ATP'nin hidrolizi tarafından enerjilendirilirler ve kimyasal enerjiyi mekanik işe dönüştürürler.São alimentadas pela hidrólise do ATP e convertem energia química em trabalho mecânico.
Şapelin yapımı için Pietro Brancacci görevlendirildi ve kendisi 1386 yılında işe başladı.A construção foi encomendada por Pietro Brancacci, e começou em 1386.
Highmore 7 yaşında televizyonda küçük roller ile işe başladı.Highmore começou sua carreira com pequenos papéis na televisão, aos sete anos de idade.
Peter, Quahog'daki evlerini gizlice sattığını söyleyerek onları yeniden işe alır.Peter contrata-os de volta e admite que vendeu secretamente a antiga casa de Quahog.
Mayıs 2011'de CBS News, Sullenberger'ı bir havacılık ve güvenlik uzmanı olarak işe aldı.Em maio do ano seguinte, Sullenberger foi contratado pela CBS News como especialista em aviação.
Erişim tarihi: 27 Aralık 2012. ^ "Johnnie Walker signs David Gandy (Johnnie Walker David Gandy işe)".Consultado em 27 de dezembro de 2012 «Johnnie Walker signs David Gandy».
Göring genellikle özel uçuşlar için işe alındı ve bu şirkette başpilot oldu.Göring era contratado, habitualmente, para voos privados.
Rory'nin planı işe yarar.O plano de Candy funcionou.
Lois, Stewie halıya işediği için kızgındır.Lois Griffin está decepcionada pelo fato de que Stewie urinou no tapete da sala de estar.
Fakat bu oyunu işe yaramadı ve eniştesi onu evinden attı.O estratagema não deu certo, e ele a colocou para fora de sua casa.
Patrik Mistikos barış için ricacı olup, Mesembria'da Simeon ile toplantı talep etti ama işe yaramadı.O patriarca Místico tentou obter a paz e propôs reunião na Mesembria, mas não conseguiu.
Beş günlük steroidler, on veya on dört günlük steroidler ile aynı verimde işe yarar.A administração de esteroides durante cinco dias tem a mesma eficácia de dez ou quatorze.
Ayrıca, "doğru işe doğru kişi"nin getirileceğini garanti etmez veya sağlamaya çalışmaz.Ele também não garante nem tenta colocar a pessoa certa no trabalho certo.
Sean Bean, kendi sahnelerinin çoğunun çekimi için işe Kasım ayında başladı.Sean Bean começou a filmar suas cenas em novembro de 1999.
Ancak ordu 176 adedi teslim edilen bu silahın işe yaramaz olduğunu ilan etti.Apenas 176 unidades foram feitas, tornando esta arma extremamente rara.
Başlangıçta kızkardeşin uğraşları işe yaradı.No início, a família ficou ressabiada.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.Isso garante a intensidade no qual o assunto será recebido.
1506 yılında II. Julius, günümüzde hâlâ Vatikan’ı koruyan İsviçreli Muhafızları işe aldı.1505 — Júlio II requer 200 guardas mercenários suíços para defesa dos Estados Pontificados.
Hawks, Lombard'ı sahne efsanesi John Barrymore'un yanına, 2oth Century adına işe aldı.Ele a contratou para a Twentieth Century, junto com a lenda do teatro John Barrymore.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Mais tarde, Ana Lucia aparece a trabalhar como segurança num aeroporto.
Bir süre serbest olarak çalıştı, bunun ardından Köy Kooperatifi'nde işe girdi.Realizou tudo isso em seu tempo livre depois que chegava em casa do trabalho.
1832 yılında hukuktan mezun oldu ve Pressburg'da (günümüzde Bratislava, Slovakya) çırak olarak işe başladı.Em junho de 1732, Francisco concordou em viajar até Pressburg, (atual Bratislava).
Ama işe yaramadı.Mas não funciona.
Ve de işe yaradı!"E então funcionou."
Çoğu kablosuz klavye bugün işe 2.4 GHz radyo frekansında çalışmaktadır.Tem inúmeras aplicações na faixa de freqüência de 2.4 GHz.
Malgaması hidrojenleyici olarak işe yarar.Encontram, contudo, muita utilidade em hidráulica.
Üçüncü kitap işe kalp ve kan damarlarıyla ilgiliydi.Livro III: menciona o coração e os vasos sanguíneos.
Mahone, Kim’i arar ve yeniden işe koyulduğunu söyler.Daniela pede a Tomás que se demita do trabalho.
Sophie (Laura Dean): Mark'ın yerine işe alınan kişi.Capcom Entertainment, Inc. Claire Redfield: Então é verdade, você tem trabalhado para a Umbrella.
