işlenmiş ile cümle

işlenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Karta işlenmiş bilgiler, FKF’nin önemli bileşenlerini işaret etmesi için de kullanılabilir.The encoded data can be used as a marker to locate significant elements of the PUF.
Yapının başlatıcısı olarak adı minarenin kemerlerinden birine işlenmiştir.His name as the initiator of the construction is carved on one of the belts of the minaret.
Kitler işlenmiş ve işlenmemiş kitler olmak üzere iki kategoriye ayrılır.Kits fall into two categories, machined and unmachined kits.
2009 yılındaki kitapta ise Gundelieae, Cichorieae'nın içerisine işlenmişti.In the 2009 book, the Gundelieae were sunk into the Cichorieae.
Geleneksel olarak domuz gıdı etinden alınan bir tür işlenmiş et olan guanciale ile yapılır.It is traditionally made with guanciale, a type of cured meat taken from the pork jowl.
Kilikya gelini Yeni Julfa tarazı, 16-17. Yy. El işçiliği ile işlenmiştir.Cilician bride New Julfa taraz embroidered by hand, 16-17th c.
Esvatini'nin Güney Afrika'daki konumu biltong, Güney Afrika'da yapılan bir tür işlenmiş ettir.Location of Eswatini Homemade beef biltong, a type of cured meat that originated in South Africa
Havuzdaki üç adamın yoğun şekilde DeepDream ile işlenmiş fotoğrafıA heavily DeepDream-processed photograph of three men in a pool
Rahim içi tohumlama (IUI), işlenmiş spermin bir kateter ile rahme enjekte edilmesini içerir.Intrauterine insemination (IUI) involves injection of washed sperm into the uterus with a catheter.
Buna karşılık, “işlenmiş duyum”, etkilerini açıkça görebildiğimiz algılardır.In contrast, a cooked feel is that perception seen as existing in terms of its effects.
Işlenmiş duyumlar qualia değildir.Cooked feels are not qualia.[citation needed]
Hikaye bir Gürcü şiirinde yeniden işlenmiştir.The story is retold in a Georgian poem.
Ayrıca yaban domuzu işlenmiş yuvarlak bir kalkanı vardı.He also had a round shield with the mark of a boar.
Canlı şovlarında şarkılarının yeniden işlenmiş, dans ağırlıklı versiyonlarını çalıyorlar.In their live shows they play re-worked, dance-heavy versions of their songs.
Çizimler, çok ince ayrıntılara izin veren ahşap bloklar üzerine işlenmiştir.[1]The illustrations were engraved on wooden blocks, which allowed for very fine detail.[3]
Duvarların üst köşelerinde altın ile Kuran ayetleri işlenmiş siyah bir bez bulunuyor.Along the top corners of the walls runs a black cloth embroidered with gold Qur'anic verses.
Ürün çeşitliliği ise işlenmiş gıdaları, içecekleri ve hayvan yemlerini içerir.Products include processed foods, drinks and animal feed.
Mikro işlenmiş 3D elektrot dizileriMicromachined 3D electrode arrays
“Bless The Child” adlı şarkıda da “Crimson Tide” teması işlenmiştir.Im Lied „Bless the Child“ wird ebenfalls noch mal das „Crimson Tide“-Thema zitiert.
Hepsinin gözleri aşırı derecede büyük işlenmiştir.Über den Augen befindet sich je ein großes Supraoculare (Überaugenschild).
Duvarlara işlenmiş 80 sahnede 240 insan figürü yer alır.Auf den Wänden finden sich Darstellungen von 240 Menschen in 89 verschiedenen Szenen.
Dizide onun ruhsal dünyasında yaşadığı gel-gitler de sıkça işlenmiştir.Der Herr ist in seiner spirituellen Welt immer beschäftigt.
Efod, dört unsuru, iç içe işlenmiş altınlar ise Tanrı'nın ihtişamını göstermekteydi.Der Efod steht für die vier Elemente, und das eingewebte Gold bezeichnet den Glanz Gottes.
Dikilitaşların arası çoğunlukla yontularak işlenmiş taşlarla duvar olarak örülmüştür.Und doch, o Schmach, kam aus so vielen Gärten mit leerer Hand in heim zu den Gefährten.
1990'ların başında bu resim, Fransa’da 100 franklık paraların üzerine işlenmiştir.Anfang der 1970er Jahre wurden solche Bilder noch mit umgerechnet etwa € 10.000,- gehandelt.
Eserde insan, Allah, varlık konuları işlenmiştir.Ebenso ist der Mensch von Gott abhängig.
Hüsrev ü Şirin daha önce Farsca edebiyatında da şiir olarak işlenmiştir.Der Vöslauer Schaumwein fand sogar Eingang in die Literatur.
İşlenmiş olan taşıyıcı sadece okunabilir.Die gefertigten Speichermedien können nur gelesen werden.
Geniş bir kıvrım yapan baş ve boyun çok daha özenli işlenmiştir.Aber höher und höher stieg der Hohenzollernaar.
Klipte her zaman yanımızda olan insanlara inanmamız gerektiği işlenmiştir.Kommt immer drauf an, was der Beat mit mir macht.
Hayaller, traji-komik biçimde işlenmiştir.Ernste Themen komödiantisch angepackt.
Aşağda bir şablon ve bu şablonun işlenmiş örneği bulunmaktadır.Nachweisbar sind eine Mühle und die Kapelle.
Elbiseler ve silahlar detaylı bir şekilde işlenmiştir.Zu diesem Zwecke wurden Uniformen und Waffen eigens angefertigt.
Şehrin %22'si işlenmiş, %64'ü ormanlık alandır.32 % ihrer Fläche werden landwirtschaftlich genutzt, 64 % sind Wald.
Suç soğukkanlılıkla işlenmiş.Le crime a été commis de sang-froid.
Bond’a göre “5 cinayet hiç şüphesiz aynı kişi tarafından işlenmiş.Il écrivit : « Il ne fait aucun doute que les cinq assassinats sont de la même main.
Cennet ve cehennem, dünya ve âhiret, mürşit ve mürîd, aşk ve semâ gibi konular işlenmiştir.Il possède aussi les hell part: l'œil droit, les jambes, les bras et les oreilles de Salomon.
Kemer tokaları da işlenmiştir.Halswender-Schildkröten (Pleurodira).
Yüzüklerin üzeri değerli taşlar ile işlenmiş, her taş değişik bir anlam ifâde etmiştir.Chaque trou est serti d’un anneau (cheminée) sur lequel repose la clé.
90'lı yılların sonunda Ankara'da birtakım cinayetler işlenmiştir.Au début des années 1990, de nombreux actes antisémites sont commis en Pologne.
Bir cinayet işlenmiş ve Lynnin sevgilisi öldürülmüştür.L'ami de Simone est assassiné et la jeune femme est mise en cause.
Sözsel olarak cinsel ilişki, sadomazoşizm, bondage ve cinsel fetişizm temaları işlenmiştir.À savoir la sodomie, le sadomasochisme et les rapports sexuels en public.
Bunun üzerine birkaç on yıl boyunca Batman'in karakteri daha "açık" olarak işlenmiştir.En effet, le commissaire sait qu'il faut beaucoup plus de temps pour « devenir » Batman.
Mağaraların yolları dağa işlenmiş merdivenlerden ibarettir.Les Jardins d'Étretat s'étendent sur les falaises de la Côte d'Albâtre.
Hayaller, traji-komik biçimde işlenmiştir.Il s'agit de fantasy humoristique.
Daha sonraları eserin konusu farklı şairler tarafından tekrar tekrar işlenmiştir.Los poetas posteriores sintieron cierta reluctancia por él.
Ayrıca standart sürüm 18 uçak, 28 ayrıntılı işlenmiş şehir, ve 24.000'den fazla havaalanı içermektedir.El juego incluye 18 aviones detallados, 28 ciudades detalladas, y 40 aeropuertos detallados.
Duvarlara işlenmiş 80 sahnede 240 insan figürü yer alır.Un total de 89 escenas con 240 imágenes humanas están pintadas en la pared de la iglesia.
Bu yaklaşım daha sonraları Newton tarafından yeniden keşfedilerek işlenmiştir.Ese documento fue fabricado completamente por Newton.
Elbiseler ve silahlar detaylı bir şekilde işlenmiştir.Roban algunos uniformes y armas, pero son descubiertos.
Çin'de işlenmiş ham petrolün %20'sini dış alımla sağlanmış petrol oluşturmaktadır.El petróleo importado representa el 20% del crudo procesado en China.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.El modelo de oro está engastado y cubierto con piedras preciosas.
Türk sanatıyla işlenmiştir.El arte islámico.
Şehrin ekonomisi tekstil, işlenmiş gıda ve deri sanayisine dayanır.La economía de la ciudad depende de las industrias de alimentos, textil y maderera.
Yünlü keten kumaş üzerine işlenmiştir.Está realizado a la témpera sobre tela.
Taksimlerinde daima makamların işlenmemiş yahut az işlenmiş yönlerini arar.Junto a ellos se cultivan otras plantas raras o no frecuentes.
Efod, dört unsuru, iç içe işlenmiş altınlar ise Tanrı'nın ihtişamını göstermekteydi.L'efod caratterizzava i quattro elementi, e l'oro intrecciato denotava la gloria di Dio.
Duvarlara işlenmiş 80 sahnede 240 insan figürü yer alır.Sui muri della chiesa sono dipinte un totale di 89 scene, con 240 figure umane.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.Il modello è realizzato in oro, con pietre preziose incastonate.
Bahar mevsiminde işlenmiş toprağa tohumları saçıldıktan 4-5 gün sonra çimlenir.Germina dopo 4 5 giorni dalla semina su un suolo lavorato a primavera.

İlgili Sayfalar