Ana içeriğe geç
Sözlük

işine ile cümle

işine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Avusturalyalıların işine yaramıyor.力の源でもある場合
Baskı işine ilk kez Avrupa'da, İsveç'te yaşarken başladım.Comecei a fazer gravura pela primeira vez quando estava na Europa, a viver na Suécia
Baskı işine ilk kez Avrupa'da, İsveç'te yaşarken başladım.Ho iniziato a fare stampe per la prima volta quando ero in Europa e vivevo in Svezia.
Baskı işine ilk kez Avrupa'da, İsveç'te yaşarken başladım.J'ai commence a imprimer pour la premiere fois quand j'etais en Europe et que je vivais en Suede
Baskı işine ilk kez Avrupa'da, İsveç'te yaşarken başladım.활자 만들기를 처음 시작한 것은 제가 유럽에 있을 때 였습니다. 스웨덴 에 살았을 때
Baskı işine ilk kez Avrupa'da, İsveç'te yaşarken başladım.Saya mulai membuat seni grafis pertama kali ketika saya berada di Eropa, waktu saya tinggal di Swedia.
Baskı işine ilk kez Avrupa'da, İsveç'te yaşarken başladım.Yo comencé a usar técnicas de impresión por primera vez cuando estaba en Europa, cuando viví en Suecia.
Baskı işine ilk kez Avrupa'da, İsveç'te yaşarken başladım.התחלתי לעשות הדפסים לראשונה כשהייתי באירופה, כשגרתי בשבדיה.
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Chúng ta đều hưởng lợi nếu nhạc hay hơn được chơi chứ không phải thứ nhạc kinh khủng. Nhưng Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Cu totii am fi mai castigati daca s-ar canta muzica buna si nu muzica proasta. Dar Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,우리 모두는 훌륭한 음악을 들을 때 엉터리 음악을 들을 때 보다 더 많은 효용을 누릴 거에요 하지만 피터,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Mindannyian jobban járunk, ha jó zene szól, mintha borzasztó zene. De Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,My všichni bychom se měli lépe, kdyby se hrála dobrá hudba místo té strašné.
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,On se portera tous mieux avec de la bonne musique plutôt qu'avec de la mauvaise. Seulement, Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Seria melhor para nós se tocassem boa música em vez de uma música horrível. Mas, Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Stiamo tutti meglio quando viene suonata musica splendida invece che musica terribile. Ma Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Todos estaremos mejor si se escucha buena música en vez de música mala. Pero Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Vi får det alle bedre, hvis der bliver spillet god musik i stedet for dårlig musik. Men Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,We winnen allemaal als er goede muziek wordt gespeeld. in plaats van verschrikkelijke. Maar Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Wir alle wären besser dran wenn eine gute Musik und nicht schlechte gespielt werden würde. Aber Peter,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Wszystkim będzie lepiej kiedy dobra muzyka zastąpi okropną. Ale Peter
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Όλοι θα είμαστε καλύτερα, αν παίζεται καλή μουσική παρά κακή μουσική.
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Всички ще сме по-добре, ако се свири добра музика, вместо ужасна музика. Но, Питър,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,Нам всем приятнее, когда исполняется хорошая музыка, нежели чем ужасная. Но, Питер,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,לכולנו יהיה טוב יותר אם תושמע עבורינו מוסיקה טובה מאשר שתושמע מוסיקה נוראית. אבל פיטר,
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,سنكون كلنا أفضل إذا لُعبت موسيقى جيدة بدلاً عن موسيقى فظيعة. لكن يا بيتر،
Berbat bir müzik dinlemektense iyisi, hepimizin işine gelir. ama Peter,美しい音楽を聴く方が幸せになれる しかし ピーター アリストテレスは 君のその説明には賛成しない
Bir araştırma sonucu Prens Lee Han'ın... ...antika sahteciliği işine bulaşmadığı ortaya çıktı.Μια έρευνα αποκάλυψε ότι ο Πρίγκιπας Λι Χαν δεν είχε σχέση με την πώληση πλαστών αντίκων.
Bir araştırma sonucu Prens Lee Han'ın... ...antika sahteciliği işine bulaşmadığı ortaya çıktı.تحقيقات افادت ان الامير لي هان لم تكن له علاقة بالاثار المزيفة
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Den tillåts inte heller att låna ut pengar eller ägna sig åt bankaffärer.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Het mag geen geld lenen en mag ook niet in de bankenwereld stappen.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Nem adhat kölcsönöket, és nem vehet részt a banki üzletben.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Není oprávněna peníze půjčovat nebo vstupovat do bankovního byznysu.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Nie może udzielać pożyczek czy wejść do sektora bankowego.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Non ha il permesso di prestare soldi o entrare nel business bancario.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Nu are permisiunea de a credita sau de a se implica în activităţi bancare.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Prav tako ga ne sme posojati ali se spuščati v bančno poslovanje.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Se ei saa lainata rahaa tai ryhtyä pankkitoimintaan.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Sie darf kein Geld verleihen oder sich an Bankgeschäften beteiligen.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Δεν της επιτρέπεται να δανείζει ή να επεμβαίνει στις τραπεζικές συναλλαγές
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.Ему также не разрешается ссужать деньги или заниматься банковскими операциями.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.То няма право да отпуска заеми или да участва в банковото дело.
Borç vermeye veya bankacılık işine girmeye izni yok.لا يسمح لها بإقراض الأموال أو الدخول في النشاط المصرفي.
Bu adamlar artık işine yaramaz.De kan ikke hjælpe dig længere.
Bu adamlar artık işine yaramaz.De kan inte hjälpa dig längre.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Estes tipos já não têm utilidade para ti.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Estos tipos ya no te sirven de nada.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Heistä ei enää ole hyötyä sinulle.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Na nic ci się już nie zdadzą.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Quei tipi non ti sono più di alcun aiuto.
Bu adamlar artık işine yaramaz.Αυτοί οι τύποι σού είναι άχρηστοι πια.
Bu adamlar artık işine yaramaz.От этих ребят больше нет никакой пользы.
Bu arada, kapkek yapma işine bir talip daha çıkıyor.Řekněme, že existuje třetí strana, Vikram, který miluje vyrábět cupcaky.
Bu arada, kapkek yapma işine bir talip daha çıkıyor.دعنا نقول أن هناك طرف ثالث،هو وفيكرام لديهم مجرد الحب لصنع الكعك
Bu arada, kapkek yapma işine bir talip daha çıkıyor.そして、彼はカップケーキづくりに人生を捧げたいと考えています。
Bu berbat evsizler işine de beni o bulaştırdı.И я понял, я не единственный герой в этой комнате сегодня.
Bu bir uygulama, ve sanatçıların işine yarayacağını düşünüyorum, özellikle de multimedya sanatçılarının.C'est une application qui je pense sera utile pour les artistes, en particulier les artistes multimédia.
Bu bir uygulama, ve sanatçıların işine yarayacağını düşünüyorum, özellikle de multimedya sanatçılarının.Es ist eine Anwendung, die wohl für Künstler nützlich sein wird - besonders für Multimedia-Künstler.
Bu bir uygulama, ve sanatçıların işine yarayacağını düşünüyorum, özellikle de multimedya sanatçılarının.Este o aplicație care cred că le va fi folositoare artiștilor - în special celor din sfera multimedia.
Bu bir uygulama, ve sanatçıların işine yarayacağını düşünüyorum, özellikle de multimedya sanatçılarının.É uma aplicação que eu penso que irá ser útil para artistas - artistas multimédia em particular.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod