işçisi ile cümle
işçisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu maddeye göre, seks işçisi kadınlar tecavüze uğrayınca üçte iki ceza indirimi uygulanıyordu.Di coloro che invece avevano specificato un sesso, più dei due terzi erano di sesso femminile.
Belde halkının çoğu tarım işçisi olarak başka yerlere mevsimlik olarak gitmektedir.La maggior parte dei membri della tribù vive altrove per trovare lavoro.
Gudiaşvili, bir demiryolu işçisi olan ailede dünyaya geldi.Nacque a Varsavia nella famiglia di un operaio delle ferrovie.
Çöp arabasını özenle temizleyen temizlik işçisi sosyal medyada ilgi odağı oldu.Уборщик, тщательно чистящий тележку с мусорным контейнером, оказался в центре внимания соцсетей.
1876'da Cafiero Marsilya'da yaşıyor ve aşçı ve liman işçisi olarak çalışıyordu.В 1878 году Кафьеро живёт в изгнании Марселе, работая поваром и докером.
Babasının fabrika işçisi olarak İstanbul'a gitmesinin ardından tüm ailesi İstanbul'a taşındı.Когда её отец стал рабочим Тульского оружейного завода, вся семья переехала в Тулу.
Maden işçisi bunun üzerine yeniden greve gitti.Тогда рабочие возобновили забастовку.
1848'de kentte 1739 endüstri işçisi vardı.К 1890 году в городе действует 27 промышленных предприятий.
Kendisini bir ‘tiyatro işçisi’ olarak tanımlamıştır.Называли его «образцовый рабочий клуб-театр».
Bir tarım işçisiyle bir hizmetçinin gayrımeşru çocuğu olarak dünyaya geldi.Притча о царском сыне, который согрешил с одной служанкой.
Belde halkının çoğu tarım işçisi olarak başka yerlere mevsimlik olarak gitmektedir.Многие крестьяне уезжают в Кот-д'Ивуар в качестве сезонных рабочих.
Meslekten bir metal işçisiydi.Работал рабочим-металлистом.
Yunan işçisinin ortalama günlük ücreti yaklaşık 12 kg buğdaya denk geliyordu.ويتجلى ذلك في متوسط الأجر اليومي للعامل اليوناني الذي بلغ، قياساً بالقمح، حوالي 12 كغم.
Hayata torna işçisi olarak katıldı.والذي يحتفل به كعيد للعمال.
İsmi bilinmeyen bir sokak işçisi de saldırıda ağır bir biçimde yaralandı.Um varredor de rua também foi gravemente ferido no ataque.
Burada demiryolu işçisi olarak çalışmaya başlar.Atualmente joga pelo Operário Ferroviário.
Babası maden işçisiydi.Seu pai era um mineiro de ouro.
Annesi bir hukuk sekreteri ve babası ise telekom işçisidir.Sua mãe é uma secretária e seu pai é um trabalhador de telecomunicações.
Babası tekstil işçisiydi ve ailesi oldukça fakirdi.Filho de projeccionista, a sua família era muito pobre.
Bruno Ganz İtalyan asıllı İsviçreli bir fabrika işçisinin ve İtalyan annenin oğlu olarak kuzey Zürih'te doğdu.Bruno Ganz nasceu em Zurique, filho de um mecânico suíço e uma italiana.
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.Uma pessoa que trabalha neste campo é chamado de prostituta, e é um tipo de profissional do sexo.
Birçok set işçisi de çekimlerde yaralanmıştı.Grandes números de artesãos ficaram desempregados.
Babası maden işçisiydi.Zijn vader was een mijnwerker.
Fabrika işçisi olmasına rağmen kendisini eğitir.Ondanks zijn scholing beschouwde hij zichzelf als autodidact.
Dört fabrika işçisinin mücadele öyküsü.Toneelspel in vier bedrijven.
Kendisini bir ‘tiyatro işçisi’ olarak tanımlamıştır.Hij heeft zichzelf omschreven als "photograffeur".
Leip, Hamburg limanında eski denizci ve liman işçisinin oğluydu.Hans Leip był synem byłego marynarza i robotnika portowego w porcie w Hamburgu.
1964 yılında, işçisi Marilyn Myer'le evlendi.W 1964 ożenił się ze współpracownicą Marilyn Myer.
1916’da henüz yirmi yaşındayken, aynı zamanda bir politik aktivist olan maden işçisi Julián Ruiz ile evlendi.W 1916, w wieku 20 lat, poślubiła działacza Juliána Ruiza.
Kempka on çocuklu bir maden işçisinin oğlu olarak Oberhausen'de doğdu.Kempka urodził się w Oberhausen jako jedno z dziesięciorga dzieci górnika.
Birçok set işçisi de çekimlerde yaralanmıştı.Należy również ująć, iż wielu operatorów zostało poważnie rannych w trakcie prowadzenia działań specjalnych.
Burada demiryolu işçisi olarak çalışmaya başlar.Pracował jako robotnik na kolei.
1975 yılında Diyarbakır’da doğdu, babası demiryolu işçisi idi.Urodziła się w Baku, gdzie jej ojciec był pracownikiem kolei.
Babası maden işçisiydi.Jego ojciec był górnikiem.
İsmi bilinmeyen bir sokak işçisi de saldırıda ağır bir biçimde yaralandı.A nieznany rycerz ranił go śmiertelnie.
Babası New York'ta matbaa işçisiydi.Jego pracownia znajdowała się w Nowym Jorku.
Babası fabrika işçisiydi.Jej ojciec był robotnikiem fabrycznym.
Babası maden işçisiydi.Hennes far var gruvarbetare.
1964 yılında, işçisi Marilyn Myer'le evlendi.1964 gifte sig Gacy med en arbetskamrat, Marlynn Myers.
Annesi bir tekstil işçisidir.Hans far var textilarbetare.
142.000'i Almanya'da olmak üzere toplam 270.000 işçisi vardır.Metro AG har idag runt om i världen 270 000 anställda varav 142 000 i Tyskland.
Charlie Duffy ise Kira'yı seven temizlik işçisidir.Peter Hallström – kör ^ Är det därför jag älskar dej så?
Meslekten bir metal işçisiydi.Han arbetade som metallarbetare.
7 restorasyon işcisi de ölmüştür.Administrativ huvudort är Mati.
Babası tekstil işçisiydi ve ailesi oldukça fakirdi.Його батьки були працівниками у текстильному виробництві й жили дуже скромно.
Yaklaşık 1.500 kişilk Grenadalı ve 700 Kübalı (çoğunlukla inşaat işçisi) asker işgal kuvvetlerine karşı koydu.Атакуючим протистояли 1500 гренадських солдатів (за іншими даними 700) та певна кількість кубинців.
Üvey babası Türe Melander ise (1926-2003), bir oduncu ve bir fabrika işçisiydi.Pěstounský otec Ture Melander (1926–2003) pracoval jako dřevorubec a posléze tovární dělník.
1909'dan 1915'e kadar terzi çıraklığı yaptı ve fabrika işçisi olarak çalıştı.V letech 1909 až 1915 byl zaměstnán jako asistent krejčího a jako dělník v továrně.
Dört fabrika işçisinin mücadele öyküsü.Čtyři roviny knihařského uměleckého řemesla.
On dört yaşında demiryolu işçisi olarak çalışmaya başladı.Daha sonra kereste ticareti yaptı.Ve svých šestnácti letech začala pracovat pro dálkovou železniční společnost, což jí umožňovalo jezdit zdarma.
Yüzbinlerce metal ve kömür işçisi grevlere çıktı.Zamrzlo také uhlí a koks ve stovkách železničních nákladních vozů.
Babası maden işçisiydi.Jeho otec byl horníkem.
Sonrasında fabrikalarda metal işçisi olarak çalışmaya başladı.Později začal pracovat jako dělník v továrně na obuv.
Fabrika işçisi olmasına rağmen kendisini eğitir.Navzdory nedostatku vzdělání se v tomto oboru stal specialistou.
Babası maden işçisiydi.Bunicul ei a fost miner.
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.Prostituată se numește o femeie care practică prostituția.
1909'dan 1915'e kadar terzi çıraklığı yaptı ve fabrika işçisi olarak çalıştı.Din 1909 până în 1915 a lucrat ca ajutor de croitor și ca muncitor industrial.
Daha sonra Sankt-Peterburg’a geçer ve 1895 yılında metal işçisi olur.S-a mutat în Sankt Peterburg în 1889 și a devenit muncitor metalurg.
Babası maden işçisiydi.Édesapja bányász volt.
Demiryolu işçisi bu anlamda sınıfının en ileri unsurlarından birisi olarak değerlendirilebilir.A bérmunkásként végzett fizikai munka tehát az osztály egyik elsőrendű megkülönböztető jegye.