Ana içeriğe geç
Sözlük

işlevi ile cümle

işlevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ardından süs işlevi geldi.Vine apoi chestiunea sălii.
Estonya demiryolları Batı ile Rusya ve diğer doğu ülkeleri arasında bir kanal işlevi görmektedir.Calea ferată servește ca o conductă de transport între Occident, Rusia și alte puncte ale Orientului.
İşlev yükleme: Bir varlığa kendisinde olmayan bir işlevi yüklemektir.Pe lângă acest reticul (care poate fi ascuns de către jucător), jocul nu are HUD.
İşlevi sapı ve elleri korumaktır.Dezvoltarea și mobilitate în mâini.
Başka bir işlevi yoktur; ama oyunlar için çok kullanışlıdır.Nu există o echipă oficială dar este practicat în rândul tinerilor.
Hücre çekirdeğinin işlevi belirsiz olarak kaldı.Motorul grafic a rămas neschimbat.
Kimliği doğrulanmış web uygulamaların sağlayıcısı Google'a kimlik doğrulama işlevini devredebilir.A hitelesített webes alkalmazások szolgáltatója átruházhatja a hitelesítési funkciót a Google-ra.
Üreme işlevini yerine getirerek neslin devamlılığını sağlar.A vállalat épsége érdekében bármit hajlandó feláldozni.
Özellikle işlemlerin kaydının tutulmasında paranın bu işlevi zorunludur.Főleg ha az igazolásokra költött pénzt állítjuk szembe ezzel az érával.
Başlangıçta başlığın koruma işlevi vardı.A fejedelmi központot kezdetben palánk védte.
İşlevi: Ay programında gerçekleştirilmesi düşünülen Ay yürüyüşü için tasarlandı.Ekkor az Úticél a Hold volt tervezés alatt.
“Tanrının Yararlılık İşlevi” adlı bölümde yaşamın bir amacı olup olmadığı tartışılıyor.A szöveg „megkérdőjelezi Isten szerepét egy szerelem nélküli életben.”
Çocukken bacakları işlevini yitirmeye başladı ve şimdi tekerlekli sandalye kullanıyor.Lapsena hän alkoi menettää jalkojensa toiminnon ja joutuu käyttämään pyörätuolia.
Günümüzde koruma işlevi önemini yitirmiş gibidir.Nykyään liikkeenhallinta on menettänyt merkityksensä.
Kesme, kopyalama ve yapıştırma işlevi.Turvavyön kiinnittäminen, kiristäminen ja avaaminen.
Şirket kuyumculuk, gümüş işlemeciliği ve mücevheratçılık için bir lonca işlevini görmüştür.Hän suunnitteli yhtiölle monenlaisia hopeisia käyttöesineitä ja koruja.
Organların kendisi yin, işlevi ise yang'dır.Toiset elimet ovat Yin (varastointi) ja toiset taas Yang (prosessointi).
Ses asistanı Cortana'nın etkinleştirilmesi işlevi "Hey, Cortana!" ifadesi ile eklendi.Cortanan voi asettaa aktivoitumaan aina, kun käyttäjä sanoo ”Hey Cortana”.
Bugün modern tasarım yazılımları bile bu önemli işlevi içerir.Το σύγχρονο λογισμικό διαχείρισης έργων περιλαμβάνει αυτήν την κρίσιμη λειτουργία ακόμη και σήμερα.
Ana tanrıların sıklıla birçok işlevi vardı ve çeşitli olaylarla ilişkilendirilirlerdi.Μεγάλοι θεοί είχαν συχνά πολλαπλούς ρόλους και εμπλέκονταν σε αρκετών ειδών φαινόμενα.
Bina, okul işlevini 1979 yılına kadar sürdürmüştür.Το δημοτικό σχολείο συνέχισε τη λειτουργία του έως το έτος 1979.
O bu tür terimlerin insan cinselliğinin düzgün ve doğal işlevini aşağıladığını iddia etmiştir.Τις έβλεπε ως πρόσφορο τρόπο για να εκθέσει την ανόητη και σφάλλουσα φύση του ανθρώπου.
IV.3.3) Açıklamalar 501 için: Fonksiyon χ aralığının gösterge işlevi .Fonksiyonu Γ(x) gama fonksiyonudur.IV.3.3) Παρατηρήσεις To 501: Η συνάρτηση χ είναι η συνάρτηση δείκτη του διαστήματος .
Estonya demiryolları Batı ile Rusya ve diğer doğu ülkeleri arasında bir kanal işlevi görmektedir.Ο σιδηρόδρομος χρησιμεύει ως αγωγός μεταξύ της Δύσης, της Ρωσίας, και άλλων σημείων της Ανατολής.
Bu amaçla, İnternet Protokolü paketleme biçimini tanımlar ve iki işlevi olan adresleme sistemi sağlar.Για το σκοπό αυτό, το πρωτόκολλο IP, καθορίζει ένα σύστημα διευθυνσιοδότησης, το οποίο έχει δύο λειτουργίες.
