işitme ile cümle

işitme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kötü işitme, kötü görme, kendini zelil etme, ağlayıp sızlanma.Не внимай злу и не примечай зла, не унижайся, не сокрушайся и не стенай.
Çok keskin görme, işitme ve koklama duyularına sahiptir.Обладает острым зрением, слухом и чутьём.
İşitme duyuları çok iyi gelişmiştir.Слух очень хорошо развит.
Pfeiffer sendromlu çocukların yarısında işitme kaybı ve daha sıklıkla dental problemler görülmektedir.Около 50 процентов детей с синдромом Пфайффера теряют слух и имеют проблемы с зубами.
Her nasılsa, bir kez işitme sinyali verildiğinde var olan yankı için farklı müddetler önerilmiştir.И все же, хотя эти сигналы будут слышимы лишь мгновение, это разные сигналы.
Buraya bebekler, çocuklar, yaşlılar işitme testi için gelebilirler.Сюда приходят взрослые и дети, чтобы почитать газеты, выбрать интересную книгу.
Bazı işitme kayıpları geri dönüşlü olabilir.Ряд повреждений может быть восстановлен.
Gelişmiş işitme duyusu ve büyük gözlere sahipti.У нее прекрасно развиты слух и зрение.
Bu işitme organına “labirent” denir.ويؤسس ما أسماه "المختبر".
Dedesi ve babası yıllarını işitme engellilere adadı.يوهم أبوه وأخوانه يقل في السفر عدة فوائد ...
İlk önce görme, son olarak işitme duyusu kaybolur.وبعد ظهورها لأول مرة ، اختفت عن الأنظار.
Kötü işitme, kötü görme, kendini zelil etme, ağlayıp sızlanma.لا يميها واخجلى، لا بخور ولا زار بينفع..
Tüp zaman zaman tıkanabilir ve işitme azlığı yapar.نعم يضيع الصوت في الغسيل وقد لا تسمعة..
Bazı işitme kayıpları geri dönüşlü olabilir.Alguns casos de perda auditiva podem ser irreversíveis.
80 dB üserindeki seslere uzun süre maruz kalmak işitme kaybına neden olabilir.Partindo-se de 16 horas com 80 dB, você pode calcular o quanto poderá ser prejudicial.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.A narrativa termina com esse suicídio, que George ouve atrás de uma porta, sem poder ver nem intervir.
Senden hiç böyle bir söz işitmedim.Ninguém tinha ouvido nada como aquilo.
Jamil işitme kaybı ve labirentit ile doğdu bu nedenle kulaklarıyla ilgili birçok operasyon geçirdi.Nasceu com perda auditiva congênita e labirintite, e passou por várias operações para corrigir.
Neticede denge ve işitme duyuları bozulabilir.É possível escutar ainda palmas e gritos ao fundo.
İyi işitme ve görme yeteneğine sahiptir.Hij heeft een goed gehoor en observatievermogen.
Bazı işitme kayıpları geri dönüşlü olabilir.Het gehoorverlies kan in stappen achteruitgaan.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Tegen zijn dood was hij bijna blind en gebruikte hij een gehoorapparaat.
Süper işitme: Bu özelliğiyle Superman her sesi duyabilir.Het enige bijzondere is zijn horloge waarmee hij Superman kan oproepen.
80 dB üserindeki seslere uzun süre maruz kalmak işitme kaybına neden olabilir.Langdurige blootstelling aan geluidsniveaus van 80 dB(A) levert echter op termijn gehoorschade op.
Gece kelebeklerinin işitme ve koku alma duyuları da çok hassastır.Waterbuffels horen en ruiken ook goed.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Aitken częściowo nie słyszał i używał aparatu słuchowego.
Kokleanın içinde işitmenin duyu organı olan Corti organı vardır.W części skroniowej czaszki znajduje się narząd słuchu.
Mayıs 2005 ve Haziran 2006 arasında işitme kaybı yaşadı.Jej nowelizacja nastąpiła w listopadzie 2005 r. i w czerwcu 2006 r.
Gelişmiş işitme duyusu ve büyük gözlere sahipti.Mają dobrze rozwinięte zmysły słuchu i wzroku.
Buraya bebekler, çocuklar, yaşlılar işitme testi için gelebilirler.Zarówno dzieci, jak i osoby starsze i ich opiekunowie mogą brać udział w przygotowaniu pożywienia.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Nazajutrz Nick powraca do szkoły, ale nikt go nie widzi i nie słyszy.
Çok keskin görme, işitme ve koklama duyularına sahiptir.Den har skarp syn, hörsel och luktsinne.
İyi işitme ve görme yeteneğine sahiptir.De har oerhört bra syn och hörsel.
Yok Böyle Dans (işitme engelliler yararına yapılmıştır.)Denna dans fick ej poängbedömning.)
Senden hiç böyle bir söz işitmedim.Я ніколи не чув нічого подібного.
İşitme duyuları çok iyi gelişmiştir.Орган слуху розвинений дуже добре.
Okul döneminde işitme kayıplı çocukların okula adaptasyonunda (kaynaştırma eğitimi).Вечірня школа — для підлітків (працюють на фабриці).
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Наступного ранку Нік йде до школи та виявляє, що ніхто його не бачить та не чує.
Ulusal İşitme Engelliler Derneği (Birleşik Devletler); 2. baskı.Про міжнародний комуністичний з'їзд; 2.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Aitken byl částečně hluchý a používal naslouchátko.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Aby rodiče tento incident ututlali, řeknou Tommymu, že to neviděl, neslyšel a nikomu o tom neřekne.
Mayıs 2005 ve Haziran 2006 arasında işitme kaybı yaşadı.Období produkce je uvedeno od května 2005 do června 2006.
Yuvarlak kulakları iyi işitmesini sağlar ve orta kulağı iyi gelişmiştir.Aude bine din cauza urechilor sale rotunde, urechea sa medie fiind bine dezvoltată.
Bazı işitme kayıpları geri dönüşlü olabilir.În unele cazuri, pierderea auzului poate fi reversibilă.
Bazı işitme kayıpları geri dönüşlü olabilir.A szerzett színlátási zavarok némelyike visszafordítható.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.1997-ben jelent meg első albumuk Nem hall, nem lát, nem beszél címmel.
Kendi durumunda bu iki duyu işitme ve görme duyularıdır.Legfeljebb álmaiban látja és hallja ezeket.
Görme ve işitme duyuları iyi gelişmiştir.Näkö ja kuuloaistit ovat erittäin hyvät.
Kokleanın içinde işitmenin duyu organı olan Corti organı vardır.Sisäkorvan simpukassa sijaitsee kuuloelin eli Cortin elin.
Daha fazla özürler işitmek istemiyorum.En halua kuulla enää enempää selittelyä.
İşitme organları ön bacaklarında bulunan bir uzantıdadır.Τα όργανα για την ακοή βρίσκονται στις κνήμες των εμπρόσθιων ποδιών τους.
İşitme kediler için hem güvenlikleri hem de avlanmaları için önemlidir.Οι γατόπαρδοι είναι επίσης γνωστοί να ζουν και να κυνηγούν σε ομάδες.
Neticede denge ve işitme duyuları bozulabilir.Ενίοτε υπάρχει διαταραχή όρασης και ακοής.
Senden hiç böyle bir söz işitmedim.Ingen havde hørt noget som det nogensinde før.
Graham Bell'in annesi doğuştan işitme engelliydi.Prinsesse Louise var døvstum fra fødslen.
İyi işitme ve görme yeteneğine sahiptir.Hendes specielle egenskab er at kunne lytte.
Süper işitme: Bu özelliğiyle Superman her sesi duyabilir.Superhørsel – Supermann kan høre alt.
İşitme duyuları çok iyi gelişmiştir.Hørselen er svært godt utviklet.
Koklama ve işitme duyuları oldukça iyi gelişmiştir.Luktesans og hørsel er som oftest svært vel utviklet.
Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eşini ne de işitme engellileri göz ardı etmedi.Så langt kjent omtalte hun heller aldri sine krigsopplevelser overfor familiemedlemmer eller venner.
İlgili Sayfalar