işkence ile cümle
işkence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileMed lilla springvand udstedelse af dine blodårer, - under trussel om tortur, fra de blodige hænder
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileMet paarse fonteinen die uit uw aderen, - op straffe van marteling, van die bebloede handen
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileMit lila Brunnen Austritt aus den Adern, - On Schmerzen der Folter, von denen blutigen Händen
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ilePurple suihkulähteet antamisesta teidän laskimot, - uhalla kidutuksen, kuin verinen käsissä
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileS fialové fontány, který vycházel z žíly, - pod pohrůžkou mučení, od těch krvavých rukou
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileS fialové fontány, ktorý vychádzal z žily, - pod hrozbou mučenia, od tých krvavých rúk
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileVới những đài phun nước màu tím ra từ tĩnh mạch của bạn, - nỗi đau của tra tấn, từ những bàn tay đẫm máu
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileZ purpurowymi fontannami wydania z żyły, - Na ból tortur, od tych zakrwawionych rąk
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileZ vijolično fontane, ki nastanejo pri venah, - pod grožnjo mučenja, od tistih, krvave roke
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileΜε μωβ βρύσες που εκδίδει από τις φλέβες σας, - Με τον πόνο των βασανιστηρίων, από τα αιματηρά χέρια
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileС лилаво фонтани, които издават от вените ви - На болка на изтезания, от тези кървави ръце
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileС фиолетовым фонтаны исходящих из вашей вены, - под страхом пыток, от тех, кровавые руки
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileעם מזרקות סגול שבקע בורידים, - על הכאב של עינוי, מאלה שידיו מגואלות בדם
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ileمع نوافير الأرجواني إصدار من عروقك ، -- وفي آلام التعذيب ، من تلك الأيدي الدموية
Işkence ağrı, o kanlı ellerini venden veren mor çeşmeler, ile地面にmistemper'd武器を投げて、移動した王子の文を聞く.--
İşkence edilen, çalılıkta ona işkence edeni çok iyi biliyor.המעונה יודע טוב מאוד מי עינה אותו ביער
İşkence edilen, çalılıkta ona işkence edeni çok iyi biliyor.المُعذبَين يعرفون جيدا من قام بتعذيبهم في الأدغال
İşkence edilen, çalılıkta ona işkence edeni çok iyi biliyor.あなた方は、彼らがお互いに反発しあうと思うでしょう。
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Anh ấy bị tra tấn, bị hành hình cho đến chết.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Bol týraný, brutálne utýraný na smrť.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Dia disiksa, disiksa secara brutal sampai meninggal.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Ele foi torturado, torturado brutalmente até à morte.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Er wurde gefoltert, wurde brutal zu Tode gefoltert.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.E' stato torturato a morte in modo brutale.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Fue torturado brutalmente hasta la muerte.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Fusese torturat, torturat în mod barbar până la moarte.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Han blev torterad, brutalt torterad till döds.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Hij werd gefolterd, brutaal doodgefolterd.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Il avait été torturé, torturé violemment jusqu'à la mort.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.그는 고문을 당했고, 잔인하게 고문을 당해서 숨졌습니다.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Megkínozták, brutálisan halálra kínozták.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Zmarł na skutek tortur. Zmarł na skutek tortur.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Βασανίστηκε, βασανίστηκε βάναυσα μέχρι θανάτου.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Его пытали, зверски замучили до смерти.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.Той бил измъчван, жестоко измъчван до смърт.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.עינו אותו, עינו אותו באכזריות עד מוות.
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.تم تعذيبه تم تعذيبه بوحشية للموت
İşkence ediliyordu, acımasızca ölümüne bir işkence.拷問にかけられ 亡くなったのです では 政権側の解答は?
- İşkence?- Folter?
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceCentre de rééducation des personnes torturéesfinnois _ anglais
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceKidutettujen kuntoutuskeskussuomi _ englanti
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceRehabiliteringscentret för tortyrofferfinska _ engelska
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceЦентр реабилитации лиц, подвергшихся пыткамфинский _ английский
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizceمركز تأهيل المعذبين الفنلندية _ الإنجليزية
İşkence Görenlerin Rehabilitasyon MerkeziFince _ İngilizce酷刑幸存者中心芬兰语 _ 英语
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.A megkínzott és eltüntetett családok csendes szemtanúi voltak a dolognak.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.As famílias dos torturados e sumidos foram testemunhos silenciosos.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.De anhöriga till de torterade och försvunna var tysta vittnen.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Die Familien der Gefolterten und Verschwundenen waren stumme Zeugen.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Družine mučenih in izginulih so bile tihe priče.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Keluarga mereka yang disiksa dan dihilangkan adalah saksi bisunya
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Las familias de los torturados y desaparecidos fueron testigos silenciosos.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Le famiglie dei torturati e degli scomparsi erano testimoni silenziosi.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Rodiny mučených a nezvestných boli tichými svedkami.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Rodziny torturowanych i zaginionych były milczącymi świadkami
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Οι οικογένειες των βασανισμένων και των εξαφανισμένων ήταν οι σιωπηλοί μάρτυρες.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Семействата на измъчваните и изчезналите са мълчаливи свидетели.
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.Семьи тех, кого пытали и пропавших без вести были молчаливыми свидетелями
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.המשפחות של אלו שעונו ונעלמו .היו עדים שקטים
İşkence gören ve yokolanların aileleri sessiz tanıklardı.皮肉ではなくこの実験は "ショック療法"と呼ばれました