Ana içeriğe geç
Sözlük

işe ile cümle

işe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu ocakların Almanlar tarafından işetildiği, gölün de bu isimle anıldığı bilinmektedir.Пчелы нападали также и на немцев, и именно поэтому битва получила такое название.
Her vatandaş bir işe sahip olmalıdır.Все граждане были обязаны работать.
Bu mayınlar bazı durumlarda örneğin mayını döşeyecek zemin bulunamadığı durumlarda çok işe yaramaktaydı.Она также позволяла в определённых условиях обнаруживать даже такие небольшие предметы, как, например, мины.
Gelecek yıl işe başlayacak.В следующем году начались строительные работы.
Diğer maçlarda da çok işe yaramıştır ve büyük beğeni almıştır.Он играл хорошо и в других матчах, за что удостоился похвалы.
Köyümüz insanının eli her türlü işe yatkındır.Мы стремимся к полной занятости для нашего народа.
Üniversiteyi bitirince Daily Planet gazetesinde işe başlar.Burada Lois Lane ile tanışır ve olaylar gelişir.В течение первого сезона Кларк получает работу в «Daily Planet» и встречает Лоис Лэйн.
1998 yılında kendi işini kurarak Fortel Invest'te işe başladı.В 1998 году начал свой собственный бизнес в Fortel Invest Oy, но позднее продал его.
1829'da işe Paris’te bir baskı atölyesi açarak girişti.В 1828 открыл собственную мастерскую в Париже.
Onların münasebetsizce işe karışmaları hem Etrüskleri hem de Fenikelileri kuşkulandırdı.И он хочет, чтобы это же делали и другие: вступали , во всём сомневались, раздвигали границы.
Bu aldatmacalar çok işe yaramıştı.Действия зенитчиков были весьма эффективны.
1931 yılında Waseda Üniversitesi'nden mezun oldu ve Asahi Shimbun gazetesinde işe başladı.В 1931 году Микио Ода окончил университет и пошёл работать в газету «Асахи симбун».
1903 yılında işe girdiği Dresdner Bank'ın 1915 yılında genel müdürü oldu.В 1904 году стал работником Дрезденского банка, где работал до 1937 года.
Çünkü bu işe giriştiğimizde nasıl bir şeyin içinde olduğumuzun farkında değildik.Во время войны я не понимал, что происходит.
Tarkan ve Kurt işe koyulurlar.Волки и медведь окончательно пугаются.
Ancak yine de Harris işe gelir.Но Карриэс идёт дальше.
Animasyon - Turbo ne işe yarar?УНИАН — здоровье — Что происходит с фосфором?
Oğlu Korkut (İlhamcan Çelikoğlu) ise babasına göre işe yaramaz bir çocuktur.Так недостойного сына постигла такая же участь, какую он уготовил своему отцу.
O konser karar verdiğimiz nokta oldu, ikimiz bir grup kuracaktık, işe yarayacaktı ya da rezil olacaktık.Одно из двух: либо мы будем согласны, либо нам здесь придется очень плохо.
Bu işlemin “kötü ruhların kaçmasına izin vererek” işe yaradığına inanılırdı.وكان يعتقد أنه ينفع عن طريق "السماح بهروب الأرواح الشريرة".
Müttefik Devletler 3 Eylül'de Almanya'ya savaş ilan ettiler, ancak işe yarar bir destek veremediler.أعلنت حكومات الحلفاء الحرب على ألمانيا في 3 سبتمبر لكنها فشلت في تقديم أي دعم يذكر.
Abasıyanık bu işe bir ay dayanabildi ve 28 mahkeme röportajı yazdı.تحمل عباسي يانيق هذا العمل شهراً واحداً، وكتب 28 تقريراً.
Kanıt Arayışının Erken Bitimi: Kişiler, işe yarar gözüken ilk alternatifte karar kılmaya yatkındır.إنهاء مبكر للبحث عن الأدلة: يميل الناس لقبول البديل الأول الذي يبدو وكأنه قد يعمل.
"Yarın işe gelmeyeceğim."لا تدخروا شيئا إلى الغد."
Derhal kovuldu ve orijinal başrol oyuncusu yeniden işe alındı.لذلك فُصلت على الفور وأُعيدت البطلة الأصلية.
Bir işe talip olan insan yanacak, kavrulacak ki bir tesir bıraksın.إذا أردت مساعدة صديق ينزف اقترب منه واضغط دائرة.
Bu yüzden hemen işe koyulduk.وقال انه قرر على الفور العمل.
2006 Mart ayında, SM Entertainmentgelecek Super Junior nesil için yeni üyeler işe başladı.في مارس 2006 بدأت (SM entertainment) بجمع اعضاء جدد لضمهم للجيل الثاني من سوبر جونيور.
Ama işe yaramadı.لكنَ الأمر لم يفلح.
