iş ile cümle
iş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ne pahasına olursa olsun Amerika'da yaşamak istiyorum.At all costs, I want to live in America.
İşi almak için kendimi ikna edemedim.I couldn't bring myself to take the job.
Niçin öylesine eski bir arabayı istiyorsun?What do you want such an old car for?
Niçin İspanyolca öğreniyorsun?What do you learn Spanish for?
Bu işi nasıl bırakabilirim?How can I quit this job?
Işığı aç, lütfen.Turn on the light, please.
Işığı kapat, lütfen.Turn off the light, please.
Lütfen bagajımı istasyona getirt.Please have my baggage brought to the station.
Ne tür yerleri görmek istiyorsun?What kind of places would you like to see?
İşler nasıl gidiyor?How's the world treating you?
TV izlemek yerine iskâmbil oynayalım.Let's play cards instead of watching television.
TV'de beyzbol oyunu izlemek ister misin?Do you want to watch the baseball game on TV?
Bir televizyon seti istiyorum, ama bir tane satın almaya param yetmez.I want a television set, but I can't afford to buy one.
Ama babamın yapmamı istediğini sanmıyorum.But I don't think Dad would like me to.
David'in isimlerini aklında tutamayacağı kadar kız arkadaşı var.David has so many girlfriends that he can't remember all of their names.
Nakit olarak ödemek istiyorum.I'd like to pay in cash.
Onun yerine kredi karımla ödemek istiyorum.I'd like to pay with my credit card instead.
Tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis.
Tatlı için ne istersin, dondurma mı yoksa taze meyve mi?What would you like for dessert, ice cream or fresh fruit?
Tatlı olarak ne istersin?What would you like for dessert?
Tatlı için peynirli kek istiyorum.I'd like to have cheesecake for dessert.
Tatlı olarak kek almak istiyorum.I'd like to have cake for dessert.
Tatlı olarak dondurma istiyorum.I want ice cream for dessert.
Tatlı olarak hangi meyveyi yemek istersiniz?What fruit would you like to have for dessert?
Elimden gelse, uçakla gitmek istemiyorum.I don't want to go by plane, if I can help it.
Şimdi eve gitmek istiyorum.I would like to go home now.
İstasyona kadar öyle yapmaya çalış.Try to do so as far as the station.
Eğer mümkünse seni görmek istiyorum.I'd like to see you if possible.
Mümkün olduğunca çok sayıda işçiyi bir araya getirmek önemlidir.It's important to unite as many workers as possible.
Mümkün olduğu kadar kısa sürede onu bana getirmeni istiyorum.I want you to return it to me as soon as possible.
Pul koleksiyonuna bir göz atmak istiyorum.I'd like to have a look at your stamp collection.
Mümkünse yarına kadar bu işi yap.Do this work by tomorrow if possible.
Tim'in eşi ona onu Paris'e götürmesi için israr etti.Tim's wife insisted on his taking her to Paris.
Dick bize yardımcı olmak için isteklilik gösterdi.Dick showed a willingness to help us.
Satıcı bir araba satmak istiyor.The dealer wants to sell a car.
Tırnaklarını ısırma.Don't bite your nails.
Sonunda, işimi tamamladım.At last, I completed my work.
Bir telefon görüşmesi yapmak istiyorum.I would like to make a phone call.
Biraz temiz hava almak istemez misiniz?Wouldn't you like to get some fresh air?
Biraz yürüyüş kahvaltı için iyi bir iştah verecektir.A little walk will give you a good appetite for breakfast.
Seninle görüşmek istediğim karışık bir sorunum var.I have a complicated matter I want to discuss with you.
Canım dinlenmek istiyor.I feel like taking a rest.
Seni biraz görmek istiyorum.I want to see you for a moment.
Bir şeyler atıştırmak için gitmek ister misin?Would you like to go and get a bite to eat?
Bunun içine bakmak ister misin?Do you want to look into it?
Seninle biraz konuşmak istiyorum.I'd like to speak to you for a moment.
Sadece yeni bir iş düşünüyordum.I was just thinking of a new job.
Tam dışarı çıkmak istediğimde yağmur yağacaktı.It would rain just when I wanted to go out.
Tereddütten uzak, isteyerek bana yardım etmeyi önerdi.Far from hesitating, she willingly offered to help me.
Üç yer ayırtmak istiyorum.I'd like to book three seats.
Giriş yapmak istiyorum, lütfen.I'd like to check in, please.
Ben kontrol etmek istiyorum.I'd like to check out.
Çıkış yapmak istiyorum. Hesabımı çıkarır mısınız?I'd like to check out. Do you have my bill?
Ben çıkış yapmak istiyorum. Belboyu çağırır mısın?I'd like to check out. Could you call the bellboy?
Çek kazağı satın almak istiyorum.I want to buy a Czech sweater.
Biraz peynir satın almak istiyorum.I would like to buy some cheese.
Biraz peynir istiyorum.I'd like some cheese.
Dans kulübüne nasıl katılmak istersin?How would you like to join the dance club?
Dansa nasıl gitmek istersiniz?How would you like to go to a dance?
Hiçbirimiz gitmek istemiyor fakat ya sen ya da karın gitmek zorunda.None of us want to go, but either you or your wife has to go.