanh chuẩn mực là gì: tầm nhìn, nhiệm vụ, giá trị, phương thức.
Standart iş modeli: Vizyon, Misyon, Değerler, İşleyişler.Il modello standard di affari: visione, missione, valori, processi.
Standart iş modeli: Vizyon, Misyon, Değerler, İşleyişler.Le modèle commercial standard: vision, mission, valeurs, procédés.