işlenmiş ile cümle
işlenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.Pertanto, l"86% della roba che stiamo consumando sono probabilmente piante compresse, amebe, e tutto il resto.
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.Это означает, что 86% того, что мы потребляем, является переработанными растениями и амёбами и тому подобное.
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.פחממנים. ז"א 86 אחוז מהדבר הזה שנצרך הוא כנראה צמחים שעובדו ואמבות ושאר הדבר הזה. יש כאן
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.هيدروكربونات. هذا يعني أن 86 من الأشياء التي نستهلكها هي ربما نباتات معالجة و أميبات وبقية تلك الأشياء. وهناك
Bu demek oluyorki kullandığımız şeyin yüzde 86'sı muhtemelen işlenmiş bitkiler ve amipler ve diğer şeyler.おそらく変成した植物やアメーバなのです 資源保護と代替エネルギーの 役目はここにあります
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Bár az ösztönök egy része velünk születik, a legtöbb tanult, és mindegyik bele van kódolva az agyunkba.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Certains sont innés, d'autres sont acquis et tous sont connectés dans notre cerveau.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.이런 본능의 일부는 타고나지만, 대부분은 학습된다. 그 모든 것이 우리 두뇌 속에 내장되어 있다.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Niektóre z tych instynktów są wrodzone, inne zaś nabyte, wszystkie są wplecione w nasze mózgi.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Sommige instincten zijn aangeboren, de meeste aangeleerd, en allemaal zijn ze vastgelegd in onze hersenen.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Trong khi một số bản năng là bẩm sinh, phần lớn là qua học được và tất cả chúng được cài vào não chúng ta.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Παρότι μερικά είναι έμφυτα, τα περισσότερα τα μαθαίνουμε, και όλα εντυπώνονται στον εγκέφαλό μας.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Макар някои от тези инстинкти да са вродени, повечето са придобити, и всички те са свързани в мозъците ни.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Некоторые из этих инстинктов могут быть врожденными, большинство - приобретены, и все они вписаны в наш мозг.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.Частина інстинктів - первинні, але більшість - завчені, й вони "вшиваються" в наші мізки.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.בעוד חלק מהאינסטינקטים הללו עשויים להיות מולדים, רובם נלמדים, וכולם מובנים לתוך מוחותינו.
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.مع أن بعض هذه الغرائز قد تكون فكرية، أغلبها تكتسب وجميعها جزء من عقولنا
Bu içgüdülerin bir kısmı doğuştan olabilir, ama çoğu öğrenilmiştir ve hepsi beynimize sıkıca işlenmiştir.すべて脳につながれている 現実世界でも 仮想世界でも 生き残るにはこうした本能が不可欠だ
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Ficámos admirados com estes resultados porque pudemos eliminar uma tendência arraigada nos seres humanos.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.저희는 인간에게 뿌리 깊이 심어져 있던 편견을 제거 할 수 있었기에 매우 놀라웠습니다.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Tyto výsledky nás velmi překvapily, protože se nám povedlo odstranit hluboce zakořeněnou lidskou tendenci.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.We waren echt verbaasd door deze resultaten want we konden een diepgewortelde neiging wegnemen in mensen.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Zadziwił nas taki wynik badań. Byliśmy w stanie zatrzymać proces zakorzeniony w naturze człowieka.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Бяхме удивени от тези резултати, защото можахме да отстраним дълбоко вкоренено отклонение в хората.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.Ми були дуже здивовані цими результатами, тому, що ми могли виключити глибоко вкорінені упередження в людей.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.היינו די בהלם מהתוצאות הללו מכיוון שהצלחנו לבטל הטייה הטבועה עמוק בטבע האדם.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.لقد دُهشنا تماماً لهذه النتائج لأنّنا تمكنّا من إقصاء ميلٍ إنسانيّ متجذّرٍ.
Bu sonuçlar bizi oldukça şaşırttı, çünkü insan beynine işlenmiş eğilimleri ortadan kaldırabildik.人間の脳に奥深く根付くバイアスを 取り除くことに成功したからです この時点で実験を止めて 考えました
Bu TV 'den alınan bir görsel ve TV'de iyi görünmesi için önceden işlenmiş.사실 저 슬라이드는 텔레비전 화면에서 가져온 것인데 이것은 텔레비전 매체에 매우 적합하도록 미리 처리된 것입니다.
Bu TV 'den alınan bir görsel ve TV'de iyi görünmesi için önceden işlenmiş.Questa, per esempio, è un'immagine presa dalla tv adattata per essere trasmessa in tv.
Bu TV 'den alınan bir görsel ve TV'de iyi görünmesi için önceden işlenmiş.וזו שקופית שנלקחה מאיזו טלוויזיה והיא עובדה להיטיב עם המדיום הטלוויזיוני,
Bu TV 'den alınan bir görsel ve TV'de iyi görünmesi için önceden işlenmiş.وهذه، مرة أخرى،هي الشريحة التي أخذت من جهاز تلفزيون. وكانت قبل معالجتها لتتلائم تماما مع التلفاز
Bu TV 'den alınan bir görsel ve TV'de iyi görünmesi için önceden işlenmiş.テレビに合うように前処理した画像ですから かなり綺麗です
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.C'est câblé dans nos cerveaux.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Det er indbygget i vores hjerner.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.E' cablato nei nostri cervelli.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Es ist fest verdrahtet in unseren Gehirnen.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Está ligado ao nosso cérebro.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Este întipărit în creierele noastre.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Het zit ingebouwd in onze hersenen.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Itu tertanam dalam otak kita.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Je to naprogramováno v našich mozcích.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Tak działa nasz mózg.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Είναι πλέον εξάρτημα του εγκεφαλού μας.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.То е закодирано в нашите мозъци.
Bu yaradılıştan beynimize işlenmiş.Эти расчёты впаяны в наш мозг.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.A cet âge le cerveau contrôle des capacités de perceptions très fines.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.A questa età il cervello controlla abilità percettive molto raffinate.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.In diesem Alter kontrolliert das Gehirn schon sehr verfeinerte Wahrnehmungsfähigkeiten.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.이 나이의 뇌는 매우 정제된 지각적 능력을 통제합니다.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.La această vârstă, creierul controlează abilități de percepție foarte rafinate.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.Op deze leeftijd controleren de hersenen zeer geraffineerde perceptuele vaardigheden.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.Ở tuổi này, não có khả năng nhận thức rất tinh tế.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.W tym wieku mózg kontroluje wyrafinowane zdolności postrzegania.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.В цьому віці мозок контролює дуже досконалі можливості спримання.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.В этом возрасте мозг контролирует отточенные возможности к восприятию.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.Към тази възраст мозъкът контролира много изтънчени възприятийни способности.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.בגיל הזה המוח שולט ביכולות תפיסתיות מעודנות מאוד
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.في هذا العمر يسيطر الدّماغ على قدرات الإدراك الحسي.
Bu yaşa kadar beyin, son derece işlenmiş kavramsal becerileri kontrol eder.認知技能のレパートリーは増大していっています