Karara varmak ile kastettiğim şey tüm kararlarınızı denemeniz ve işe yarayıp yaramadığını görmeniz.Arriving at decisions meaning put all your decisions to test, see if they work.
Bizlere işe yaramayan bir takım değerler verildi.We are given a set of values that do not work.
Perşembe günü işe gelmek istemiyorsun?You want a day off on Thursday?
Dolayısıyla, adalet sistemi parasal sistemin içinde de işe yaramaz.So a justice system will not be useful in the monetary system.
Bilirsiz, eski bir deyiştir ama işe yaradığı gösterilmiştir:You know, it's an old line, but it has been shown to work --
Mali yardımlar işe yarayacak mı?Will the bailout work?
Bilgisayarda bütün gün pinekleyen bir kişiden eğlence için işe bisikletle giden bir olmuştum.I went from desk-dwelling computer nerd to the kind of guy who bikes to work. For fun! (Laughter)
Bunların pratikte işe yarıyor mu?How well do these work in practice?
Hanımlar, bakın bu her defasında işe yarıyorLadies, this works every time.
Belki geçmişe bakarsanız bunların işe yarayıp yaramadığını görürsünüz.Maybe you look at the past and see. Has it done any good?
Bize göre çeşitli seviyelerde bunların hepsi işe yarıyor.Well, at some level, we think all of these things should work.
Ve işe yaradı, ya da ben öyle sandım.And it worked, or so I believed.
Ve orada, işe çocukluğumun ayak izlerini arayarak başladım.And there, I started by searching for the footprints in my childhood.
Ve sanırım işe yaradı.And guess what, it worked.
Bu hala işe yarıyorSo it still works.
Bütün bunlara rağmen, şu işe bak dizlerine bak, onlarınkiler sapasağlam seninkiler titriyor.Despite all of that, what an example look at their knees, they're stiff while yours are trembling.
Söylemeye çalışıtığım, (Afganistan'da) yardımın işe yaramadığı.Why can't we do what was done with northern Italy? With the Put Out system?
Ve hala işe yaramıyor mu? AG:They didn't want to give us the money.
Gece geç saatlerde Dr. Jay Giedd işe gitmek için yola koyulur.Late at night Dr. Jay Giedd heads to work.
Bir iş adamı, yaptığı işe ve ekonomiye güvenir.A businessman is confident about his business and economy.
"Halkın gücü ancak rejim çok baskıcı değilse işe yarar." derler.They will say: "People power will work only if the regime is not too oppressive."
"Halkın gücü ancak milletin yıllık geliri X ile Z değerleri arasındaysa işe yarar." derler.They will say: "People power will work, if the annual income of the country is between X and Z."
"Halkın gücü ancak ortada dış güçlerin baskısı varsa işe yarar." derler.They will say: "People power will work only if there is a foreign pressure."
"Halkın gücü ancak petrol yoksa işe yarar." derler.They will say: "People power will work only if there is no oil."
Bazen işe yarıyor.Sometimes it works.
Videonun sonunda da neden işe yaradığını göstereceğim. .And then at the end of this video, I'll actually show you why it works.
Çünkü gerçekten işe alındım. kuantum bilgisayarı üzerinde çalışmak içinAnd that came as a surprise to me, because I was actually hired to work on quantum computation.
Bu çok işe yaramaz mıydı?Wouldn't that be handy?
Bazıları kendilerini işe verir, ve kendilerini oyaladığı için müteşekkirdir.Some people will bury themselves in work, grateful for the distraction.
Bu yüzden, John beni bu işe verdi.That's why John put me onto this -- make sure she doesn't fuck up again.
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.I didn't say these were going to be perfect.
Bu her seferinde işe yarar.You get it every time.
Böylelikle işe koyulduk.So we got started.
Onlarla " Peki siz ne istiyorsunuz?" diyerek işe başladık.So we started with them, saying, "Well, what do you want?
Bu işe ürün tasarlayarak girdimI got into this business designing products.
Onun işe ilk aldığı kişi, hastaları savunan bir yasal hizmetler avukatıydı.And his first hire was a legal services attorney to represent the patients.
Evet, biliyorum, bu işe yaramıyor bu işe yaramıyorSo, yeah, I know, that's not working That's not working
Farkettim ki program Jennifer Hudson için işe yarıyorsa neden bende işe yaramasın.So I figured if it works for Jennifer Hudson why wouldn't the program work for me.
Olağanüstüden saçmaya kadar tasarımlarımız var, ama işe yaradılar.We had from the sublime to the ridiculous, but they worked.
İnşa edildi; işe yarıyor.It was built; it works.
Metapod: tamamen işe yaramaz bir Pokemon.Metapod: completely useless Pokemon.
Şu an, şaşırtıcı bir şekilde işe yarıyora benziyor.Now surprisingly, it seems to work.
Bu işe nasıl başladığımı anlatmak istiyorum.I want to talk a little bit about really just how I got started.
Bu Marshall McLuhan ile işe yarıyor.This is working with Marshall McLuhan.
Bu -- malesef, işe yarıyor, daha çok yayılmış gibi.It's -- unfortunately, this one works, kind of, as a spread.
Bu da işe yaramaz.You couldn't do it.
Neyin işe yaradığını böyle öğreniyoruz.That's how we learn about what works.
Biz ailemin çiftliğinde off bizim popo işe ise, başınızı o küf yıkayacak olacaktır.If we work our butt off at my family's ranch, that mildew in your head will wash away.
Bu daha işe yarıyordu:It worked better:
Burada asıl sorular şöyle sıralanabilir; bu model işe yarayacak mı?And the test is: one, will it do the job?
Biz de, bunları gerçekleştirmek üzere işe koyulduk.And so we have set about doing that.
Bulla işe yaramış ve ağabeyini korumuştu.The bulla had worked. It had protected him.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.As Lucius leaves with his family, the shops are open as the population goes about its business.
Bu teorinin en güzel yanı, Lucas açısının kozalakta neden işe yaradığını açıklamasıdır .The best thing about that theory is that it explains why Lucas pinecones would happen.
Bunun işe yarayıp yaramayacağını öğrenmemize yardım edebilirsiniz.You can help figure it out.
Bu ayakkabılarda işe yaramıyor ve bizim vücudumuz ayaklarımızdan kat ve kat daha karmaşık.It doesn't work with shoes, and our bodies are many times more complicated than just our feet.
Ailen her yeni ve büyük bir işe giriştiğinde ne hissediyor?How do your family feel about each time you step into something big and new?
En önemlisi, bu işe yarıyor.And most importantly, it's working.
Seni işe hazrılayan bir eğitim sistemi.An educational system designed to prepare you for a job.
Ama sonra da, bu yazmak iyidirden daha kötü, o yüzden de işe yaramayacak.But then I was like, that's more bad than writing is good, and so that wouldn't work.