Görevi bıraktından sonra Pan American World Airways'te ticari pilot olarak işe başlamıştır.Em seguida, Roddenberry trabalhou como piloto comercial para a Pan American World Airways.
(18 yaşında) Manhattan Projesi üzerinde çalışmak için işe alındı.Foi usada para o Projeto Manhattan.
Burada yerel oyuncu kadrosu ve ekip işe alınmaya başlandı.Já temos o formato do jornal e a equipe, vamos começar a contratar em breve.
Yöneticiler ve kadılar bu işe karışamazlardı.Os guardas então, não o deixaram entrar.
Bu yollar işe yaramaz.Não são servidos por estrada.
Ama aynı yıl başka bir işe daha girdi.No mesmo ano, outra mudança importante.
Hentschel, 4 Temmuz 1934'te işe alındı.Nascido em Berlim, Hentschel foi contratado em julho de 1934.
John Napier logaritmayı işe kattı.John Lennon participa fazendo os grunhidos de porco.
Süreç, işe son verilmesi ya da kişinin ayrılması ile sonuçlanır.Caracterizada pela finalização do processo, seja pela conclusão da tarefa ou desistência do grupo.
Her şey, yaptığım işe, kendime, dinleyicime olan saygıdan, aşktan.Tudo que tenho e possuo, Vós me destes com amor.
Ama kasabada yaşayan bir yabancı gider polislere tüm durumu anlatır ve tuzak işe yaramaz.Um assassino á solta na cidade espalha o pânico e a policía é ineficiente em sua captura.
Orkların zırhları, elflerinki kadar kaliteli olmasa da işe yarar sağlamlıktadır.Também é sabido que sua armadura, embora inferior àquelas dos Elfos e Anões, é bastante eficiente.
Complice firması, süet ve deri koleksiyonları tasarlamak üzere Versace’yi işe aldı.O governo norte-americano contratou a Archer para produzir Duck and Cover.
Paul 2009'da NRJ müzik radyosunda genç eğitimci olarak işe başladı.Em 2009, Van Haver empregou uma jovem estagiária no musical das emissoras de rádio NRJ em Bruxelas.
CoreMedia AG önce bir İçerik Yönetim Sistemi satarak işe başladı.De CoreMedia AG begon aanvankelijk met de verkoop van een Content Management Systeem.
Bu yüzden hemen işe koyulduk.En zo gingen ze onmiddellijk aan het werk.
1945 yılında 35 yaşında iken Willy Maertens'in Hamburg'daki Thalia tiyatrosunda işe başlar.In 1945 kwam de toen 35-jarige Meysel bij Willy Maertens bij het Thalia Theater in Hamburg.
1944 yılında vokalistlere enstrümanı ile eşlik etmek üzere Lahor'daki All India Radio tarafından işe alındı.In 1944 werd hij aangenomen bij All Indian Radio in Lahore als begeleider van zangers.
Morris aslında Glee'nin oyuncu kadrosuna Beyoncé'nin "Single Ladies" dansını öğretmesi için işe alındı.Morris was oorspronkelijk ingehuurd om de dans van Beyonce's "Single Ladies" aan de Glee cast te leren.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.Het plan werd een tijdje stopgezet.
Gerda daha sonra Hitler'den izin aldı ve onun yokluğunda yerine çalışması için Traudl Junge işe alındı.Gerda nam toen een pauze in haar dienst voor Hitler en haar werk werd overgenomen door Traudl Junge.
Gelecek yıl işe başlayacak.Het volgend jaar wordt met de uitvoering begonnen.
John Napier logaritmayı işe kattı.John Napier laat zijn logaritmetafels verschijnen.
Fakat tedavi işe yaramadı.Medische behandelingen sloegen niet aan.
1926'da Oakland'da Ulusal Dondurma için yeni ve büyük bir tesis işletmek üzere işe alındı.In 1926 werd hij aangesteld als baas van een grote nieuwe fabriek van consumptie-ijs in Oakland.
Yedek dokumacı olarak işe başladım.Hij begon te werken als werktuigmaker.
Ulemanın dağılması için heyet gönderilip uzlaşılmak istendiyse de bu hiçbir işe yaramadı.Toen hij het gedaan had, wilde hij het er toch uit wassen, maar dat lukte niet.
Deney orada tam zamanlı bir işe neden oldu.Tijdens deze missie had het slechts een experimentele functie.
Bu taktik işe yaramadı.Deze tactiek mislukte.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Het had hem geen moeite gekost binnen te komen.
Tom bir deneme sürüşünden sonra işe başlar.Maar men kan het pas zeker weten na het uitvoeren van een proefboring.