Highmore 7 yaşında televizyonda küçük roller ile işe başladı.هايمور بدأ بالتمثيل في أدوار قصيرة على شاشات التلفزة في السابعة من عمره.
Ne işe yarar?"ما المناسبة؟".
WWE onu işe almıştır.كول في وضعها.
Hatta babasından o kadar nefret ediyor ki; 3. sezonda mezarını ziyarete gittiğinde işemiştir.حتى أنه تبول على قبر والده في الموسم الثالث.
Karamanlı Hamit, Amerikan subayı William Eaton tarafından işe alındı.وجهزت قوة من المرتزقة بقيادة ضابط الجيش الاميركي وليام ايتون.
Üçüncü Haçlı seferinin amacı Kudüs Latin Krallığını kurtarmaktı ama bu sefer de işe yaramadı.حاول الأفضل إنقاذ القدس، ولكنه وصل بعد فوات الأوان.
Büyü işe yarar ve Willow kendini beş yaşındaki Buffy ile konuşurken bulur.ومع مساعداتها اصبح ويلتشير يعرف الكلام في سن الخامسة.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.ومن غير المعروف مدى شيوعا حدوث هذه الحالة.
Fakat bu işe yaramadı.ولكن ذلك لم ينجح.
Kuveyt vatandaşları bu ülkelerde işe girmek hakkınada sahiptir.الناس في الدول الذكورية يعيشون ليعملوا.
Ama bu işe yaramamıştır ve bütün köylüler enfekteler tarafından katledilmiştir.لم يستطيع فعل ذلك لأنهم نقلوا جميعا لدار الرعاية.
Bunun yerine, kendilerine ölçünlü ödeme yapılıyor ve devletçe belirlenmiş bir süreliğine işe alınıyorlardı.وعوضاً عن ذلك فقد تقاضي الجنود أجور متوسطة بشكل ثابت، كما عينتهم الدولة لفترات محددة.
Petah Tikva'da FYKB okulunda eğitim görevlisi olarak işe başladı.وقد بدأ كويست عمله في الصحافة كمتدرب لدى بي بي سي.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.عمل هذا الحل لفترة من الوقت.
Bu terfi için Madonna'yı işe aldı.فاستعان بمادونا من أجل الدعاية.
Yeni bir hükümetin işe başlarken, ofisteki hedeflerini yerine getirme listeleridir.عند بدء الحكومة الجديدة عملها، فإنها تسرد أهدافها التي يتعين عليها إنجازها أثناء فترة عملها.
1989 yılında Almaniya'da tank birliklerinde işe başlamıştır.وقد أدى ذلك إلى خفض واضح لقوات الدبابات في عام 1989.
Bu basit program, birçok işe yarayabilir.بعض هذه الألائل قد تكون نافعة.
Ancak gittiği ilk iş görüşmesine başarısız olur ve kendisini işe almazlar.ولكن على كل حال، ينبغي عليك ألا تشعر بالاحباط إذا لم تحصل على الوظيفة الأولى التي تقدمت لشغلها.
İlaç tam olarak işe yaramamaktadır.نعم، الجرعات المفرطة منه آمنة تماما.
Acele işe şeytan karışır.العجلة من عمل الشيطان.
Tembelliği bıraktı, işe canla başla sarıldı.فترك البطالة ونشط إلى العمل.
Derhal kovuldu ve orijinal başrol oyuncusu yeniden işe alındı.Ela foi prontamente demitida, e a protagonista original foi recontratada.
Bu sorunun işe yarama nedeni 8 olası duruma bakıldığında görülebilir.A razão porque funciona pode ser vista olhando-se para os oito casos possíveis.
Süreç etkili değildi ama işe yaradı.O processo era ineficiente, mas funcionou.
Faustin, Vlad'in öldürülmesine kızmaz ve Niko'yu işe alır.Faustin não fica incomodado pela morte de Vlad e contrata Niko.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”O caminho de Shah é o de tratar o trabalho como se fosse uma piada.'
Stanford Üniversitesi'nde doktora yapan bir öğrenci olan Craig Silverstein, ilk çalışan olarak işe alındı.Craig Silverstein, um colega de doutorado estudante em Stanford, foi contratado como o primeiro funcionário.
Oradayken Peter, şerif olur ve Brian'ı yardımcısı olarak işe alır.Enquanto isso, Peter se torna xerife e Brian se torna seu deputado.
Böyle insanlarla bağlantılı olarak pasif olmak da meseleyi görmezden gelmek de işe yaramaz.Ser passivo com tais pessoas é inútil, e é inútil evitar o tema.
Bunun yerine, kendilerine ölçünlü ödeme yapılıyor ve devletçe belirlenmiş bir süreliğine işe alınıyorlardı.Pelo contrário, agora recebiam um pagamento fixo, e eram empregues pelo Estado por uma duração determinada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod