işlenmiş ile cümle
işlenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Jättegårdar, foderframställning, tillsatta kemikalier, lång fraktväg, processerad mat.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Jättiläismaatilat, karsinat, kemialliset lisäaineet, pitkänmatkan kuljetukset, ruoan käsittely.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.초대형 농장, 과잉 공급, 화학 비료 장거리 유통, 가공 식품
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Megaboederijen, intensieve veehouderij, chemische toevoegingen, langeafstandsvervoer, voedselverwerking.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Mega-Farmen, Futterplätze, chemische Ergänzungen, Langstreckenreisen, Lebensmittelverarbeitung.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Mega-farmok, etető egységek, kémiai hatóanyagok, hosszútávú szállítás, élelem feldolgozás.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Mega farmy, rychlo krmiva, chemické přísady, dlouhé převozy, zpracování potravin.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Megafarmy, tuczenie w zagrodach, chemiczne ulepszenia, długodystansowy transport, obróbka żywności.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Mega-fattorie, recinti da ingrasso, migliorie chimiche, viaggi a lunga distanza, processazione del cibo.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Megaquintas, currais de engorda, alterações químicas, viagens de longo curso, alimentos processados.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Pertanian besar, tempat makan ternak, penambahan bahan kimia, pengiriman jarak jauh, pengolahan pangan.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Мега ферми, много храна, химически добавки, далечни разстояния, обработка на храната.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Мега-фермы, откорм, химические добавки, дальние перевозки, пищевая промышленность,
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.חוות ענק, חלקות האכלה, שינוי כימי, מסעות למרחקים ארובים, עיבוד מזון.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.المزارع الضخمة ، والكثير من الأعلاف ، والتعديلات الكيميائية ، السفر لمسافات طويلة ، وتجهيز الأغذية.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.それも歴史への侮辱です 自然と生物の基礎的な法則に対する
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Altri pensano che siano troppi cereali raffinati e amido.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Andra tror det är för många raffinerade livsmedelsprodukter.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.D'autres encore que c'est un excès d'amidons et de céréales raffinés.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.En weer anderen aan teveel bewerkt graan en zetmeel.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Inni, że zbyt wiele przetworzonych ziaren i skrobi.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Jini se domnívají, že je to příliš mnoho rafinovaných obilovin a škrobů.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.또 다른 이들은 너무 많은 정제된 곡류와 녹말이라고 생각합니다.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Megint mások szerint a túl sok finomított búza és keményítő.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Outros pensam que são muitos grãos refinados e amidos.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Sebagian lagi berpendapat karena terlalu banyak gandum/beras dan tepung putih.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Số khác nữa nghĩ tại vì quá nhiều bột mì và bột khoai tây
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Άλλοι νομίζουν ότι είναι τα πολλά επεξεργασμένα δημητριακά και άμυλα.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Або надлишок очищеного зерна і крохмалю.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Трети мислят, че това е твърде много рафинирано брашно и нишесте.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.Третьи винят чрезмерное потребление мучного и крахмала.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.אחרים חושבים שזה יותר מדי שומנים. אחרים חושבים שזה יותר מדי דגנים מזוקקים, ועמילנים.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.والبعض أيضاً يعتقد أن السبب هو زيادة تناول الحبوب المكررة والنشويات.
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.この物事を疑う姿勢を持つ
Diğerleri de fazla işlenmiş tahıl ve nişasta olduğunu.有啲認為係進食太多加工嘅穀物和澱粉
Finlandiya vatandaşı, yurt dışında işlenmiş suçtan dolayı cezaya çarptırılabilir.En Finlande, un citoyen finlandais peut être condamné pour un délit commis à l'étranger.
Finlandiya vatandaşı, yurt dışında işlenmiş suçtan dolayı cezaya çarptırılabilir.Finska medborgare kan i Finland dömas för brott som begåtts utomlands.
Finlandiya vatandaşı, yurt dışında işlenmiş suçtan dolayı cezaya çarptırılabilir.Los ciudadanos finlandeses pueden ser sometidos a juicio en Finlandia por delitos cometidos en el extranjero.
Finlandiya vatandaşı, yurt dışında işlenmiş suçtan dolayı cezaya çarptırılabilir.Suomen kansalainen voidaan tuomita Suomessa rikoksesta, joka on tehty ulkomailla.
Finlandiya vatandaşı, yurt dışında işlenmiş suçtan dolayı cezaya çarptırılabilir.Гражданин Финляндии может быть осужден в Финляндии за преступление, совершённое за границей.
Finlandiya vatandaşı, yurt dışında işlenmiş suçtan dolayı cezaya çarptırılabilir.فيمكن أن يحاكم المواطن الفنلندي في فنلندا على جريمة ارتكبها في الخارج.
Gümüşe muhteşem işlenmişDiciptakan dengan elok dari perak
Gümüşe muhteşem işlenmişMagnifique création en argent,
Gümüşe muhteşem işlenmişВыполненный из серебра, великолепный
Gümüşe muhteşem işlenmişمع روعة تصميمه الفضي،
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaEen inwonende en betrokken aanwezigheid, alle dingen ondersteunend en voedend.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaEine innewohnende mitfühlende Gegenwart, die alle Dinge stützt und erhält?
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsa모든 사물들을 떠받치며 지속시키는 내재적으로 자상한 존재.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaMột sự hiện diện cảm thương bên trong, củng cố và giữ gìn mọi thứ.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaO prezență interioară plină de compasiune, care sprijină și susține toate lucrurile.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaUna presencia compasiva viviendo, apuntalando y sosteniendo todas las cosas.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaUna presenza interiore, compassionevole, che sostiene e sottosta a tutte le cose?
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaUne présence compatissante permanente, soutenant et supportant toutes choses
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaUvnitř setrvávající soucitná přítomnost, která podpírá a udržuje všechny věci.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaZamieszkująca tutaj współczująca obecność, podpierająca i podtrzymująca wszystko.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaΜια εσωτερική, συμπονετική παρουσία που θεμελιώνει και συντηρεί τα πάντα.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaПребиваващо в нас състрадателно присъствие, покрепящо всички неща.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaישות חומלת השוכנת פנימה, תומכת ומקיימת את כל הדברים שישנם.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaوجود حان مقيم يعزز ويؤيد كل الأشياء.
İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsa神が内に宿っているとしたら?