Ana içeriğe geç
Sözlük

işe ile cümle

işe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Babam işe arabayla gider.Mio padre va al lavoro in auto.
Görünüşe göre işe yaradı.A quanto pare ha funzionato.
Gerçekten işe dönmek zorundayım.Devo veramente tornare al lavoro.
Tom işe trenle gider.Tom va al lavoro in treno.
TTV Gönnern 1995 yılında onu işe aldı.TTV Gönnern lo assunse nel 1995.
Görevi bıraktından sonra Pan American World Airways'te ticari pilot olarak işe başlamıştır.Dopo avere lasciato il servizio, fu pilota commerciale per la Pan American World Airways.
Ama Şah’ın tarzı işe şakaymış gibi yaklaşmak.’”Ma la forma di Shah è quella di trattare il lavoro come se fosse uno scherzo'.”
Ama WWE onu röportajcı olarak işe aldı.La WWE lo ha assunto come road agent.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.Non è chiaro quanto sia diffusa questa pratica.
Dün işe gitmiş.È stata all'ospedale.
Brawn, 1978'de Sir Frank Williams tarafından yeni kurulan Williams takımının bir makinisti olarak işe alındı.Brawn fu ingaggiato da Sir Frank Williams nel 1978 per il suo nuovo team di F1.
Bloembergen burada ilk NMR makinesini geliştirmek için işe alındı​​.Bloembergen fu nominato in quel momento responsabile dello sviluppo della prima macchina a RMN.
Nadiren de olsa bu taktik işe yaramaktadır.Questa tattica si è spesso dimostrata valida.
1832 yılında hukuktan mezun oldu ve Pressburg'da (günümüzde Bratislava, Slovakya) çırak olarak işe başladı.Nel 1812 terminò gli studi di giurispridenza a Presburgo, l'odierna Bratislava.
Filmin banal ciddiyeti işe yarıyordu ve ona ham bir gerçeklik kazandırıyordu".La banale serietà del film fa il resto - e gli dà quel tocco di crudo realismo».
Yeni Bir Umut'un ses efekteri için George Lucas, Ben Burtt'ü işe almıştır.Lucas ingaggiò Ben Burtt per supervisionare gli effetti sonori di Una nuova speranza.
Tarkan ve Kurt işe koyulurlar.Gambadilegno e Lupo vengono arrestati.
Ekipte işe yarayacak birçok aleti kendisi yapmıştır.Molti strumenti sono costruiti da loro stessi.
Gelecek yıl işe başlayacak.I lavori iniziarono l'anno successivo.
Üniversiteyi bitirince Daily Planet gazetesinde işe başlar.Burada Lois Lane ile tanışır ve olaylar gelişir.Dopo essersi laureato in giornalismo, Clark fu assunto dal Daily Planet, dove incontrò Lois Lane.
Ancak ne işe yaradığını bulamaz.E non sai se ce la farai.
House, Cameron'ı işe geri almak istediğinde ise Cameron şart olarak yemekli bir randevu talep eder.House, infine, cerca di convincere Cameron a tornare.
İrili ufaklı birçok işe girip çıktı.La madre naturale si è fatta carico di alcuni di questi.
Fakat bu deneyimler Finlandiya'ya karşı gerçekleştirilen Kış Savaşı'nda pek işe yaramadı.Non è servita a nulla, perciò, la vittoria all'ultima giornata contro Malta.
Bir gün işe giderken piyangocu Şakir'den bir piyango bileti alır.Un giorno decide di comprare un biglietto della lotteria.
Plan bir süreliğine işe yarar gibi göründü.E il suo piano sembra funzionare.
14 yaşında bir bisikletçinin yanında çırak olarak işe başladı.A 14 anni si può guidare la motocicletta.
Ancak yine de Harris işe gelir.Andie deve quindi mettersi al lavoro.
Bu işe sonraki yıllarda da devam ettiler.I lavori continuarono negli anni successivi.
Ama bu işe yaradı.E penso che abbia funzionato.
Bu taktik işe yaramadı.La tragedia non fu inutile.
Pazar günü işe gidip, Çarşamba günü haftasonu olduğunu sanarak evde kalır.La incontra il lunedì, la vede per un drink il martedì.
Ondan ayrılmak için eşcinsel olduğunu söyler ama işe yaramaz.Lei lo prega di andarsene, ma invano.
John Napier logaritmayı işe kattı.John Campbell inventa il sestante.
1907 yılında Auguste Rodin Despinau'yu asistanı olarak işe aldı.Nel 1907 fu assistente Auguste Rodin.
1886 yılında, Reckitt & Sons Avustralyada işe başladı.Dal 1884 la Reckitt & Sons entra nella London Stock Exchange.
Buchanan ilk başta Reeves’in işe alınmasına karşı çıkmıştır.Prima di incontrare Rebound odiava i cani.
Ferhad büyük bir coşku ile işe koyulur ve bir süre sonra işin sonuna yaklaşır.È l'inizio di una notevole carriera, che presto verrà interrotta.
Ayrıca kendisini bir işe bütünüyle vermek veya o uğurda feda etmek anlamında da kullanılır.Totalmente votato al suo lavoro, sacrifica per quello qualsiasi cosa, moglie compresa.
Bunun üzerine servis elemanı olarak işe alınmıştır.Si assoggetta pertanto a questo genere di servitù.
Buna göre her işe Allah’ın adıyla başlamak gerekir.Che tutto insieme: "...trovare tutte le combinazioni del nome di Dio? ...
Bu işe her şeyimi koydum çünkü bir filmde bir rolü canlandırmak daha da fazlasıdır.Sarei uno sciocco se negassi che in questo film c'è più di un difetto.
Ve işe Rus gangsteride karışmıştır.Corre poi in competizioni russe.
1878'de hukuk danışmanı olarak işe başladı.Dal 1878 esercitò la professione di avvocato.
Eloise bu işe bozulur.Arizona si sentirà molto in colpa per quanto successo.
Babası manifaturacıydı, kendisi de yelkenlilere halat yapan birinin yanında çırak olarak işe başladı.Fu cresciuto da suo padre, che lavorava per una società di smantellamento di navi.
Ulemanın dağılması için heyet gönderilip uzlaşılmak istendiyse de bu hiçbir işe yaramadı.Se invero avrà una guida severa ma giusta, non vi sarà bisogno mai d'alcun castigo...
Ertesi gün işe geldiğimde kapıdan çevrildim.Poi il giorno dopo ho rivisto l'azione.
Aynı zamanda ekibin ana üyelerini işe alabilir, satıcılarla anlaşma sağlar.Inoltre i vari componenti del gruppo possono rivolgere delle domande al capitano.
Korkarım ki planınız işe yaramayacak.Я боюсь, твой план не сработает.
Planının işe yarayacağını sanmıyorum.Не думаю, что твой план сработает.
Tom işe motorsikletle gidip geliyor.Фома ездит на работу на мотоцикле.
Tom bir işe girdi.Том нашёл работу.
O onun kalmasını rica etti fakat o işe gitmek zorundaydı.Она попросила его остаться, но ему надо было идти на работу.
Plan işe yaramayacak.План не сработает.
Terapi işe yaramadı.Терапия не подействовала.
Onlar şu anda işe yaramaz.Сейчас они бесполезны.
Her gün işe ya bisikletle giderim ya da otobüsle.Каждый день я езжу на работу на велосипеде или на автобусе.
Sanırım bugün işe gitmeyeceğim.Думаю, сегодня я не пойду на работу.
Bu işe burnunu sokmasan olur mu acaba?Ты можешь не вмешиваться в это дело?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
işe ile cümle - Sayfa 47 - işe kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App