Başlangıçta başlığın koruma işlevi vardı.I starten havde hovedbeklædningen en beskyttende funktion.
Enzimlerin önemli bir işlevi hayvanların sindirim sistemindedir.En vigtig enzymfunktion er i dyrs fordøjelsessystemer.
Birçok işlevi henüz tam bilinmemekte ve araştırmalar devam etmektedir.Mange af dem venter bare på at blive opdaget og undersøgt.
Sinir sisteminin asıl işlevi, vücudu kontrol etmesidir.Nervevæv er hovedkomponenten i nervesystemet som kontrollerer kropslige funktioner.
Bitişik odanın işlevi anlaşılamamıştır.Sidens videre fremtid kendes ikke.
Her şey gibi resmin de bir işlevi olmalıydı.Alt skulle afspejle deres funktion.
Amplifikatör devreleri kasten transfer işlevi sunarlar.Pansergrave omkranser gerne befæstede positioner.
Partinin ve Politbüronun aldığı kararları onamaktan başka da pek fazla bir işlevi yoktu.Det betød, at der ingen fester og baller var ud over det mest nødvendige.
Ayrıca orijinal demir kapı kanatları hala işlevini sürdürmektedir.Den opprinnelige norddøren benyttes fortsatt.
Ubikuitinin işlevi çok önemlidir.Til sist er Legens rolle svært viktig.
Bu süre içinde müzik albümlerinin işlevi de önemli bir şekilde değişmiştir.I løpet av denne perioden gjennomgikk bandets musikk dramatiske endringer.
Başlıca işlevi bilgi transferini gerçekleştirmektir.Overføringen av informasjon kunne starte.
Bu işlevin tanım aralığı dir.Dette er et bemannet sjekkpunkt.
Temel görevi aktif bir barış işlevi yaratmaktı.Styrken fikk et fredsopprettende mandat.
Başka bir işlevi yoktur; ama oyunlar için çok kullanışlıdır.Det gjør ikke noe spesielt, men er der kun for gøy.
Genel olarak eski kültürel işlevini kaybetmiştir.Træk av Gammel Trøndersk Bondekultur.
Karotenoidlerin pek çok fizyolojik işlevi vardır.Karotenoid memiliki banyak fungsi fisiologi pada hewan.
Ana işlevi dikkati belirgin uyaranlara doğru yönlendirmektir.Dan menjadi petunjuk serta pengajaran untuk orang-orang yang bertakwa.
Sinir sisteminin asıl işlevi, vücudu kontrol etmesidir.Pada tingkatan lebih terintegrasi, fungsi primer sistem saraf adalah untuk mengontrol tubuh.
Exchange Server'ın günümüzdeki işlevi e-posta ve planlama olarak kabul edilmektedir.Exchange Server kini hanyalah bertindak sebagai sistem manajemen e-mail dan kalender saja.
Ayrıca orijinal demir kapı kanatları hala işlevini sürdürmektedir.Sayap regional bandara juga telah dimulai konstruksinya.
İkisinin de işlevi aynıdır.Keduanya melakukan hal yang sama.
Bu işlevin var oluşu 3. koşul tarafından güvence altına alınmaktadır.Sementara untuk urusan cinta, harus diletakkan diurutan ketiga.
Uzaktan kumanda menüsü işlevi iPod'da çalışmaz.Chức năng menu trên điều khiển từ xa không hoạt động trên iPod.
Vaha erken çiftlik örnekleri için modern çağa kadar su kaynağı işlevi gördü.Ốc đảo cung cấp nước cho các trang trại sớm cho đến thời hiện đại.
Panelin işlevi araştırma yapmak veya iklim ya da ilgili olayları izlemek değildir.IPCC không tiến hành nghiên cứu hay quan trắc khí hậu hay các hiện tượng liên quan.
Yüz algılama işlevi şimdi iPad 2 üzerinde.Các cử chỉ đa nhiệm chỉ có trên iPad 2.
İnsanın işlevi yaşamaktır sadece var olmak değil.Chỉ có tồn tại, không có không tồn tại.
İkisinin de işlevi aynıdır.Các nhiẹm vụ của họ đều giống nhau.
GTP, GTP-C ve GTP-U da olduğu gibi aynı mesaj yapısını kullanır, ancak bağımsız bir işlevi vardır.Giao thức cơ bản của GTP: Sử dụng cấu trúc bản tin tương tự GTP-C và GTP-U, nhưng có chức năng độc lập.
Heyecan bildirme işlevi: Off!Phổ Tuệ bảo: - Dừng!
Bu işlevin tanım aralığı dir.Đây là nét đáng chú ýc ủa tác phẩm.
Apple'a göre, navigasyon işlevi 56 ülkede mevcuttur.アップルによると、ナビゲーション機能は世界中の56カ国で利用可能である。
Sırta doğru kayarak artık harekette kullanılmaz ve dokunaç (duyarga) işlevi görür.左右に視点を移動する場合は曲げるのではなく(できない)移動したい方向に向ける。
İkisinin de işlevi aynıdır.動作は両者とも同じ。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod