işler ile cümle

işler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu insanların işlerimizi çalarmalarına izin veremeyiz.We cannot allow these people to steal our jobs.
Tom ve Mary çoğu zaman işleri birlikte yapardı.Tom and Mary used to often do things together.
Tom işlerin böyle sona ermesini istemiyorduTom didn't want things to end like this.
İşler daha öncekinden nasıl farklı?How are things different from before?
Onlar işlerimizi çalmak istiyorlar.They want to steal our jobs.
Birisi işleri baltaladı.Someone's put a spanner in the works.
Birisi işleri bozdu.Someone's put a spanner in the works.
Bu farklı işler.This works differently.
Tom işleri daha da kötüleştirmemeye çalışmalı.Tom should try not to make things worse.
İnşaat işleriyle uğraşıyorum.I'm in the construction business.
Tom yapmayacağım işler yapar.Tom does things that I won't do.
Yapacak daha iyi işlerim vardı.I had better things to do.
Tom, Mary'nin işleri doğru yapmasını bekledi.Tom expected Mary to do things right.
Tom, işlerin iyi gittiğini söyledi.Tom said things went well.
Tom son zamanlarda işleri değiştirdi.Tom changed jobs recently.
Tom şimdi işler arasında.Tom is between jobs now.
Eğer Tanrı'ya inanırsan O, işlerinin yarısını yapacaktır. İkinci yarısını.If you believe in God, he will do half of your work. The second half.
İşler ne zaman bu kadar çok karmaşıklaştı?When did things get so complicated?
İşleri değiştirmek istemiyorum.I don't want to change jobs.
Ne Tom ne de Mary işlerini kaybetti.Neither Tom nor Mary lost their jobs.
Selam Sami. İşler nasıl?Hi, Sami. How's things?
Mary yaptığı tüm işler için para almadı.Mary didn't get paid for all the work she did.
Tom için işleri yaparak çok zaman harcıyorum.I spend a lot of time doing things for Tom.
Tom günlük ev işlerini yaptı.Tom did his chores.
Tom ve Mary geçenlerde işlerini kaybettiler.Tom and Mary lost their jobs recently.
Tom ve John işlerini eşleriyle asla tartışmazlar.Tom and John never discuss their work with their wives.
Tom ve Mary birlikte ne gibi işler yapar?What kind of things do Tom and Mary do together?
Tom, işleri önerdiğimiz şekilde yapacak.Tom is going to do things the way we suggested.
Tom daha önce hiç yapmadığı işleri yapıyor.Tom is doing things he's never done before.
Başvurduğum işlerden hiçbirini almadım.I didn't get any of the jobs I applied for.
Tom işleri kendi tarzıyla yapacak.Tom is going to do things his own way.
Tom işleri yaptıran bir kişidir.Tom is a person who gets things done.
Tom, işlerin olmasını bekliyor.Tom is waiting for things to happen.
İşler şimdi farklı olacak.Things will be different now.
Tom işleri unutma eğilimindedir.Tom tends to forget things.
Tom'un işlerine karışmayın.Don't meddle in Tom's affairs.
Tom'un işlerine burnunuzu sokmayın.Don't meddle in Tom's affairs.
Hala yapılacak işlerim var.There's still work to do.
Sami, Leyla'yı kirli işlerini yapması için yönlendirdi.Sami manipulated Layla to do his dirty work.
Sami işleri yaptığım şekilde yapmaz.Sami doesn't do things the way I do.
Sami, Leyla'nın yediği hamur işlerinden bazılarına bakteri enjekte etti.Sami injected bacteria in some of the pastries Layla ate.
Sami lezzetli hamur işleri hazırladı.Sami prepared delicious pastries.
Sami işleri örtbas ediyordu.Sami was covering things up.
Tom ayrıldıktan sonra işler buralarda asla aynı olmayacak.Things will never be the same around here after Tom leaves.
Sami, Leyla'nın çiftlikle ilgili bazı işlerini bitirmesine yardımcı oldu.Sami helped Layla finish some of the work around the ranch.
Sami, işleri daha da kötüleştirdi.Sami made things much worse.
Sami, işleri daha da kötü yaptı.Sami made things much worse.
Ev işlerimi çoktan bitirdim.I've already finished my chores.
Ev işlerimi yapmayı çoktan bitirdim.I've already finished doing my chores.
İşler istediğim gibi gitmedi.Things didn't go the way I wanted.
İşler umduğum gibi gitmedi.Things didn't go the way I'd hoped.
İşler umduğum biçimde gitmedi.Things didn't go the way I'd hoped.
İşler Tom'un umduğu gibi gitmedi.Things didn't go the way Tom had hoped.
İşler Tom'un umduğu şekilde gitmedi.Things didn't go the way Tom had hoped.
İşler Tom'un ummuş olduğu biçimde gitmedi.Things didn't go the way Tom had hoped.
İşler Tom'un istediği gibi gitmedi.Things didn't go the way Tom wanted.
İşler Tom'un istediği biçimde gitmedi.Things didn't go the way Tom wanted.
Tom ve benim yapılacak işlerimiz var.Tom and I have jobs to do.
Tom ve ben işleri beraber yaparız.Tom and I do things together.
Tom ve benim yapacak işlerimiz varTom and I have our jobs to do.
İlgili Sayfalar