işkence ile cümle

işkence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlara işkence eder ve öldürür.But he crashes and is killed.
Bu işkencelerinde bugün hâlâ devam ettiği söylenmektedir.Indeed signs suggest it is happening already.
24 Temmuz 1957 tarihinde hapishanedeki işkence sonucunda hastalıktan öldü.Čento died at home on 24 July 1957 after sickness from torture in prison.
Onları korumak için işkenceye maruz kaldığını öğrenince de onu bir öpücükle ödüllendirir.When she realised what had really happened, he was rewarded with a kiss.
Tutuklulardan bilgi almak için işkence kullanılması konusunda ısrarcı davrandı .He advocated the use of torture to get information from terrorists.
Gerekçeli kararını ise Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme’ye dayandırdı.The judge based his ruling on the United Nations Convention Against Torture.
Bu üzüntünün acısı o kadar işkenceli olabilir ki kişi ölebilir.The pain of this remorse can be so excruciating that the process may kill the creator.
Bu işkencenin üç değişik uygulama biçimi vardır.There are three variants of this torture.
Yazar işkence gördü ve ertesi yıl kurşuna dizilerek idam edildi.He was subsequently tortured and executed by shooting the following year.
14 yaşındaki vigilante bir kız tarafından uygulanan cinsel işkenceyi konu almaktadır.It follows the life of a sexually abused teenager over the course of a decade.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.They were allegedly tortured during interrogation.
Birleşmiş Milletler: İşkence Kurbanlarına Destek Günü (wikidata)."United Nations International Day in Support of Victims of Torture".
Kalanlar ise düşman tarafından ya öldürülür ya da esir edilerek işkenceye maruz kalırlar.Causing death by kidnapping or hostage taking.
Fakat işkenceden sonra itaat edeceğine sözverdi.They were said to welcome him after he repented.
"İşkence ve Türkiye: Türkiye'de İşkenceye İlişkin Hukuki Durum ve İşkencenin Cezasız Kalma Sorunu"."Turkey: Torture/ill-treatment".
Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun.Stop Violence Against Women.
"İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi" (PDF)."Report of the UN Special Rapporteur on Torture" (PDF).
Birkaç gün sonra bunlar işkenceler yapılarak idam edildiler.In several days those names were executed some with torture.
Birkaç defa zanlılardan bazıları işkence gördüklerini iddia etti.On a number of occasions, he claims to have been abducted by aliens.
Gordon'u kaçırıp hem fiziksel hem de psikolojik olarak işkence eder.Sam takes a disliking to the boy and tortures him mentally and physically.
Baskılar ve işkenceler dönemi hayatına girecekti.Any refueling or repairs had to be done during the race time.
Bunun üzerine üçü birden işkence gördü ve devamında boyunları vurularak idam edildi.The three were tortured and all eventually confessed to their crimes.
Vali, bu işkence sırasında sağ kolunu, tırnaklarını, testislerini ve sol gözünü kaybeder.He loses his right arm, his fingernails, his right ear, his testicles, and his left eye.
Savaş durumu, olağanüstü hal bile işkence yapılması meşru kılamaz.These have a bearing on torture, but no other clauses explicitly mention torture.
Ölümünden önce dört haftanın üzerinde bir süre işkence görmüştür.He was knighted four weeks before his death.
"Diyarbakır Cezaevi işkencenin üssüydü"."Bad back led to jail torment".
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Soldiers have forced her to watch as her husband was tortured and killed.
Bu resimler, Botero'nun görkemli üslubunu taşıyan, işkence ve kötü muamele konulu devasa tablolar.They are huge paintings of torture and abuse of power, in the voluminous Botero style.
Saraya bana işkence etmeye geldin, değil mi?You came to the palace to bother me, right? Yeah.
Irkçılık kullanılarak diğer insanların ölümü, tutsaklığı ve işkence görmesi meşrulaştırılıyor.The real terrorist was me and the real terrorism is this occupation.
Bu kadar çok işkence yaratmak benim için de iyi birşey değildi."Creating so much torture was not something that was good for me, too."
Güzel suratlı oğlanı İşkence Odası'na götürüp, ona güzel bir asit banyosu yaptırın.You, take pretty boy here down to the Torturitorium for a nice acid bath.
Aranızda kim aile işinde büyüdü, işkence çekti? Evet, evet.Who of you grew up in a family business, suffered the torture?
İşkence iyiydi.Yes, yes. The torture was good.
Ve bu işkenceydi, gerçek bir işkence.And that was torture, real torture.
İşkence edilen, çalılıkta ona işkence edeni çok iyi biliyor.The tortured know very well who tortured them in the bush
(Kahkahalar) eğer işkence çekme olimpiyatı olsa babaannem bilerek kaybeden olurdu.(Laughter) If they had had an Olympics in martyrdom, my grandmother would have lost on purpose.
Ama şu an yaşadığım çile ile ona işkence etmek istemem ?But how can I torture her with this wandering life of mine?
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.He was tortured, brutally tortured to death.
İşkence, savaşlar- oh Tanrım.. inanamazsınız!!Torture, wars -- oh, my God, you can't believe.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."I feel as if they purposefully tortured me.
Kuzey Uganda'da İşkence ve Yerdeğişim"Torture and Displacement in Northern Uganda"
Uganda 1986'da İşkenceye Karşı Komitesine katıldı.Text: Uganda ratified the Convention Against Torture in 1986.
Yani işkence her zaman kendi ülkeniz dışında yaşadığınız bir şey değil.So torture is not something that always happens on other soil.
Birçok ülkede masum insanlara işkence uygulanılıyor.But it is in so many countries.
Çünkü herkese her zaman işkence ediyorlardı."They were torturing everybody all the time."
"İşkenceye uğradılar" dediler."They had been tortured."
Yani, KGB, sırf o değil tabii ki, bu verilere ulaşmak için işkence yaparlardı.I mean KGB, and not just KGB, used to torture in order to actually get this data.
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileWith purple fountains issuing from your veins,-- On pain of torture, from those bloody hands
JULIET dost böylece bana işkence şeytan sanat sen?JULlET What devil art thou, that dost torment me thus?
Bu işkence kasvetli cehennem roar'd olmalıdır.This torture should be roar'd in dismal hell.
Ama Araf, işkence, kendisini cehenneme.But purgatory, torture, hell itself.
ROMEO 'Tis işkence ve merhamet: cennet buradaROMEO 'Tis torture, and not mercy: heaven is here,
Birine işkence edecekseniz Bay Alexander'a edin!If you have to torture someone, let it be Mr. Alexander.
Ya da bana işkence edin. Fark etmez!Or me, for that matter.
Ablam aileme işkence etmekle meşguldü,... ...ve ailem de ona işkence etmekle meşguldü.My older sister was busy torturing my parents, and they were busy torturing her.
Ve dövüldü, aç bırakıldı, işkence gördü -- bütün dişlerini hapishanede kaybetti.And he was beaten, starved, tortured -- lost all his teeth while in prison.
Bu işkence.This is torture.
Siz çocukların bu yaşlarda eğlenmeleri gerekir,bu ne tür bir işkence böyle?You guys should be playing at this age. What kind of suffering is this?
Ve yavaşça doluyor, işkence eder gibi yavaş.And it's filling up slowly, agonizingly slowly.
İlgili Sayfalar