işbirliği ile cümle
işbirliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bu konudaki işbirliğiniz büyük oranda takdir edilecektir.Your cooperation in this matter will be greatly appreciated.
İşbirliğini bekleyebilir miyiz?Can we expect your cooperation?
Hadi, Tom, biraz işbirliğine ihtiyacım var.Come on, Tom, I need a little cooperation.
Onların hepsi işbirliği içinde.They're all in cahoots.
Biraz daha fazla işbirliği bekliyordum.I expected a bit more cooperation.
İşbirliğiniz takdir edilmektedir.Your cooperation is appreciated.
Benim ülkem ve seninki arasında artık ekonomik işbirliği olmayacaktır.There will be no more economic cooperation between my country and yours.
Avukatım bana işbirliği yapmamı tavsiye etti.My lawyer has advised me to cooperate.
İşbirliğin için sana teşekkür ederiz.We thank you for your cooperation.
Dan polisle işbirliği yaptı.Dan was cooperative with the police.
Gerçekten Tom'un bizimle işbirliği yapmasını bekleyebilir miyiz?Can we really expect Tom to cooperate with us?
İşbirliği yapacak mısın?Are you going to cooperate?
Tom'a işbirliği yapmak için ne karar verdirdi.What made Tom decide to cooperate?
Tom kesinlikle işbirliği yapacaktır.Tom will definitely cooperate.
Tom polisle işbirliği yaptı.Tom cooperated with the police.
Neden daha fazla işbirliği yapmıyoruz?Why don't we collaborate more?
Tom işbirliği yapmayı reddetti.Tom refused to cooperate.
Tom, Mary'nin işbirliği yapmayan biri olduğunu söyledi.Tom said that Mary was uncooperative.
Tom bize işbirliği yapacağını söyledi.Tom told us that he'd cooperate.
Tom polisle işbirliği yapmak için daha fazla istekliydi.Tom was more than willing to cooperate with the police.
İnsanların seninle işbirliği yapmasını istiyorsan daha samimi olmak zorundasın.If you want people to collaborate with you, you have to be friendlier.
Onlar gibi suçlularla işbirliği yapmana inanamıyorum.I can't believe you associate with criminals like them.
Yapabileceğimiz yerde işbirliği yapalım, yapmamız gereken yerde karşı koyalım.Let's cooperate where we can, let's confront where we must.
Tom ve Mary arasındaki işbirliği çok düzenli gitmiyor.The collaboration between Tom and Mary is not going very smoothly.
İşbirliği yapmak zorundayız.We have to cooperate.
İşbirliği yapmaya devam edeceğiz.We'll continue cooperating.
İşbirliğine devam edeceğiz.We'll continue cooperating.
İşbirliği yapmak istiyoruz ve yapacağız.We want to cooperate and we will.
İşbirliği yapmak kolaydır.It's easy to get cooperation.
İşbirliği devam etmeli.Collaboration must continue.
Fadıl, polisle işbirliği yaptı.Fadil cooperated with the police.
Fadıl polisle çok işbirliği içinde gibi görünüyordu.Fadil seemed to be very cooperative with police.
Neden işbirliği yapmıyorsun?Why aren't you cooperating?
Tom polisle çok işbirliği yapıyor.Tom has been very cooperative with the police.
İşbirliğiniz hepimiz için önemlidir.Your collaboration is important for all of us.
CEO'nun işbirliği yapma konusundaki isteksizliği bizi zor duruma soktu.The CEO's unwillingness to cooperate put us in a difficult position.
Şüpheli işbirliği yapmayı reddetti.The suspect refused to cooperate.
İşbirliği yapmayacak mısınız?Aren't you going to cooperate?
İşbirliği yapmayacak mısın?Aren't you going to cooperate?
İşbirliği yapmayı reddettiler.They refused to cooperate.
Tom Mary ile işbirliği yapmaya karar verdi.Tom has decided to cooperate with Mary.
İşbirliği yapmaya hazırım.I'm willing to cooperate.
Tom, Mary'nin işbirliği yapmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't be cooperative.
Tom bu konuda Mary ile işbirliği yaptı.Tom collaborated with Mary on that.
Tom işbirliği yapmıyordu.Tom wasn't cooperating.
Mary bize işbirliği yapacağını söyledi.Mary told us that she'd cooperate.
Tom işbirliğine açıktı ama Mary öyle değildi.Tom was cooperative, but Mary wasn't.
Tom işbirliğine açık olduğunu söyledi.Tom said that he'd been cooperative.
Sami işbirliği yapmaya karar verdi.Sami decided to cooperate.
Sami polisle işbirliği yapmayı bıraktı.Sami stopped cooperating with the police.
Sami polisle işbirliği yapmayı durdurdu.Sami stopped cooperating with the police.
Tom, Mary'nin işbirliği yapmasını istedi.Tom wanted Mary to cooperate.
Tom işbirliği yapıyor, değil mi?Tom is cooperating, isn't he?
Tom ve Mary işbirliği yapıyor.Tom and Mary are cooperating.
Tom kiminle işbirliği yapmış?Who did Tom collaborate with?
Tom kimlerle işbirliği yaptı?Who did Tom collaborate with?
ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi ile işbirliği yapmıyor.The US does not cooperate with the ICC.
Bu grup ile resim, heykel ve mimarinin işbirliğini savunan işler üretti.Bu grup ile resim, heykel ve mimarinin işbirliğini savunan işler üretti.
Buna ek olarak, Köln'ün 260'dan fazla başka üniversiteyle işbirliği vardır.In addition, Cologne has further cooperations with more than 260 other universities.
1995 yılında, o ve Terzis işbirliği bir kez daha çalıştı.In 1995, she and Terzis co operated once more.