Ana içeriğe geç
Sözlük

işler ile cümle

işler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İşleri çok uyduruk bir biçimde yapıyorsun. Lütfen işleri daha dikkatli yap.You do things too sloppily. Please do things more carefully.
İşlerin bu kadar kötüye gideceğine dair hiç bir fikrim yoktu.I had no idea things had gotten this bad.
Gerçekten işleri berbat ettin, Tom.You really messed things up, Tom.
Şimdiye kadar iyi işler yaptın.You've done good work so far.
Bu garip olabilir ama bu işler böyle.It may well be strange, but that's the way it is.
İşler genellikle beklediğinden daha uzun sürer.Things usually take longer than you expect.
İşler çoğunlukla beklediğinden daha uzun sürer.Things often take longer than you expect.
Tom iyi bir çalışandır. O işleri hızlı ve verimli bir şekilde yaptırır.Tom is a good employee. He gets things done quickly and efficiently.
İşleri her zaman kendi tarzıyla yapmak isterdi.He always wanted to do things his way.
Tom her zaman işleri kendi bildiğine göre yapmak ister.Tom always wants to do things his own way.
Annem her zaman işlerime burnunu sokar.My mother always sticks her nose in my private business.
Onlar işlerini yaptılar.They did their job.
İşler çok sorunsuzca gitti.Things went very smoothly.
O zamandan beri işler değişti mi?Have things changed since then?
İşler değişecek.Things are going to change.
Şimdi işleri farklı olarak görüyorum.I see things differently now.
İşler kontrolden çıktı.Things got out of control.
Bu işler böyle.That's the way it goes.
Sen gittiğinden beri işler henüz aynı değil.Things just haven't been the same since you left.
Yapmak zorunda olduğum bazı işlerim var.I have some things I have to do.
Bu işler böyledir işte.It's just what happens.
Siz insanlar iyi işler yaparsınız.You people do good work.
İşleri bizim usulümüzle yapmak zorunda kalacaksın.You'll have to do things our way.
Tom ve Mary John'un ev işlerinde onlara yardım etmesini istediler.Tom and Mary asked John to help them with their homework.
Tom ve Mary işleri sık sık birlikte yapmazlar.Tom and Mary don't often do things together.
Tom işlerin nasıl sonuçlandığından memnundu.Tom was satisfied with how things turned out.
Keşke işler farklı olabilse.I wish things could have been different.
İşler biraz kontrolden çıktı.Things got a little out of hand.
İşler çok karıştı.Things got very complicated.
İşler inanılmaz derecede karıştı.Things got incredibly complicated.
Tom işleri doğru yaptırmaktan daha çok işleri yaptırmakla daha ilgili görünüyor.Tom seems more interested in getting things done than in getting things done right.
Tom işler zor olsa bile asla şikâyet etmez.Tom never complains, even when things get tough.
Boston'da işler yolunda mı?How are things in Boston?
İşler planladığım şekilde gitmedi.Things didn't go the way I planned.
Keşke işler farklı olabilseydi.I wish things could've been different.
İşlerimi düzeltmek yaklaşık bir hafta alacak.It'll take about a week to straighten out my affairs.
Nihayet işler bir araya gelmeye başladı.Things are finally starting to come together.
İşlere bir bütün olarak bakmalıyız.We need to keep things in perspective.
Bu günlerde işler oldukça zor.Things are pretty tough these days.
İşlerimiz gelişmeye başladı.Our work began to flourish.
Bu sadece işleri daha kötü yapacak.That'll only make things worse.
İşler burada kontrolden çıkıyor.Things are getting out of control here.
İşler kontrolden çıkıyor.Things are getting out of control.
Boyundan büyük işlere karışma.Don't bite off more than you can handle.
İşleri biraz hızlandırmayı öneriyorum.I suggest that we speed things up a little.
Bu işler öyle ha deyince olmaz.Things don't just happen.
Bu işler kendiliğinden olmaz.Things don't just happen.
İşler hızlı oluyordu.Things were happening fast.
Bizde işler böyle yürür.That's how we do things.
İşler çok hızlı bir şekilde gerçekleşebilir.Things can happen very quickly.
İşler hızlı olacak.Things are going to happen fast.
İşler biraz hızlı oluyordu.Things were happening kind of fast.
Tom işlerini düzene koydu.Tom put his affairs in order.
Tom, işlerin gidişine gerçekten kızıyor.Tom is really furious with the way things are going.
Tom'un işleri tıkırında.Tom is well off.
Ne işler çevirdiğini biliyorum.I know what you've been up to.
İşlerin aynı kalmasını umalım.Let's hope things stay the same.
İşler hakkında bilgi sahibi olmak zorundayım.I've got to stay on top of things.
Tom'un annesi onun alışverişini ve ev işlerini yapması için ona çok güveniyor.Tom's mother relies heavily on him to do her shopping and household chores.
Tom'un işleri için geldik.We've come for Tom's things.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod