Ana içeriğe geç
Sözlük

işine ile cümle

işine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Dokonca ani my v Anglicku nenechávame rozmnožovanie na kráľovnú.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Incluso en Inglaterra, no le dejamos la reproducción a la reina.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.영국에서 조차 우린 여왕님께 번식을 맡기지는 않습니다.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Még Angliában sem szeretnénk a szaporodást a királynőre hagyni.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Même en Angleterre, nous ne laissons pas la reproduction à la reine.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Nawet w Anglii nie zostawiamy tego królowej.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Nici măcar în Anglia nu lăsăm în seama reginei reproducerea.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Selv i England overlader vi ikke reproduktionen til dronningen.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.(Smích)
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Sogar in England überlassen wir die Fortpflanzung nicht der Königin.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Thậm chí ở Anh, chúng ta cũng không giao phó hết việc sinh sản cho Nữ hoàng.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Zelfs in Engeland laten we dat niet over aan de Koningin.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Ακόμη και στην Αγγλία, δεν αφήνουμε την αναπαραγωγή στη Βασίλισσα.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Даже в Англии мы не передаём размножение Королеве.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.Дори в Англия, не оставяме възпроизводството на Кралицата.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.אפילו באנגליה, אנחנו לא משארים את הרבייה למלכה.
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.حتى في إنجلترا , لا نترك الإنجاب للملكة .
İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.(拍手)
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.(103:23) выходит человек на дело свое и на работу свою до вечера.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Allora l'uomo esce al suo lavoro, per la sua fatica fino a sera
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Az ember munkájára megy ki, és az õ dolgára mind estvéig.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Bấy giờ loài người đi ra, đến công việc mình, Và làm cho đến chiều tối.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Bấy_giờ loài_người đi ra , đến công_việc mình , Và làm cho_đến chiều_tối .
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Človek pa gre na delo svoje in po opravilu svojem do večera.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Člověk vychází ku práci své, a k dílu svému až do večera.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Dan beginnen de mensen te leven en te werken tot de avond valt.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Dar omul iese la lucrul său, şi la munca lui, pînă seara.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Então sai o homem para a sua lida e para o seu trabalho, até a tarde.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.사람은 나와서 노동하며 저녁까지 수고하는도다
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Lalu keluarlah manusia untuk melakukan pekerjaannya, dan terus bekerja sampai hari senja
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.L`homme sort pour se rendre à son ouvrage, Et à son travail, jusqu`au soir.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Människan går då ut till sin gärning och till sitt arbete intill aftonen.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Mennesket går til sit Dagværk, ud til sin Gerning, til Kvæld falder på.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Mennesket går ut til sin gjerning og til sitt arbeid inntil aftenen.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Sale el hombre a su labor, y a su labranza hasta el anochecer
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Silloin ihminen menee töihinsä ja askaroitsee iltaan asti.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.So geht dann der Mensch aus an seine Arbeit und an sein Ackerwerk bis an den Abend.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Tedy wychodzi człowiek do roboty swojej, i do pracy swojej aż do wieczora.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Tu zase vyjde človek po svojej práci, aby robil až do večera.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.εξερχεται ο ανθρωπος εις το εργον αυτου και εις την εργασιαν αυτου εως εσπερας.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.Човек излиза на работата си И на труда си до вечерта.
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.יצא אדם לפעלו ולעבדתו עדי ערב׃
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.‎الانسان يخرج الى عمله والى شغله الى المساء‏
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.人 出 去 作 工 、 勞 碌 直 到 晚 上
İnsan işine gider, Akşama dek çalışmak için.人 出去 作工 、 勞碌 直 到 晚上
İnsanın işine olan bağlılığının da bir sınırı olmalı.C'è un limite alla dedizione che bisogna prestare al proprio lavoro.
İnsanın işine olan bağlılığının da bir sınırı olmalı.Der er en grænse for, hvad man skal ofre for jobbets skyld.
İnsanın işine olan bağlılığının da bir sınırı olmalı.Det finns en gräns för vad man får offra för jobbet.
İnsanın işine olan bağlılığının da bir sınırı olmalı.Ei saisi omistautua liikaa työlleen.
İnsanın işine olan bağlılığının da bir sınırı olmalı.Há limites para a dedicação de alguém ao trabalho.
İnsanın işine olan bağlılığının da bir sınırı olmalı.La dedicación al trabajo tiene un límite.
İnsanın işine olan bağlılığının da bir sınırı olmalı.Są granice oddania dla swojej pracy.
İnsanın işine olan bağlılığının da bir sınırı olmalı.Υπάρχει όριο στην αφοσίωση ενός στη δουλειά του άλλου.
İnsanın işine olan bağlılığının da bir sınırı olmalı.Есть пределы тому, насколько можно быть преданным работе.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.- Det är bara smörgårdsbordsreligion. Du väljer bara det som passar.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Hmph, se on vain kahvilauskontoa. Pelkkää valikoimista."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.그들은 이것이 그저 뷔페식 종교라고, 사람들이 믿고 싶은 것만 골라서 믿는다고 비난합니다.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Oh, eso es sólo una religión de cafetería. Simplemente estás escogiendo y seleccionando".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Oh, isso é religião de café". "Só escolhe o que lhe convém".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.Powiedzą: "To jest religijna kafeteria. Wybierasz to co ci akurat pasuje".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod