Sık alevlenme yaşayanlarda akciğer işlevi daha hızlı oranlarda kayba uğrar.לעיתים הפעלת השרירים אצל החולים נעשית קשה יותר עם הזמן.
Dolayısıyla amigdalanın bu işlevi kendisini önemli bir yapı olduğunu gösteriyor.אף-על-פי-כן, שימוש בזהויות מודולריות הוכיח את עצמו ככלי חשוב בעבודה על ההשערה.
Siklik AMP bazı protein kinazların işlevinde yer alır.חומצה אמינית זו נמצאת באתר הפעיל של חלבונים רבים.
Yüklendiğinde, işlevsellik, Hizmet olarak kullanılabilir.Когато се инсталира, функционалността се предлага като услуга.
Nanorobotik, nano-ölçekte çalışan bazı işlevselliğin kendi kendine yeten makinelerine odaklanır.Нанороботиката се занимава с машини с наноразмери, самоуправляващи се в определени функции.
Diyabetle bağlantılı çoğu gen, beta hücre işlevleriyle alakalıdır.Повечето от гените, свързани с диабет, са свързани с бета-клетъчните функции.
TCP/IP'yi de içeren şebeke protokolleri taşıma ve adresleme işlevlerini iletir.Мрежовите протоколи за комуникация като TCP/IP поддържат транспортни и адресни услуги.
İşlevselcilik YapısalcılıkОрганизирана престъпност
Bu mahzenin ne gibi bir işlevi olabileceği henüz açıklığa kavuşturulamamıştır.Остава неясно каква е била услугата.
Bu, tek bir atasal yapının, farklı şekildeki işlevlere adapte olmasının bir sonucudur.Това е резултат от една-единствена архаична структура, приспособила се по различен начин към дадени функции.
Bitişik odanın işlevi anlaşılamamıştır.Точната подредба на стаите е неизвестна.
İşlevsellik bakımından C64’ün aynısıydı.C64 режим, почти еднакъв с режима на работа на Commodore 64.
Karotenoidlerin pek çok fizyolojik işlevi vardır.Грьонендал се нуждае от много физическа активност.
1903 – 1947 yılları arasında han olarak orijinal işlevini sürdürmüştür.От 1904 година до 1914 година отново изпълнява функциите на хан.
Hukukun işlevselleştirilmesi.Съдебно правоприлагане.
Marks için de din esasen bir işleve sahiptir.Мерикипе също има отговорна задача.
İşlevleri tendonları korumak ve mekanik etkilerini artırmaktır.Функционално те имат защитна функция като пазят сухожилието от повреди и увеличават неговата механична сила.
Tüp ayaklar hareket, beslenme ve soluk alma işlevlerinin bir parçasıdır.Той участва в процесите на размножаване, движение, хранене и дишане.
Fakat bu bağımsız işlevler tamamen kendiliğinden algılanabilir.Този вид репликатори вече могат да бъдат напълно независими от човека.
Bu bölmelerin işlevleri bilinmemektedir.За успехи на тези операции не се докладва.
Pek çok proteinle etkileştiği bilinmektedir, bundan dolayı çok çeşitli işlevleri de vardır.Химичният му състав е силно променлив, което е причината и за многобройните му разновидности.
İsa'nın ölümü günahları bağışlatan bir kefaret kurbanı işlevi görmüştür.Изповядвам едно кръщение за опрощаване на греховете.
Günümüzde koruma işlevi önemini yitirmiş gibidir.Днес притворът е изгубил това си значение.
Panelin işlevi araştırma yapmak veya iklim ya da ilgili olayları izlemek değildir.IPCC ne vrši istraživanja, niti prati klimatske i druge fenomene.
Genellikle bir öncü bilgi, farklı değişkenlerle ilgili işlev türlerini bilmek biçimindedir.Često a priori informacije dolaze u obliku poznavanja vrste funkcija koje se odnose na različite varijable.
Office 2010 Beta, ücretsiz, tamamen işlevsel sürümdür ve 31 Ekim 2010'da sona erecektir.Radi se o besplatnoj, potpuno funkcionalnoj inačici Office 14 paketa čija licenca istječe 31. listopada 2010.
Bu canlılar günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyarlar.To znači da se te životinje moraju kloniti dnevne svjetlosti.
1936'da Otto Neurath görsel ve resimlerin uluslararası dili olarak işlev gören pictogram dilini tasarladı.Otto Neurath je uveo sustav piktografa za koji je imao namjeru da funkcionira kao međunarodni vizualni jezik.
DNS aynı zamanda özünde (çekirdekte) bulunan veritabanı servisinin teknik işlevselliğini de belirtir.DNS također precizira tehničku funkcionalnost ovih servisa baze podataka.
Farklı morflar farklı şekillerde aynı işlevi görüyorsa, bunlara da biçimbirimlerin allomorfları denir.Ako DNK sekvenca varira među pojedinim organizmima iste vrste, različiti oblici te sekvence se nazivaju aleli.
Yüz algılama işlevi şimdi iPad 2 üzerinde.Sto aktivnih sustava već je ugrađeno na Merkave 4.
İşlev; fizik, olasılık kuramı ve uygulamalı istatistikte de kullanılmaktadır.Također se primjenjuje u fizici, teoriji vjerojatnosti, i primjenjenoj statistici.
Güneşten ya da yağmurdan korunma amaçlı işlevsel revaklara sundurma adı verilir.Osnovne funkcije su zaštita od sunca i kiše.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kapatıldığı için işlevini yitirmişitir.Do prije nekoliko godina u Garešnici je bila i ekonomska škola, čiji je smjer nažalost zatvoren.
Bu metinler yol kenarı eğlenceleri olarak da işlev görüyordu.Kritičari su također uočili i zabavne metode koje pokreću radnju.
Kullanıcı da işlevsellik konusunda önemli bilgiler verebilir.Upućuju korisnika na korisne izvore informacija.
Tüm nesneler J. K. Rowling'in yazdığı kitaplarda adı ve işlevi ile anlatılmaktadır.Tamo se sve događa - gotovo cijela radnja romana J. K. Rowling smještena je tamo.
Bir açıklamaya göre özel bir stereotipik davranışın algısal bir girdiye göre bir işlevi olduğudur.Stoga bi, prema ovome određenju, altruističko ponašanje bio jedna posebna vrsta prosocijalnog ponašanja.
Somatik genetik mutasyonlar mutan genden işlevsel proteinlerin üretmini engeller.Posljedica je mutacija gena za proteine sarkomere mišića srca.
Eski Mısırlılar işlevsel amaçlara hizmet eden bir sanat ürettiler.Starovekí Egypťania vytvárali funkčné umenie.
Tüm ana işlevler hem çevrimiçi hem de çevrimdışı çalışır.Všetko, na čo subjekt priamo i nepriamo pôsobí.
Halihazırda işlevsel olan bu sonda NASA'nın şu ana dek gerçekleşen en uzun soluklu görev projesidir.V súčasnosti je stále funkčná, čo z nej robí najdlhšie trvajúcu misiu NASA.
İşlev – Tüm işlevselliği nedir?Sudca: Aká je vaša profesia, všeobecne?
Organların kendisi yin, işlevi ise yang'dır.Časť z yin je yang, a časť z yang je yin.
İşlev; fizik, olasılık kuramı ve uygulamalı istatistikte de kullanılmaktadır.Má aplikácie aj vo fyzike, v teórii pravdepodobnosti a štatistike.
Torpido tüpü, yatay yönde torpido fırlatılması işlevini gören bir cihazdır.Torpédomet je zariadenie pre vypúšťanie torpéd v horizontálnom smere.
Tüm dillerdeki ortak biçim ve işlev nedir?Aký je vzťah medzi jazykom a objektami sveta?
Bu modifikasyonların çoğunun işlevi bilinmemektedir.Počet takto upravených strojov nie je známy.
Regl kanaması normal bir kadının hamile olmadığının işareti olarak işlev görür.Toto krvácanie slúži ako znak, že nezačalo tehotenstvo.
Sağ eli dominant olan kişilerde sol hemisfer dil için, sağ hemisfer, sözel olmayan işlevler için dominanttır.U pravákov prevláda ľavá hemisféra, a ľavákov pravá.
Veri bağlama ve otomatik düzen yönetimi de dahil olmak üzere tüm WPF işlevlerini destekler.Celé konanie ale bolo zastavené a všetku pravidelnú osobnú dopravu stále zaisťujú ČD.
O bir cihazın ve yedek parçaların işlevini bir bakışta anlar.Nadhodnocuje stavebné konštrukcie a ostatným zložkám architektonického diela venuje malú pozornosť.
Nesne yapı örüntüleri ise nesnelerin birleştirilerek yeni işlevler kazanma yollarını gösterir.Nové objavené trasy vzbudzovali naopak obavu, že ich využijú konkurenti.
Elbette kastettiğimiz iki işlevin birbirine eşit olmaları değildir.Dve roviny sú navzájom rovnobežné ak nemajú spoločný žiaden bod.
Bu çalışma Hinokitiol'e çok benzer şekilde işlev gören çinko iyonofor pirition ile yapılmıştır.[18]Táto štúdia bola prevedená s ionoforom pyritiónu zinočnatého, ktorý sa správa veľmi podobne ako Hinokitiol.[…]
Jebel Barkal, Meroitik Krallık süresince bir kraliyet mezarlığı olarak işlev gördü.Džebel Barkal je v obdobju Kraljestva Kuš služil za kraljevo pokopališče.
Bazı genetik mutasyonlar (otozomal ya da mitokondrial) beta hücrelerin işlevini bozabilir.Genetske mutacije, (avtozomne ali mitohondrijske) lahko povzročijo napake v delovanju beta celic.
Üçüncü şahıslar tarafından geliştirilen eklentiler aracılığıyla Firefox’a yeni işlevler eklenebilir.Firefox omogoča dodajanje funkcij z razširitvami tretjih razvijalcev.
DNA'nın tüm işlevleri onun proteinlerle olan etkileşimine bağlıdır.Vse funkcije DNK so posledice interakcij s proteini.
Tüm yönetim işlevleri ya eyalet düzeyinde ya da belediye düzeyinde yürütülür.Vse vladne službe se upravljajo na ravni občinskih in / ali civilnih župnij.