1796'da Meigen, Aachen'den 2 saat uzaklıktaki Stolberg'de Fransızca öğretmenliği işine girdi.In 1796, Meigen took a job teaching French in Stolberg, 2 hours from Aachen.
Meigen, 1831 yılına kadar bu sıfatla işine devam etti.Meigen continued in this capacity until 1831.
Başkasının işine burnunu sokma!Steck deine Nase nicht in fremde Angelegenheiten!
Kendi işine başlamayı ciddi şekilde düşünüyor musun?Denkst du ernsthaft daran, dich selbständig zu machen?
Tom Mary'nin işine hayran kaldı.Tom bewunderte Marias Arbeit.
Artan işine rağmen, Tom' un çocuklar ve Maria için her zaman vakti vardır.Für Maria und die Kinder nimmt sich Tom trotz seiner sehr fordernden Arbeit immer Zeit.
Yeni işine alışabildin mi?Konntest du dich in deiner neuen Arbeitsstelle schon eingewöhnen?
1917 yılında Walter L. Jacobs kiralık araba tamiri işine başladı.Im Jahr 1918 begann Walter L. Jacobs, reparierte Gebrauchtwagen zu vermieten.
Thälmann işine karşılık harçlık yerine haklı bir ücret istiyordu.Thälmann wollte für seine Arbeit einen richtigen Lohn und nicht nur ein Taschengeld.
Sen kendi işine, biz kendi işimize bakalım. || Sen kendi işine bak, biz kendi işimize bakalım.Vergesst mich und kümmert euch um euer eigenes Leben – wenn nicht, seid ihr selbst schuld.
3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.3.854 Lehrer, 120 Universitätsdozenten und 47 Richter wurden entlassen.
Adam: "Haydi git işine.Darauf stand: „Seid pflichtbewusst!
Ancak bu onun işine yaradı.Das kam seinen Arbeiten zugute.
1964 yılında, babasının işine George'un oğlu Claus Hipp devam etti.1964 trat Georgs Sohn Claus Hipp in den väterlichen Betrieb ein.
Bu durum, Alâüddîn Muhammed’in işine yaradı.Und das ist genau das, was der Prophet Mohammed tat.
Charlie'yi doğurduktan sonra hemşire olarak işine geri dönmektedir.Sie nimmt nach 35 Jahren ihre Tätigkeit als Krankenschwester wieder auf.
1960'larda kamyon hırsızlığı işine girdi.In den 1960er Jahren wurde auf LKW-Transport umgestellt.
Dedektiflik işine devam etmek istemektedir.Erfahrene Profis sollen sein Werk weiterführen.
1923 yılının sonuna doğru burjuvazinin artık işine yaramayan SPD hükümetten ayrılmıştı.Nach 1922 war die SPD nicht mehr an der Regierung beteiligt.
Dört cephesinde Herakles'in 12 işine ait rölyefler vardır.Er half Herakles bei verschiedenen seiner zwölf Arbeiten.
Joe, kendisine olan güvenini yeniden kazanır ve polis kuvvetlerindeki işine geri döner.Joe kommt wieder zu Bewusstsein und betritt sein Büro.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.Durch regelmäßige Firmwareupdates wollte Sony die Kompatibilität weiter verbessern.
Işınetkinlik Yarılanma süresi İzotoplar tablosuAufnahmebereitschaft Auslöseverzögerung Bildfolgezeit Entfernungseinstellung
Bu nedenle 19 Mayıs 1943'te yeniden bir temel atma töreni yapıldı ve hafriyat işine girişildi.Am 19. Mai fand ein weiteres Training statt, das erneut von einem tödlichen Unfall überschattet wurde.
Ününe bakacak olursak, işine sadık biri gibi görünüyor.À en juger par sa réputation, elle semble être la personne appropriée pour ce poste.
Adam: "Haydi git işine.Celui-ci lui cria : "Retourne sur tes pas !"
Strong artık herhangi bir örgütlenme işine sorumlu değildir, ama hala tavsiye ve destek veriyor.M. Strong n'est plus en charge d'organisations liées à la Charte, mais apporte toujours ses conseils.
Etamin işine benzer.Le travail du genre.
1987 yılında onun işine yeniden bakılmış, 10 yıl hapis cezası 6 yıla indirilmişti.En 1987, son dossier fut examiné et étudié de nouveau et sa peine abaissée de 10 ans à 6 ans.
Birçok Kürt şair gibi o da medresede okuma ve yazma işine başlar.Comme beaucoup d'écrivains, il débute dans la littérature et la poésie.
Bu siyasi değişiklik görünüşe göre geride kalan lejyonerlerin işine yaradı.Ce changement politique est perçu favorablement par les « Légionnaires » survivants.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.Sa vente fut stoppée à la demande de Sony.
Eğer şüphe çekici bir hareket görmediyse işine geri dönmektedir.Ayant essuyé un refus, il se remit au travail.
Ama bu durum onun çok işine yarar.Cela lui ferait du bien.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Il lui sera fort utile par la suite.
Bambu insanların en çok işine yarayan bitkilerden birisidir.Les bambous sont les plantes utiles les plus universellement connues de l'humanité.
(Falstaff: Va, vecchio John - "Git yaşlı Jack, kendi işine bak.").Changer le Japon » (自民党 を 変える。 日本 を 変える。, Jimintō o kaeru!
Çünkü artık Jake işine çok bağlanmıştır.Jake vient de perdre son travail.
1880lerde Okinava'ya dönen Higashionna aile işine devam etti.En 1885, Kanryo Higaonna retourne à Okinawa et reprend l'affaire familiale.
O onun işine maloldu.Eso le costó su trabajo.
Birkaç ay sonda David, yeni işine başlamaya hazırlanmaktadır.Un mes más tarde, David se prepara para un nuevo trabajo.
20th Century Fox, bu diziyi geliştirmeye ve başka bir kanala satma işine ilgi gösterdi.20th Century Fox mostró interés en desarrollar y vender la serie a otra cadena.
Mayıs 2016'daki New Japan Pro-Wrestling turuna kadar bu işine devam etmiştir.Esto fue hasta su primera gira con New Japan Pro-Wrestling en mayo de 2016.
Kendini bu projesindeki işine adadı ve Trinity bombası testinde de yer aldı.Se sumergió en el trabajo del proyecto, y estuvo presente en la prueba de la bomba Trinity.
1987 yılında onun işine yeniden bakılmış, 10 yıl hapis cezası 6 yıla indirilmişti.En 1987 su caso fue reconsiderado y la condena de 10 años se redujo a sólo 6 años.
Daha sonra Chester'dan ayrıldı ve Eve After Dark kulübündeki işine odaklandı.Más tarde se retiró de Chester para centrarse en llevar a cabo su carrera en The Eve After Dark.
(Falstaff: Va, vecchio John - "Git yaşlı Jack, kendi işine bak.").Falstaff celebra su próximo éxito (Va, vecchio John / "Ve, viejo John, sigue tu camino").
Adam: "Haydi git işine.Y dijo el Emperador: «—Id vos y veamos cómo hacéis.»
Hayatı boyunca yoğun bir araştırma ve yazma işine kendisini vakfetmiştir.Estuvo involucrado con la investigación y la escritura a lo largo de toda su vida.
Daha sonra sinema işine girdi.Luego trabajó en el cine.
Dört cephesinde Herakles'in 12 işine ait rölyefler vardır.Están representadas en ellas los doce trabajos de Heracles.
Claudius, senatoyu daha etkin, temsilî bir yapı hâline getirme işine koyulmuştu.Claudio comenzó una reforma del Senado para que fuese un cuerpo más eficiente y representativo.
Işınetkinlik Yarılanma süresi İzotoplar tablosuTurismo en fotos-Arco del Tiempo
Bu ciltler daha çok öğrencilerin işine yarıyordu.El autobús acababa de descargar más estudiantes.
Ancak bu transfer bile art arda gelen yenilgileri engelleyemedi ve Clark'ın işine son verildi.Pero la corte no había visto ese testamento antes de distribuir la herencia de Clark.
Bu bilgiler ilerideki mücadelelerde çok işine yarayacaktı.Esa información podría resultar útil en futuros conflictos.
20th Century Fox, bu diziyi geliştirmeye ve başka bir kanala satma işine ilgi gösterdi.La 20th Century Fox si mostrò interessata allo sviluppo e la vendita dello show a un'altra rete televisiva.
Bu durum IV. Filip’in işine geldi.Fu al seguito di Filippo IV.
Burnunun dikine gider, işine geleni yapar.Andare a naso Fare qualcosa seguendo il proprio intuito.
Bu ilişkiler daha sonra çok işine yarayacaktı.Queste esperienze avrebbero in seguito influenzato fortemente il suo lavoro.