işlenmiş ile cümle
işlenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Nacházíme se v bazilice sv.Petra a díváme se na slavný raně křesťanský sarkofág.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Nous sommes à la Basilique St Pierre et regardons un sarcophage chrétien connu.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Wir befinden uns im St. Petersdom und betrachten einen sehr berühmten früh-christlichen Sarkophag.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Znajdujemy się w Bazylice Św. Piotra i patrzymy na słynny sarkofag z okresu wczesnego chrześcijaństwa.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .Зараз ми знаходимось у базиліці Святого Петра та роздивляємось знаменитий ранній християнський саркофаг.
İsa'nın insanoğlunu kurtarmak için kendisini feda etmesi konusu işlenmiş. .אנחנו נמצאים בבזיליקת פטרוס הקדוש ואנו מתבוננים בארון קבורה נוצרי קדום מפורסם
İşlenmişMDN typeBearbeitetMDN type
İşlenmişMDN typeBehandletMDN type
İşlenmişMDN typeEffectuéMDN type
İşlenmişMDN typeFeldolgozvaMDN type
İşlenmişMDN typeHanteratMDN type
İşlenmişMDN typeKäsiteltyMDN type
İşlenmişMDN typeObdelanoMDN type
İşlenmişMDN type속성( p)
İşlenmişMDN typeProcesadoMDN type
İşlenmişMDN typeProcesatMDN type
İşlenmişMDN typeProcessadoMDN type
İşlenmişMDN typeProcessatoMDN type
İşlenmişMDN typePrzetworzonaMDN type
İşlenmişMDN typeSpracovanéMDN type
İşlenmişMDN typeVerwerktMDN type
İşlenmişMDN typeZpracovánoMDN type
İşlenmişMDN typeΕπεξεργάστηκεMDN type
İşlenmişMDN typeОбработаноMDN type
İşlenmişMDN typeОбработеноMDN type
İşlenmişMDN typeОбробленоMDN type
İşlenmişMDN typeעוּבָדMDN type
İşlenmişMDN typeمصنّعMDN type
İşlenmişMDN type処理MDN type
Kainatın sevgi dolu ruhunda. İçimize şefkatle işlenmiş bir varlık halinde; herşeye güç veren ve destekliyorsaЧто, если Он — любящая нас душа Вселенной, живущая во всем, полная сочувствия, таинственная сила?
" Kesin ben bunu çalarım. " Aslında, tutup altına bakarsanız, metale işlenmiş şu yazıları görürsünüz,Mais quand vous les soulevez, en dessous, gravé dans le métal, on lit,
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.A Mojžiš a Eleazár, kňaz, vzali od nich zlato, všelijaké klenoty, umele vypracované.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Assim Moisés e Eleazar, o sacerdote, tomaram deles o ouro, todo feito em jóias.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.elvevé Mózes és Eleázár, a pap, az aranyat õ tõlök, [és] a megkészített eszközöket [is] mind.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.In prejmeta od njih Mojzes in Eleazar duhovnik tisto zlato, vsakršne umetne dragotine.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.모세와 제사장 엘르아살이 그들에게서 그 금으로 만든 모든 패물을 취한즉
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Lalu Musa dan Imam Eleazar menerima emas itu, semuanya dalam bentuk perhiasan
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Moïse et le sacrificateur Éléazar reçurent d`eux tous ces objets travaillés en or.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Moise şi preotul Eleazar au primit de la ei toate aceste scule lucrate în aur.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Moisés y el sacerdote Eleazar recibieron de ellos el oro y todos los objetos elaborados
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Môi-se và Ê - lê-a-sa , thầy tế_lễ , bèn nhận lãnh vàng , và hết_thảy đồ trang_sức làm_công kỹ .
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Môi-se và Ê-lê-a-sa, thầy tế lễ, bèn nhận lãnh vàng, và hết thảy đồ trang sức làm công kỹ.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Mosè e il sacerdote Eleazaro presero dalle loro mani quell'oro, tutti gli oggetti lavorati
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Moses og Præsten Eleazar modtog Guldet af dem, alskens med Kunst virkede Smykker;
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Niin Mooses ja pappi Eleasar ottivat heiltä kullan, kaikkinaiset taidokkaasti valmistetut esineet.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Och Mose och prästen Eleasar togo emot guldet av dem, alla slags klenoder.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Og Moses og Eleasar, presten, tok imot gullet av dem, alle slags fint arbeidede ting.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Und Mose samt dem Priester Eleasar nahm von ihnen das Gold von allerlei Geräte.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Vzal tedy Mojžíš a Eleazar kněz od nich to zlato všelikého díla řemeslného.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.Και ελαβεν ο Μωυσης και Ελεαζαρ ο ιερευς το χρυσιον παρ' αυτων ολον εις σκευη ειργασμενα.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.И взял у них Моисей и Елеазар священник золото во всех этих изделиях;
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.И Моисей и свещеникът Елеазар взеха златото от тях, всичко в изработени украшения.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.ויקח משה ואלעזר הכהן את הזהב מאתם כל כלי מעשה׃
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.فاخذ موسى والعازار الكاهن الذهب منهم كل امتعة مصنوعة.
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.摩 西 和 祭 司 以 利 亞 撒 、 就 收 了 他 們 的 金 子 、 都 是 打 成 的 器 皿
Musayla Kâhin Elazar altını, her tür işlenmiş altın eşyayı onlardan aldılar.摩西 和 祭司 以利 亞撒 、 就 收 了 他 們 的 金子 、 都 是 打成 的 器皿
Ne yüksek früktozlu mısır pekmezimiz, ne trans yağlarımız, ne de işlenmiş gıdalarımız var.Chúng tôi không có xi-rô bắp nhiều fructose, không có chất trans-fat, không thực phẩm chế biến sẵn.
Ne yüksek früktozlu mısır pekmezimiz, ne trans yağlarımız, ne de işlenmiş gıdalarımız var.Es gibt keinen fruktosehaltigen Maissirup mehr, keine Transfette, kein vorbehandeltes Essen.
Ne yüksek früktozlu mısır pekmezimiz, ne trans yağlarımız, ne de işlenmiş gıdalarımız var.고과당 콘시럽은 더 이상 찾아볼 수 없고, 트랜스지방이나 가공식품도 사라진지 오래입니다.
Ne yüksek früktozlu mısır pekmezimiz, ne trans yağlarımız, ne de işlenmiş gıdalarımız var.Nálunk nincs magas fruktóztartalmú kukoricaszirup, nincsenek transz-zsírok, sem félkész ételek.