işletmek ile cümle

işletmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Jag gör det för att det är kul att driva en sajt.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Jag gör det för att det är kul att driva en sajt.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Je fais cela car il est très amusant de gérer un site aussi important.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Jeg gør det fordi det er fedt at drive et stort site.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.제가 이 거대한 사이트를 운영하는 이유는 단지 재미있기 때문입니다.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Lo faccio perche' e' molto divertente gestire un grande sito.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Lo hago porque es muy divertido operar un sitio tan grande.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Robię to, ponieważ zarządzanie taką siecią sprawia mi wielką frajdę.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Teen tätä koska on suurta huvia pyörittää isoa sivustoa.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Tôi làm điều này vì thật vị để chạy một trang web lớn.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Tôi làm điều này vì thích điều hành 1 trang web lớn.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.TPB の重要性の説明を
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Το κάνω γιατί έχει πολλή πλάκα να διαχειρίζομαι μια μεγάλη ιστοσελίδα.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Правя го защото е страхотно да поддържаш толкова голям сайт.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.Я делаю это, потому что это большое удовольствие для запуска большого сайта.
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.אני עושה זאת כי זה כיף ענק .להפעיל אתר גדול
Bu işi yapıyorum çünkü böylesine büyük bir siteyi işletmek çok eğlenceli.أقوم بهذا لأنها متعة كبيرة لتشغيل موقع هائل
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Aceasta înseamnă ca totul să funcţioneze la cel mai înalt potenţial fără neglijarea mediului.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Das bedeutet, alles nach bester Möglichkeit zu betreiben, ohne Vernachlässigung der Umwelt.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Dat betekent alles uitvoeren op het hoogste potentieel zonder verwaarlozing van het milieu.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Det innebär att allting körs efter sin högsta förmåga utan miljöförsummelse.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Ez azt jelenti, hogy mindent a legnagyobb hatékonysággal működtetünk, és nem hanyagoljuk el a környezetet sem.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Oznacza to wykorzystanie technologii do maksimum jej możliwości bez degradacji środowiska naturalnego.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Questo significa che tutto opera al massimo delle proprie potenzialità senza trascurare l'ambiente.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Se tarkoittaa että toimitaan suurimmalla mahdollisella kapasiteetilla ilman ympäristön laiminlyöntiä.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.To pomeni delovanje vsega po najboljših zmožnostih brez zanemarjanja okolja.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.To znamená fungování všeho na nejvyšším potenciálu bez zanedbávání životního prostředí.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Αυτό σημαίνει τη λειτουργία των πάντων στην μέγιστη δυνατότητα χωρίς την παραμέληση του περιβάλλοντος.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Това означава, че всичко ще функционира с пълния си потенциал, без да се пренебрегва околната среда.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.Это означает управление с наивысшей эффективностью без пренебрежения окружающей средой.
Bunun anlamı, çevresel kirlilik yaratmaksızın... ...herşeyi en yüksek potansiyelinde işletmek demektir.وهذا يعني تشغيل كل شيء بأعلى امكانياته بدون إهمال البيئة.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Ce vieux loup de mer s'amuse à faire peur aux jeunes et il croit ensuite à sa propre fable
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Dire, ecco un rigonfiamento delle la nave, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Ezek a régi tengeri kutyák mondani fonalak A gyerek minden más ... és a végén hisz mindent maguknak.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Katakanlah, inilah salah satu tonjolan kapal, Kapten.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Nói, đây là một sưng lên tàu, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Povedať, tu je jeden z zväčšiť na lodi, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Powiedz, oto jeden z puchnąć statku, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Säg, här är en dyning en av fartyget, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Sano, tässä turvota yksi laiva, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Sig, her er en svulme én af Skibet, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Ας πούμε, εδώ είναι μια πρήζεται ένα από τα το πλοίο, Skipper.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Скажем, вот один из набухают корабль, шкипер.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.Скажімо, ось один з набухають корабель, шкіпер.
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.ويقول ، وهنا واحدة من تنتفخ السفينة ، الخنفساء. ما هي المسألة؟
Bu yaşlı deniz kurtları birbirlerini işletmek için... ...masallar uydurup sonra da onlara inanıyorlar.これらの古い海の犬は、糸を伝える お互いに子供に...
Eğer slot makinesini namussuzca işletmek istiyorsan, kazanma oranını %20'ye kadar indirebilirsin.法律の基準よりも、払戻しをずっと低く抑えられるんだ。
Örneğin, Tony bir bisiklet dükkanı işletmektedir.예를 들어, 토니라는 사람이 자전거 가게를 운영하고
Örneğin, Tony bir bisiklet dükkanı işletmektedir.مثلاً, لدى (توني) متجراً لبيع الدراجات وقام ببيع دراجة
Örneğin, Tony bir bisiklet dükkanı işletmektedir.彼の顧客であるマイクに自転車を売ります。
Örneğin, Tony bir bisiklet dükkanı işletmektedir.舉個例吖 Tony 有間單車鋪
Ve insanlar arazileri işletmek için zorlandı.A boli nútení pracovať na poliach.
Ve insanlar arazileri işletmek için zorlandı.A oni byli nucení pracovat na polích.
Ve insanlar arazileri işletmek için zorlandı.De fapt, erau forţaţi sǎ munceascǎ pe câmp.
Ve insanlar arazileri işletmek için zorlandı.De hecho, fueron forzados a trabajar en el campo.
Ve insanlar arazileri işletmek için zorlandı.E di fatto li forzarono a lavorare i campi.
Ve insanlar arazileri işletmek için zorlandı.En fait, ils ont été forcés à travailler dans les champs.
Ve insanlar arazileri işletmek için zorlandı.És kényszerítették őket, hogy a rizsföldeken dolgozzanak.
Ve insanlar arazileri işletmek için zorlandı.Faktisk blev de tvunget til at arbejde i markerne.
Ve insanlar arazileri işletmek için zorlandı.Foram obrigados a trabalhar nos campos.
İlgili Sayfalar