işitme ile cümle

işitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çok keskin görme, işitme ve koklama duyularına sahiptir.Den har dårlig utviklet syn, lukt og hørsel.
Bazı işitme kayıpları geri dönüşlü olabilir.Sebagian dari pendengaran yang hilang mungkin bisa kembali.
Senden hiç böyle bir söz işitmedim.Namun saya belum pernah mendengar kata-kata engkau tersebut.
Gececil canlılar çoğunlukla güçlü koku alma ve/veya işitme duyularına sahiptirler.Hewan nokturnal umumnya memiliki kemampuan pendengaran dan penciuman serta penglihatan yang tajam.
1824 - İşitme duyusunu yitiren Beethoven, Viyana'da 9. senfoniyi ilk kez sundu.1824 - Simfoni No. 9 Beethoven dimainkan untuk pertama kalinya di Wina.
Senden hiç böyle bir söz işitmedim.Tôi chưa bao giờ nghe thứ gì giống thế.
Annesini işitmemek için hep müzik dinler.Vì vậy, Amy không bao giờ nghe cha mình hát.
Mayıs 2005 ve Haziran 2006 arasında işitme kaybı yaşadı.2005年5月、2008年6月に訪日している。
Çinko-hava pil – Genel olarak işitme cihazlarında kullanılır.空気亜鉛電池 - 補聴器等に使用される。
İşitme halüsinasyonları (İng.ヒアリング (hearing) 聞くこと。
İlk önce görme, son olarak işitme duyusu kaybolur.習慣が廃れて初めて、熟考されることになる。
Duymama ya da işitme kaybının çocuklarda en sık görülen sebebi budur.名前を聞こうとした人や聞いた人は、たいてい酷い目に遭っている。
Bu işitme organına “labirent” denir.作中では「ラボ」と呼ばれている。
İşitme duyuları çok iyi gelişmiştir.這證明牠們內耳的聽覺部份發展良好。
İşitme engelliler derneği.晋惠公不听。
Fakat en sonuncu operasyonlarda para treninde sorunlara yol açır ve her ikisi azar işitmeye mecbur olurlar.小杏和大悟在郊游的电车上,两人诉说心事,并第一次接了吻。
Bu işitme organına “labirent” denir.服务器的这种功能叫做listening。
Annesini işitmemek için hep müzik dinler.以父死于非命,终身不听音乐。
Senden hiç böyle bir söz işitmedim.저는 이런 걸 들어본 적이 없습니다.
Ortak Lisan’da Kulak Tepesi veya İşitme Tepesi olarak geçer.번뇌성의 이 8가지 마음작용을 대수번뇌(中隨煩惱) 또는 대수혹(中隨惑)이라 한다.
80 dB üserindeki seslere uzun süre maruz kalmak işitme kaybına neden olabilir.이를테면 30db의 청력 손실은 일상 대화가 귓속말로 들린다.
Fakat en sonuncu operasyonlarda para treninde sorunlara yol açır ve her ikisi azar işitmeye mecbur olurlar.하지만 도망치려는 계획은 자꾸 엇나가고, 결국 기차에 오른 두 사람은 얘기를 나누게 된다.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.갓 태어난 새끼는 움직일 수 없고, 보고 들을 수도 없다.
Jacobi, patentinin endüstriyel uygulaması olarak küçük ve ucuz bir işitme aygıtı meydana getirdi.베르나 야콥은 그의 특허를 응용하는 예로 작고 싼 보청기를 제시했다.
Senden hiç böyle bir söz işitmedim.אף אחד לא שמע דבר כזה עד אז.
Jacobi, patentinin endüstriyel uygulaması olarak küçük ve ucuz bir işitme aygıtı meydana getirdi.Якоби разработва малък и евтин слухов апарат като приложение на патента.
İşitme duyuları çok iyi gelişmiştir.Слухът им също е добре развит.
İşitme engelliler derneği.Единното съобщение на Отпор!
Gelişmiş işitme duyusu ve büyük gözlere sahipti.Ima dobro razvijen vid i sluh.
Çok keskin görme, işitme ve koklama duyularına sahiptir.Ima oštar sluh, vid i osjetilo mirisa.
Gelişmiş işitme duyuları vardır.Sisavci imaju dobro razvijen sluh.
Ses düzeyi ölçer, kulağın arkasındaki işitme sisteminden eşgürültü eğrisine kalibre edilir.Do reprosústav sa montujú v úrovni uší poslucháča.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Razmeroma velika okrogla ušesa omogočajo dobro zaznavo zvoka, srednje uho je dobro razvito.
Neticede denge ve işitme duyuları bozulabilir.Pri njej je lahko prizadeto sporazumevanje in poslušanje govora.
İşitme organları ön bacaklarında bulunan bir uzantıdadır.Klausos organai yra priekinėse kojose.
İyi işitme ve görme yeteneğine sahiptir.Turi gerą klausą ir regėjimą.
Annesini işitmemek için hep müzik dinler.Eliotas turi nuolat padėti tėvams ir niekaip negali pasiklausyti muzikos.
80 dB üserindeki seslere uzun süre maruz kalmak işitme kaybına neden olabilir.Müra, mis on 8-tunnise tööpäeva jooksul üle 80 dB(A), võib kahjustada kuulmist.
Buna, ilk kablosuz sistem özellikli işitme cihazı da dahildir.Sellise süsteemiga jäädvustati ka esimesed Auger elektronide spektrid.
Koklama ve işitme duyuları oldukça iyi gelişmiştir.Kuulmine ja haistmine on hästi arenenud.
Gece kelebeklerinin işitme ve koku alma duyuları da çok hassastır.Hiidsaarma kuulmine ja haistmine on samuti head.
"Ailende işitme engelli yok."Eu nu am nicio ruda care e surda.
"Ailende işitme engelli yok."청각장애인인 가족이 없습니다.
"Ailende işitme engelli yok."Saya tidak memiliki anggota keluarga tuna rungu.
"Ailende işitme engelli yok."Solo una strana spinta e nessun pensiero razionale.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Avšak, som si vybral sám a vypočutí hlasno vnútri tlačil ďalej a otvorila Po druhé, interiérové ​​dvere.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Azonban Felvettem magam és a hallás hangosan belül, tolta, és nyitott második, belső ajtót.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Doch raffte ich mich auf und hörte eine laute Stimme im stieß auf und eröffnete ein zweite, innere Tür.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Dock tog jag mig upp och höra en stark röst inom, tryckte på och öppnade ett andra, innerdörr.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Jednak wybrałem sobie i słuchu donośnym głosem w, posuwali się i otworzył drugi, drzwi wewnętrznych.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.그러나, 나 자신을 발견하고 이내 큰 소리를 듣고에 밀고하고 오픈
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Kuitenkin Otin itseäni ja kuulo kovalla äänellä sisällä, työntäneet ja avasi Toiseksi Sisäoven.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Men jeg tog mig selv op og høre en høj røst i, skubbede på og åbnede en sekund, indvendig dør.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Namun, saya mengambil diri dan mendengar suara keras di dalam, mendorong dan membuka kedua pintu, interior.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Nicméně, jsem si vybral sám a vyslechnutí hlasitě uvnitř tlačil dál a otevřela Za druhé, interiérové ​​dveře.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.No entanto, me levantei e ouvir uma voz de dentro, empurrou e abriu uma porta, segundo interior.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Sin embargo, me levanté y escuchar una voz interior, empujó y abrió una segunda puerta interior.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Toch pakte ik mezelf op en het horen van een luide stem binnen geduwd op en opende een seconden, binnendeur.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Tuttavia, mi rialzai e sentire a gran voce di dentro, spinto e aprì un secondo, porta interna.
Ancak, ben kendimi yukarı kaldırdı ve içinde yüksek sesle işitme, itti ve açtı ikincisi, iç kapı.Tuy nhiên, tôi đã chọn bản thân mình và nghe một tiếng nói lớn trong, đẩy và mở một thứ hai, nội thất cửa.
İlgili Sayfalar