Kendi işine bak.""Не втручайся в те, що тебе не стосується".
Kendi işine bak."כי אמא אמרה: "אל תתערב. תתעסק בעניינים שלך."
Kendi işine bak."وذلك لأن والدتك قد قالت لك، "لا تتورط في هذا، عليك أن تهتم بما يخصك فقط."
Kendi işine bak."あなたは「お母さん 人間性は私の問題です」と言うべきです
Kendini işine adamış bireylerden oluşan bir grupDado que un grupo de individuos muy dedicados
Kendini işine adamış bireylerden oluşan bir grupDenn eine Gruppe sehr engagierter Menschen --
Kendini işine adamış bireylerden oluşan bir grup매우 헌신적인 사람들의 모임,
Kendini işine adamış bireylerden oluşan bir grupלא הדבר היחיד שאנו רואים במים הבינלאומיים. קבוצה של יחידים מאוד חדורי מטרה --
Kendini işine adamış bireylerden oluşan bir grupلأن هناك مجموعة من الأشخاص المكرسين
Kendini işine adamış bireylerden oluşan bir grup科学者 自然保護活動家
Kişisel bilgisayar işine hoş geldin.Bienvenida a los negocios de computadoras personales.
Kişisel bilgisayar işine hoş geldin.Добро пожаловать в бизнес персональных компьютеров.
Kişisel bilgisayar işine hoş geldin.ベトナムにようこそ
Küçük bir tablo yapmak hepimizin işine gelir sanırım. . . . . . . . .Diremo in breve Naz. E diciamo questa è Omama. E questo è oggi.
Küçük bir tablo yapmak hepimizin işine gelir sanırım. . . . . . . . .이건 나즈랫이고, 나즈라고 줄여쓰고 그리고 이건 우메마, 이건 현재 (작은 표를 만들고 있습니다)
Küçük bir tablo yapmak hepimizin işine gelir sanırım. . . . . . . . .Toto je Nazrat -- zkrátím to na Naz -- a tohle Umaima. Toto je dnes a toto před dvěma lety.
Küçük bir tablo yapmak hepimizin işine gelir sanırım. . . . . . . . .これがオママです。 ここが今日です。 小さな表を作ってみます。
Mevcut bir piyasadır. Bugün arama motoru işine girmeye çalışın.Spróbuj wprowadzić na ten rynek swój produkt.
Mevcut bir piyasadır. Bugün arama motoru işine girmeye çalışın.Traten de introducir su negocio de búsqueda y competir con Google.
Mevcut bir piyasadır. Bugün arama motoru işine girmeye çalışın.Йдемо далі та спробуйте ввести свій пошуковий бізнес до нього.
Moda işine girdim.Am început să fac modă.
Moda işine girdim.Comencé haciendo moda.
Moda işine girdim.E cominciai a disegnare per la moda.
Moda işine girdim.Elkezdtem divattal foglalkozni.
Moda işine girdim.Ich begann Mode zu machen.
Moda işine girdim.Ik begon mode te doen.
Moda işine girdim.J'ai commencé à faire de la mode.
Moda işine girdim.패션 쪽 일도 시작했었죠.
Moda işine girdim.Saya mulai bergelut di bidang mode.
Moda işine girdim.Zacząłem zajmować się modą.
Moda işine girdim.Άρχισα να κάνω μόδα.
Moda işine girdim.Започнах да се занимавам с мода.
Moda işine girdim.Я начал заниматься модой.
Moda işine girdim.התחלתי לעסוק באופנה.
Moda işine girdim.بدأت في العمل في الموضة.
Moda işine girdim.ロンドンでファッションショーもやりました
Neden kendi işine bakmıyorsun?Baw się gdzie indziej. Odpal coś, stary.
Neden kendi işine bakmıyorsun?- De ce nu-ţi găseşti şi tu o petrecere?
Neden kendi işine bakmıyorsun?- Fang dog dine egne sild!
Neden kendi işine bakmıyorsun?Ga ergens anders spelen. Delen, vriend.
Neden kendi işine bakmıyorsun?- Gå och skaffa egna.
Neden kendi işine bakmıyorsun?-Hanki itselles omat.
Neden kendi işine bakmıyorsun?He, Matschbirne! Such dir 'ne eigene Party!
Neden kendi işine bakmıyorsun?Mengapa kau tak pedulikan dirimu sendiri ?
Neden kendi işine bakmıyorsun? Neden buradan defolup gitmiyorsunuz, ahbap? İşte.אתה לא רוצה להיות שם .יותר ממני
Neden kendi işine bakmıyorsun? Neden buradan defolup gitmiyorsunuz, ahbap?Tens de partilhar a mercadoria.
Neden kendi işine bakmıyorsun?Perché non vai da qualche altra parte?
Neden kendi işine bakmıyorsun?Sao không đi chỗ khác chơi? -Phải chia tiền đều chứ!
Neden kendi işine bakmıyorsun?- Svojo poišči, cepec.
Neden kendi işine bakmıyorsun?- Va faire la fête ailleurs. - Et si tu partageais ?
Neden kendi işine bakmıyorsun?- Vegyetek be.
Neden kendi işine bakmıyorsun?-Vypadni, blboune.
Neden kendi işine bakmıyorsun?Πήγαινε βρες δικές σου, κουφιοκέφαλε.
Neden kendi işine bakmıyorsun?Иди си намери компания, дръвник.
Neden kendi işine bakmıyorsun?لماذا لا تذهب لتجد حفلتك الخاصة ؟
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?親が金持ちをいいことに好き勝手やってる奴らを 見逃せないないのが私のコンセプトよ!わかった??
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?뭐? 오지랖이 콘셉이냐고?
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Poftim?Este principiul meu sa fiu o bagacioasa?
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?Τι; Η αδιακρισία είναι συνήθειά μου ;
Ne? Yabancıların işine burnumu sokmak benim konseptimmiş, öyle mi?מה? הם זה קונספט שלי להיות מעצבנת?