işkence ile cümle

işkence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Nincs semmi bizonyíték, leszámítva a kínvallatás alatti beismerését szabadon fogják engedni."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Non ci sono prove, se non la confessione sotto tortura, quindi Lei verrà rilasciata".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Res, ni nobenega dokaza, razen vašega priznanja, da se je zgodilo mučenje, in izpuščeni ste."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Sim, não há provas, "exceto a sua confissão sob tortura, "e você será libertada."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Sí, no hay evidencia, excepto por su confesión bajo tortura, así que será puesta en libertad".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Tak, nie ma żadnych dowodów, poza twoimi zeznaniami, które wymuszono torturami. Zostaniesz zwolniona."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Да, няма доказателства, с изключение на признанията направени след изтезание и ти ще бъдеш освободена."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Нет никаких улик, кроме твоего признания под пытками, поэтому тебя освободят".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi."Так, немає доказів, окрім визнання ваших тортур, і вас буде звільнено".
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.ואמר, "כן, אין ראיות חוץ מההודאה בעינויים שלך "ואת תשוחררי
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.وقال، " نعم، لا توجد بينة باستثناء الإعتراف بالتعذيب وسيتم إطلاق سراحك."
" Evet, hiç bir delil yok işkence itirafın dışında ve serbest bırakılacaksın " dedi.いかなる証拠も認められません よって釈放とします」と それからは弁護人の方々は何度も
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.외모를 바꾸는 문화는 13개 중 12개, 즉 90%가 상대를 죽이고 고문하고 토막냅니다.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.13のうち12 -- 90パーセント -- が殺し 拷問し 切断する それが 匿名の力です
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Ak menia svoj vzhľad, 12 z 13-tich -- to je 90 percent -- zabíja, mučí, mrzačí.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Als ze hun uiterlijk veranderen, dan doden, martelen, verminken 12 van 13 - dat is 90%.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Dacă îşi schimbă însăţişarea 12 din 13 -- asta înseamnă 90% - omoară, torturează, mutilează.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Ha megváltoztatják a külsejüket, 13-ból 12 - azaz 90 százalék - fog ölni, kínozni, csonkítani.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Hvis de ændrer deres udseende, vil 12 ud af 13 -- det er 90 procent -- dræbe, torturere, lemlæste.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Jeśli zmieniają wygląd, 12 na 13, czyli 90%, zabija, torturuje i okalecza.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Jos he muuttavat ulkonäköään, 12 13:sta -- 90 prosenttia -- tappaa, kiduttaa, silpoo.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Když mění svůj zevnějšek: 12 z 13 -- tedy 90 procent -- zabíjí, mučí, zmrzačují.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Nếu họ thay đổi diện mạo, 12 trên 13, tức là 90%, giết, tra tấn, hành hạ,
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Se cambiano il loro aspetto, 12 su 13 - è il 90% - uccide, tortura e mutila.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Se eles mudarem a sua aparência, 12 em 13 — ou seja, 90% — matam, torturam, mutilam.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Si cambian de apariencia 12 ó 13 -- el 90%-- matan, torturan, mutilan.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Si elles changent leur apparence, 12 sur 13 (soit 90 pourcent) tuent, torturent, mutilent.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Wenn sie ihr Aussehen verändern, werden 12 von 13 - also 90 Prozent - töten, foltern und verstümmeln.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Αν αλλάζουν την εμφάνισή τους, 12 από τις 13 -δηλαδή 90 τοις εκατό- σκοτώνουν, βασανίζουν, καταστρέφουν.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Ако променят външния си вид, 12 от 13 -- това са 90 процента -- убиват, измъчват, осакатяват.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Если они меняют внешний вид, 12 из 13 — это 90% — убивают, пытают, увечат.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.Якщо вояки змінюють вигляд, 12 із 13 - а це 90 відсотків - убивають, мучать, калічать.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.אם הם משנים את הופעתם, 12 מכל 13 - 90% - יהרגו, יענו ויטילו מומים.
Görüntüsünü değiştiriyorlarsa, 13 taneden 12'si -- yüzde doksanı -- öldürüyor, işkence ediyor, sakatlıyor.إذا عمدوا إلى تغيير مظهرهم، فإن 12 من أصل 13 -- أي 90 بالمائة -- يقتلون، يعذبون، يشوهون.
