Ana içeriğe geç
Sözlük

işine ile cümle

işine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dedektiflik işine devam etmek istemektedir.L'investigatore sembra accettare il lavoro.
Thälmann işine karşılık harçlık yerine haklı bir ücret istiyordu.Il fratello Rodolfo avrebbe ottenuto in cambio un risarcimento.
Ama bu durum onun çok işine yarar.Il suo aiuto mi renderà a me molto caro.
1928’de Floransa Üniversitesi’nde ilk işine başladı.Riuscì nel suo intento nel 1928 quando arrivò presso l'Università di Firenze.
Çekmiş olduğu acılara rağmen işine devam etti.Nonostante le cure, decise di continuare il proprio lavoro.
Titt bir süre ziraat mühendisi olarak işine devam etti.Ewry continuò a lavorare come ingegnere.
Başkasının işine burnunu sokma.Не суй нос в чужие дела.
Yuriko mobilya işine geçmeyi tasarlıyor.Юрико планирует перейти в мебельный бизнес.
Lambert, 1950'lerde televizyon sektöründe çalışmaya başladı ve ölene kadar yapımcı olarak işine devam etti.Ламберт начала работать на телевидении в 1950-х и продолжала работать как продюсер до своей смерти.
Hükûmet ve Federal Meclis 1 Eylül 1999 tarihinde Berlin'de işine başladı.1 сентября 1999 года правительство и парламент Германии приступили к работе уже в Берлине.
Adam: "Haydi git işine.Тот отвечает: «Прикажите срочно отступать на Баязет.
2002 yılında ağ pazarlama işine girişti.В 2002 году начал заниматься сетевым маркетингом.
Tek sorun Jerry' nin işine aşırı zaman harcamasıdır.Единственной вредной привычкой Джерри остается лишь курение сигарет.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Зато потом такая подготовка очень пригодилась.
Haziran 2013'te Google, Waze'i 1.3 milyar dolar karşılığında satın alarak haritalama işine yenilik ekledi.В июне 2013 Google купила Waze за 1,1 млрд долларов.
Asker kaçağı yakalansa bile cephede ölmek yerine hapse girmek daha çok işine geliyordu.И лучше умереть, чем идти в следственную тюрьму.
Edebiyatçı işine 1951 yılında başlamıştır.Литературную деятельность начала в 1951 году.
1927 yılında, Zamboni ve Lawrence bir buz üretim tesisi açarak kalıp buz işine girdi.В 1927 Фрэнк и Лоуренс начали изготавливать блоки льда для местных фермеров.
Bu ciltler daha çok öğrencilerin işine yarıyordu.Ещё более странный, чем сами ученики.
Onun taht iddiası Lehlerin işine geldiği için onu desteklemişlerdir.Ему обещали спасти жизнь, если он сообщит защитникам, что помощь от Токугавы не придёт.
Son Verdim Kalbimin İşine - Elveda (Yavuz, 1976) (yazarlar, Ülkü Aker.)«Моё прощание с шахматами» (Mein Abschied vom Schach), Берлин, 1955.
Ancak upuzun bir yaprak karganın pek de işine yaramaz.Но крюк почему-то не работает так, как должен.
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.В итоге всем принесли извинения за неудобства и отпустили.
Leon isimli Fransız bir tüccarla tanıştı ve işine devam etti.Её французский спутник покинул отель и пошёл за покупками.
Xander: Tam da konuşuyordum ki... hey, kendi işine bak.Маккартни вспоминал: Мы всегда говорили: «Попробуйте, просто попробуйте.
Bir süre avukatlık bürolarında memurluk yaptıktan sonra, 1993'te eskort ajanslığı işine girdi.و بعد عملها لفترة من الوقت في مكتب محاماه , بدات العمل في وكاله للمرافقه في عام 1993 .
1987 yılında onun işine yeniden bakılmış, 10 yıl hapis cezası 6 yıla indirilmişti.أعيد النظر في قضيته عام 1987، وخفضت مدة السجن من 10 إلى 6 أعوام.
Adam: "Haydi git işine.فقال أصحابه: أرسل إليه يأتك صاغراً.
2002 yılında ağ pazarlama işine girişti.في عام 2002 م بدأ عمله بمجال شبكات التسويق.
Haziran 2013'te Google, Waze'i 1.3 milyar dolar karşılığında satın alarak haritalama işine yenilik ekledi.في 11 يونيو 2013، أكملت جوجل استحواذها على ويز بمبلغ 1.3 مليار دولار أمريكي حسب التقارير.
Adam: "Haydi git işine.E disse-lhes: - Ide em paz para as vossas terras.
Ekim 2015'te Gary Dauberman, senaryo yazma işine geri döneceğini açıkladı.Em outubro de 2015, foi relatado que Gary Dauberman estaria retornando para escrever o roteiro da sequência.
Etamin işine benzer.O trabalho como vida.
Cambridge'deki işi kısa süreliğineydi.ve 1935 yılında Göttingen deki işine son verildi.Sua posição em Cambridge era apenas temporária, e seu mandato em Gotinga foi encerrado em maio de 1935.
Claudius, senatoyu daha etkin, temsilî bir yapı hâline getirme işine koyulmuştu.Cláudio começou uma reforma do senado para que fosse um corpo mais eficiente e representativo.
20th Century Fox, bu diziyi geliştirmeye ve başka bir kanala satma işine ilgi gösterdi.20th Century Fox Television afirmou que iria tentar vender a série para outros canais.
Haziran 2013'te Google, Waze'i 1.3 milyar dolar karşılığında satın alarak haritalama işine yenilik ekledi.Em 11 de junho de 2013, o Google completou a aquisição do Waze por reportados 1,3 bilhões de dólares.
Asker kaçağı yakalansa bile cephede ölmek yerine hapse girmek daha çok işine geliyordu.Prefere morrer do que viver em cativeiro.
Helikopterde işine yarayacak ilk yardım çantası bulur.Ela carrega uma caixa de primeiros socorros consigo.
1927 yılında, Zamboni ve Lawrence bir buz üretim tesisi açarak kalıp buz işine girdi.Em 1927, ele e Lawrence acrescentaram uma fábrica de gelo e entraram no negócio de blocos de gelo.
Bu bilgiler ilerideki mücadelelerde çok işine yarayacaktı.Estes eram provavelmente inúteis na luta.
Bu siyasi değişiklik görünüşe göre geride kalan lejyonerlerin işine yaradı.Estas mudança de ordem arquitetónicas ocorreu em resultado da substituição dos arquitetos.
Sen kendi işine, biz kendi işimize bakalım. || Sen kendi işine bak, biz kendi işimize bakalım.Mas não faças isso; amo-te de tal modo, Pois, sendo minha, de ti só direi o bem.
Çünkü artık Jake işine çok bağlanmıştır.Isso é bem verdade em se tratando de Jake.
Ancak upuzun bir yaprak karganın pek de işine yaramaz.Mas, para seu azar, o trator também não funciona muito bem.
Babasından 2.000 $ borç aldı ve bir bakkaliye işine girdi.Ele possuía ainda 15 mil euros e se escondia na casa de um sobrinho.
1960'larda kamyon hırsızlığı işine girdi.Na década de 1960 iniciou-se o afluxo de iatistas.
Tom işine karşı ilgisini kaybetti.Tom perdeu interesse em seu trabalho.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.3854 leraren, 120 docenten aan universiteiten en 47 rechters zijn ontslagen.
1880lerde Okinava'ya dönen Higashionna aile işine devam etti.Ergens na 1880 keerde Higaonna terug naar Okinawa.
Sen kendi işine, biz kendi işimize bakalım. || Sen kendi işine bak, biz kendi işimize bakalım.Het paard moet tot de kribbe komen. - Als je ergens belang bij hebt moet je voor jezelf opkomen.
Tüm halktan bu ilişki yüzünden özür diledi ve işine devam etti.Deze persoon wordt bedankt voor de dagen die ze samen doorbrachten en vergeven voor zijn vertrek.
Ancak upuzun bir yaprak karganın pek de işine yaramaz.Een beetje lukraak zwaaien heeft uiteraard geen zin.
2002 yılında ağ pazarlama işine girişti.In 2002 werd NVAG actief in het goederenverkeer.
Ailenin her işine koşar, yardımseverdir.Het typegeslacht van de familie is Aidos.
1969 yılındaki ölümünden önce yorulmak nedir bilmeden işine devam etti.Hij bleef onvermoeibaar doorgaan met zijn werk tot kort voor zijn dood in 1969.
Bu ciltler daha çok öğrencilerin işine yarıyordu.De effecten waren nog groter voor zwakkere studenten.
1994 yılında tekrar eski işine geri döndü.En in 2007 bleek zij weer helemaal teruggekeerd op haar oude niveau.
Thälmann işine karşılık harçlık yerine haklı bir ücret istiyordu.Guttmann vroeg hierop om loonsverhoging.
Bunlar hazır olarak başlatılarak kullanıcının hızlı olarak işine odaklanmasını sağlar.Ze staan klaar om iets te doen wanneer de gebruiker daar klaar voor is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod