Ana içeriğe geç
Sözlük

işe ile cümle

işe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Öğrenimini tamamladıktan sonra, oda tiyatrosunda, Kortner'in asistanı olarak işe başladı.Nach Beendigung seines Studiums begann er bei den Kammerspielen als Kortners Assistent.
Brawn, 1978'de Sir Frank Williams tarafından yeni kurulan Williams takımının bir makinisti olarak işe alındı.Brawn wurde 1978 von Frank Williams als Techniker in seinem Williams-Team eingestellt.
1945 yılında 35 yaşında iken Willy Maertens'in Hamburg'daki Thalia tiyatrosunda işe başlar.1945 kam die 35-Jährige zu Willy Maertens ans Thalia Theater in Hamburg.
Fal aynı zamanda hangi tanrılara hangi kurbanların verileceğini bilmede de işe yarardı.Die Wahrsagung erlaubte ebenfalls festzulegen, welche Opfer welchen Göttern gebracht werden mussten.
TTV Gönnern 1995 yılında onu işe aldı.So auch der TTV Gönnern, der ihn 1995 verpflichtete.
Ancak Carnot, mekanik işe dönüşmeyen ısı kayıplarının olduğunu varsaymıştır.Carnot vermutete, dass bei diesem Prozess keine Wärme verloren geht.
Genel olarak aynı işe eşit ücret talebi burada ana düşünceydi.Dabei war die Forderung nach gleichem Lohn für gleiche Arbeit zentral.
Elinden düşürmediği çakmağı sonunda bir işe yaramıştır.Der von ihm geleitete Einsatz von Treibminen scheiterte.
Jace, bunun işe yaramayacağını söyler.Josh erzählt, dass es sowas nicht gebe.
Animasyon - Turbo ne işe yarar?MoTrip – Was ist Rap für dich?
Çeşitli edebiyat kuramları metnin ne demek olduğu ve ne işe yaradığı konusunda bize ne söylüyor?Welche Art von Sprache spricht die Philosophie oder sollte sie sprechen?
Gelecek yıl işe başlayacak.Der Bau begann im folgenden Jahr.
Bu temaslar işe yaradı ve işbirliği yapılmasına karar verildi.Das Video war erfolgreich und man beschloss weiter zusammenzuarbeiten.
Ona göre edebi metinler bir işe yaramak zorundaydı.Literarische Texte mussten für ihn einen „Gebrauchswert“ haben.
Aynı yılın Ağustos ayında Basel’de Wattenwyl adlı kitabevinde yeni bir işe başlamıştır.Im August desselben Jahres wechselte er zu einem neuen Arbeitgeber, dem Antiquar Wattenwyl in Basel.
Yapılan işe göre KDV oranları değişmektedir.So sieht's aus, wenn die AfD Änderungen einbringen will.
1832 yılında hukuktan mezun oldu ve Pressburg'da (günümüzde Bratislava, Slovakya) çırak olarak işe başladı.Er wanderte nach Österreich; er lebte unter anderem in Pressburg (heute Bratislava).
Ama bu işe yaradı.Das hat funktioniert.
Fakat tedavi işe yaramadı.Die Therapie schlug jedoch nicht an.
Erişim tarihi: 27 Aralık 2012. ^ "Johnnie Walker signs David Gandy (Johnnie Walker David Gandy işe)".Models.com, abgerufen am 27. Dezember 2012. Johnnie Walker signs David Gandy.
Hayalet yazarlar çeşitli nedenlerle işe alınırlar.Fantasiepässe werden aus ganz unterschiedlichen Gründen ausgestellt.
Rusya'nın da bu işe kesin olarak karşı olmasının da bu durumda payı olduğu kabul edilmektedir.Russland bestritt, in irgendeiner Weise in den Komplex involviert zu sein.
Ve işe Rus gangsteride karışmıştır.In Japan war er an anti-russischer Agitation beteiligt.
Ardından birçok işe girdi.Danach fand er in einer Zeche Arbeit.
Bu yüzden hemen işe koyulduk.Er begann sofort mit der Arbeit.
Bu terfi için Madonna'yı işe aldı.Er stieß durch die Empfehlung von Madonna zu dem Team.
Ertesi gün Buffy işe gider.Am nächsten Tag soll Norbert einkaufen gehen.
Daha sonra aynı kanal tarafından işe alındı.Nach ihm wurde der Kanal auch benannt.
Hiçbir işe yaramıyorsunuz.Es nützt nichts.
Yaşamının son yıllarını bu işe adamıştı.Die letzten Monate seines Lebens widmete er diesem Werk.
Dün işe gitmiş.Er musste im November ins Krankenhaus.
Bu aldatmacalar çok işe yaramıştı.Die Beutnerei war überaus einträglich.
Bu nedenle New York'taki bir dergide işe başladı.Sie arbeitete zunächst bei einem Verlag in New York.
Ertesi gün işe geldiğimde kapıdan çevrildim.Der freigelegte Eingang war schon am darauf folgenden Tag mit einer Tür versehen.
Hiçbir şey işe yaramamıştı.Alles hilft nichts.
Dönemsel iş veya Dönemsel çalışma işverenin, işçiyi belirli bir süre dahilinde işe alması durumudur.Der Arbeitgeber konkretisiert das Arbeitsverhältnis und die Arbeitszeit im Bedarfsfall.
Panpişi Muhtar ile her işe girerler ve muhakkak o işi batırırlar.Bei jedem sind die Wälle eingezogen und enden am inneren Graben.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Es war ihm nicht möglich, hinzugelangen und es zu betreten.
Ardından bir yaşlı bakım merkezinde temizlikçi olarak işe girer.Später wurde er Altenpfleger in einem Seniorenzentrum.
Babasının ölümünden sonra da bu işe devam eder.Nach dem Tod des Vaters führte er dessen Werk weiter.
Bu işe ne kadar konsantre olacağımızı biliyoruz.Aber ich hätte nicht gedacht, wie sachlich so etwas abläuft.
Yani, senin potansiyellerin bir işe yaramaz.Aber seine Bestechungen bewirken nichts.
1872 yılında Sankt Petersburg'a geri döndü ve babasının yanında işe başladı.Im Jahr 1857 kehrte er nach Polen zurück und arbeitete zunächst mit seinem Vater zusammen.
2011 yılında Karşıyaka'da Altyapı Antrenörü olarak işe başladı.2011 begann er als Tennistrainer zu arbeiten.
Darayak bu durumda işe yarar.Das flache Land kommt diesem Umstand zugute.
İkisi de işe alınır ve kampa gönderilir.Beides wurde zum Lagerplatz gebracht und verarbeitet.
1 Ocak: Theo Brüksel'de Goupil & Cie.'de çırak olarak işe başladı.Danach begann er bei Brown, Boveri & Cie., für die er auch im Ausland tätig war.
Ve de işe yaradı!"Aber es funktioniert“.
Rollins, Jordan'ın tek başına yaptığı bu işe memnun olmadı.Doch keine gefällt ihm so wie Jordan es tat.
Ekipte işe yarayacak birçok aleti kendisi yapmıştır.Er baute viele seiner Instrumente selber.
Kasım kurguyu işe salarak bir-birinin ardından 20 füze atdı.Jede Kompanie erhielt am Anfang 18 solche Gewehre zugeteilt.
Kendinizi işe verin.Consacrez-vous à votre travail.
Onu işe aldı.Il a renvoyé l'employé.
Bazen iyi bir nedeni olmaksızın işe gitmez.Il est parfois absent du travail sans bonne raison.
Herhangi bir iş acı veren bir işe dönüşebilir.N'importe quelle tâche peut devenir pénible.
O işe yaramaz.Ça ne va pas !
Dökülen süt için ağlamak bir işe yaramaz.Il ne sert à rien de pleurer sur le lait renversé.
Bilmiyor gibi yapacağım ve bu işe yarayacak.Je ferai semblant de ne pas savoir et ça ira.
Ben işe gitmeliyim.Je dois aller au travail.
Ateşli bir coşkuyla işe koyuldu.Il se mit au travail avec une ferveur fébrile.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
işe ile cümle - Sayfa 43 - işe kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App