Güzel suratlı oğlanı İşkence Odası'na götürüp, ona güzel bir asit banyosu yaptırın.Du tager pretty boy her ned til Torturitorium for et lækkert syrebad.
Güzel suratlı oğlanı İşkence Odası'na götürüp, ona güzel bir asit banyosu yaptırın.Faptaguise卿はお前が生きたまま 焼かれて死ぬのを見て喜ぶはずだ
Güzel suratlı oğlanı İşkence Odası'na götürüp, ona güzel bir asit banyosu yaptırın.Kamu, bawa cowok cantik ini ke Torturitorium untuk mandi asam.
Güzel suratlı oğlanı İşkence Odası'na götürüp, ona güzel bir asit banyosu yaptırın.얘를 산으로 가득찬 욕조가 있는 톨토리토리움으로 데려가
Güzel suratlı oğlanı İşkence Odası'na götürüp, ona güzel bir asit banyosu yaptırın.Teď musíme najít cestu do řídící místnosti.
Güzel suratlı oğlanı İşkence Odası'na götürüp, ona güzel bir asit banyosu yaptırın.Tu, prendi il bel ragazzo e portalo nel Tortoritorium per un bel bagno nell' acido.
Güzel suratlı oğlanı İşkence Odası'na götürüp, ona güzel bir asit banyosu yaptırın.انت , خذ هذا الفتى الوسيم فى رحلة سياحيه لحوض استحمام الاحماض السامة .
Hastalık, ani ölüm, gereksiz acı çekme, işkence, kötü büyüme, hafıza kaybı, cehalet, yaratıcılık yokluğu.질병, 갑작스런 사망, 불필요한 고통, 비참함 왜소 성장, 기억 상실, 무식, 창의성의 부재
Hastalık, ani ölüm, gereksiz acı çekme, işkence, kötü büyüme, hafıza kaybı, cehalet, yaratıcılık yokluğu.מחלות, מוות בלתי רצוי, סבל מיותר, אכזריות, גדילה מוגבלת, אובדן זכרון, בורות, חוסר יצירתיות.
Hastalık, ani ölüm, gereksiz acı çekme, işkence, kötü büyüme, hafıza kaybı, cehalet, yaratıcılık yokluğu.المرض، الموت المفاجىء، المعاناة التي لا لزوم لها، القسوة، توقُّف النموّ، فقدان الذاكرة، الجهل، غياب الإبداع.
Hastalık, ani ölüm, gereksiz acı çekme, işkence, kötü büyüme, hafıza kaybı, cehalet, yaratıcılık yokluğu.発育不良、物忘れ、無知、創造力の欠如 仮に 私達がこれら全てのことを解決できたとしましょう
Hayvanlara iskence ederek insanlar hakkinda bir sey ögrenebilecegimiz bir çagin hiç olmadigini biliyoruz.אנו יודעים שלעולם לא היתה תקופה שבה יכולנו ללמוד משהו על פיזיולוגיית האדם .על ידי עינוי בעלי חיים
Hayvanlara işkence ederek insanlar hakkında bir şey öğrenebileceğimiz bir çağın hiç olmadığını biliyoruz.Víme, že v dějinách nikdy nebyla doba, kdy jsme se naučili něco o fyziologii člověka týráním zvířat.
Hayvanlara işkence ederek insanlar hakkında bir şey öğrenebileceğimiz bir çağın hiç olmadığını biliyoruz.אנו יודעים שלעולם לא היתה תקופה שבה יכולנו ללמוד משהו על פיזיולוגיית האדם על ידי עינוי בעלי חיים.
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Als sie anfingen, uns zu foltern...
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Cuando comenzaron las torturas... - Si. ...
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Era um lugar muito pequeno.
Hepinize işkence etmeye başladıklarında... - Evet. ...O zaman ne yaptılar size?Mikor elkezdték mindannyiukat kínozni miket csináltak?
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Kedy vás všetkých začali mučiť...
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Kiedy zaczęli was torturować...
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Ko so te začeli mučiti...
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...När de började att tortera dig ... - Ja.
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Quando cominciarono a torturarvi...
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Saat mereka mulai menyiksa...
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Όταν άρχισαν να σας βασανίζουν...
Hepinize işkence etmeye başladıklarında...Когато започнаха да ви измъчват... - Да. ... какво правеха?
İlgili Sayfalar