Bugün birçok ev işim var.I have a lot of household chores today.
Önümüzde büyük bir işimiz var.We have a big job ahead of us.
Önümüzde çok büyük bir işimiz var.We have a huge job ahead of us.
Tom son zamanlarda işini ihmal ediyor.Tom has been neglecting his work lately.
Tom ayak işi yaptı.Tom went on an errand.
O herhangi bir zorluk olmadan işi yaptı.He did the work without any difficulty.
Bugün işime odaklanamam.Today I can't focus on my work.
Bunun seninle ne ilgisi var? Bu benim işim!What does that have to do with you? This is my business!
Hayır işin için para toplamana yardımcı olacağım.I'll help you raise money for your charity.
Tam gün bir işim var.I have a full time job.
Patron işi yapmak için beni seçti.The boss picked me to do the job.
Tom işinde oldukça iyidir, bilirsin.Tom is quite good at his work, you know.
Tom'un tam zamanlı bir işi yok.Tom doesn't have a full-time job.
Tom'un tam zamanlı işi var.Tom has a full-time job.
Yarım günlük bir işim var.I have a part-time job.
O, işi almadı.He didn't get the job.
İlgilenecek biraz bitirilmemiş işimiz vardı.We had some unfinished business to attend to.
Bir işin olduğu için şanslısın.You're lucky that you have a job.
Biraz bitirilmemiş işimiz var.We have some unfinished business.
Biraz bitmemiş işimiz vardı.We had some unfinished business.
Bitmemiş bir işimiz var.We have unfinished business.
Tom işi almadı.Tom didn't get the job.
Benim işitmem kötü.My hearing is bad.
Tom işi bitirir bitirmez eve gitti.As soon as Tom finished work, he went home.
Tom işinden bıkmıştı.Tom was sick of his job.
Mükemmel saatleri olan iyi ödeyen bir işim var.I have a good-paying job with excellent hours.
Mary onu işitti.Mary heard it.
O, işini bıraktı.He quit his job.
Tom işinden ayrıldı.Tom quit his job.
O işini bıraktı.She quit her job.
O, işini seviyor.He likes his job.
O, işini beğeniyor.She likes her job.
O, işinden hoşlanıyor.She likes her job.
Mary işini seviyor.Mary likes her job.
Biz işimizi seviyoruz.We like our job.
O işini yaptı.He did his job.
Tom işini yaptı.Tom did his job.
O, işini yaptı.She did her job.
Mary işini yaptı.Mary did her job.
Biz işimizi yaptık.We did our job.
Belki o işi alacaksın.Maybe you'll get that job.
Tom'un işi alacağını düşünüyor musun?Do you think Tom will get the job?
Bu işi nasıl aldın?How did you get this job?
Tom işin kolayına bakıyor mu?Is Tom taking it easy?
Biraz zamanımızı aldı ama sonunda işi bitirdik.It took us a while, but we finally finished the job.
Bu işi bitirmen günler sürecek.It'll take you days to finish this job.
Lütfen işi alın.Please take the job.
Tüm işiniz için teşekkür ederim.Thank you for all of your work.
O, işimizi görür.That would do the trick.
Bu işi neden aldın?Why did you take this job?
Sıkıcı bir işim var.I have a boring job.
Tom son işinde ne kadar kazanıyordu?How much was Tom making on his last job?
Tom'un işi hakkında ne kadar biliyorsunuz?How much do you know about Tom's job?
O kan işiyor.He's urinating blood.
Tom el işinde çok yetenekli.Tom is very skilled in manual labor.
Tom el işinde çok yeteneklidir.Tom is very skilled at manual labor.
Senin, işinden hoşlandığını düşünüyorum.I think you like your job.
Hiç kimse işinin eleştirildiğini duymak istemez.No one likes to hear their work criticised.
Bu, işimizi gördü.It did the trick.
Ben işi kabul edemedim.I couldn't accept the job.