işçisi ile cümle

işçisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babası maden işçisi, annesi ev kadınıydı.Édesapja bányai munkásként dolgozott, édesanyja háztartásbeli volt.
Babası fabrika işçisiydi.Édesapja valószínűleg gyári munkás volt.
Şehir demir yolu işçisi Robert William Pooler'ın soyadı ile isimlendirildi.Kaupunki sai nimensä rautateiden työntekijän Robert William Poolerin mukaan.
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.Seksinmyyjää kutsutaan seksityöntekijäksi tai prostituoiduksi.
Maden işçisi bunun üzerine yeniden greve gitti.Kaivostyöläiset menivät lakkoon.
Babası maden işçisiydi.Hänen isänsä oli hiilikaivostyöläinen.
Sonrasında fabrikalarda metal işçisi olarak çalışmaya başladı.Sen jälkeen hänestä tuli metallityöläinen paikalliseen tehtaaseen.
Babası fabrika işçisiydi.Hänen isänsä omisti tehtaan.
1964 yılında, işçisi Marilyn Myer'le evlendi.Syyskuussa 1964 Gacy meni naimisiin Marlynn Myersin kanssa.
Machar Emma McCune adlı bir İngiliz yardım işçisi ile evlendi.Vuonna 1991 Machar meni naimisiin brittitaustaisen avustustyöntekijä Emma McCunen kanssa.
Meslekten bir metal işçisiydi.Oli alkujaan metallityöläinen.
Yaklaşık 2000 dolayındaki işçisi 170 milyon dolarlık sermayeye sahiptir.Kassajärjestelmien käyttöönotto koskisi noin 170 000 yritystä, joilla on kuluttajamyyntiä.
Kempka on çocuklu bir maden işçisinin oğlu olarak Oberhausen'de doğdu.Kempka syntyi Oberhausenissa nuorimpana kymmenestä lapsesta.
Üniversiteye başlamadan önce bir süre metal işçisi olarak çalıştı.Hän työskenteli jonkin aikaa opettajana, kunnes alkoi opiskella lääketiedettä.
Kendisini bir ‘tiyatro işçisi’ olarak tanımlamıştır.Ο ίδιος αποκαλούσε τον εαυτό του "παιζω-γράφο".
Dört fabrika işçisinin mücadele öyküsü.Η ιστορία τεσσάρων φίλων.
Babası fabrika işçisiydi.Derefter blev faderen fabriksarbejder.
1909'dan 1915'e kadar terzi çıraklığı yaptı ve fabrika işçisi olarak çalıştı.Ud af fangelejr i 1959 og bliver fabriksarbejder.
Mason kelimesi, İngilizcedeki freemason kelimesinden türemiştir ve "hür duvar işçisi" demektir.Ordet "frimurer" er en oversættelse af det engelske "freemason", hvilket betyder "fri murer".
Dört fabrika işçisinin mücadele öyküsü.Den handler om arbeidsforholdene for tearbeidere i fire land.
Ibarruri, Sosyalist devrimci maden işçisi Julián Ruiz Gabiña ile evliliğinin ardından Somorrosto’ya taşındı.20 år gammel ble hun gift med den revolusjonære sosialistiske gruvearbeideren Julián Ruiz Gabiña.
Bu dönemde taş işçisi, rıhtım işçisi ve muhasebeci olarak da çalışır.Per Gjerpen arbeider som selger og revisor.
Birçok set işçisi de çekimlerde yaralanmıştı.Kebanyakan petugas bea cukai yang ada di situ merasa kaget.
Babası tekstil işçisiydi ve ailesi oldukça fakirdi.Ayahnya adalah pengusaha kayu dan keluarganya cukup kaya.
Machar Emma McCune adlı bir İngiliz yardım işçisi ile evlendi.Machar đã kết hôn với Emma McCune, một nhân viên cứu trợ người Anh.
Yunan işçisinin ortalama günlük ücreti yaklaşık 12 kg buğdaya denk geliyordu.Điều này được chứng minh bởi mức lương trung bình hàng ngày của người lao động Hy Lạp là 12 kg lúa mì.
1964 yılında, işçisi Marilyn Myer'le evlendi.Năm 1913, bà bắt đầu hẹn hò với Morris Meyerson.
Daha sonra Sankt-Peterburg’a geçer ve 1895 yılında metal işçisi olur.Ông chuyển đến Saint Petersburg, nơi ông tìm được việc làm là một công nhân kỹ nghệ sắt vào năm 1895.
1848'de kentte 1739 endüstri işçisi vardı.1848年には1739人の産業労働者がいた。
Machar Emma McCune adlı bir İngiliz yardım işçisi ile evlendi.マチャルはイギリス出身の援助員だったエマ・マキューンと結婚した。
Schuylkill County, Pennsylvania’daki kömür madenlerinde 22 bin kömür işçisi çalışmaktaydı.ペンシルベニア州スクールキル郡では2万2千人の炭坑夫が働いていた。
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.性産業に従事する人をセックスワーカーと呼ぶ。
Dört fabrika işçisinin mücadele öyküsü.四軒市場のトラブルメーカー。
Babası fabrika işçisiydi.父親は工場作業員。
Babası maden işçisiydi.父は炭鉱夫だった。
700 şövalye, mimar ve inşaat işçisi öldürüldü, 800’ü esir alındı.砦の守備をしていた騎士、殺害された建築家と建設作業員、そして800人の捕虜となった者を救援するにはあまりにも遅すぎたのである。
İki(2) Memuru ve On üç(13) sürekli çalışan İşçisi vardır.醍醐 貢(- みつぐ) 醍醐家三男。
142.000'i Almanya'da olmak üzere toplam 270.000 işçisi vardır.ドイツ国内の従業員は、グループ全体で217名ほどである。
Yaklaşık 1.500 kişilk Grenadalı ve 700 Kübalı (çoğunlukla inşaat işçisi) asker işgal kuvvetlerine karşı koydu.聯軍在行動中遭遇到約1500名格瑞那達士兵和大約700名古巴人(大多數是建築工人)。
Bruno Ganz İtalyan asıllı İsviçreli bir fabrika işçisinin ve İtalyan annenin oğlu olarak kuzey Zürih'te doğdu.冈茨出生于苏黎世,是瑞士工厂工人的父亲和意大利北部的母亲的儿子。
Babası João de Assis Moreira, tersane işçisiydi ve bir dönem Esporte Clube Cruzeiro'da futbol oynadı.他的父親若昂·德·阿西斯·莫雷拉(João de Assis Moreira)是一名船廠工人,也是克鲁塞罗体育俱乐部的足球員。
Üvey babası Türe Melander ise (1926-2003), bir oduncu ve bir fabrika işçisiydi.他的养父Ture Melander (1926–2003) 是一个伐木工人和工厂的工人,养母Iris Melander担任卫生随访员。
Babası maden işçisiydi.父親是煤礦的職員。
Kendisini ve iki oğlunu yetiştiren annesi Erika bir tarım işçisi olarak çalıştı.모친 에리카는 자신과 두 아들을 성원하는 목적으로 농업 노동자로 일하였다.
Babası New York'ta matbaa işçisiydi.그의 부모는 뉴욕에서 과일가게를 했다.
Hayata torna işçisi olarak katıldı.시위는 노동자들의 노동쟁의로 이어졌다.
1988 de bir inşaat işçisi ile evlenmiştir.1998년에 사업가와 재혼하였다.
1916’da henüz yirmi yaşındayken, aynı zamanda bir politik aktivist olan maden işçisi Julián Ruiz ile evlendi.בשנת 1916 התחתנה עם פועל מכרות ופעיל פוליטי בשם Julián Ruiz.
Fabrika işçisi olmasına rağmen kendisini eğitir.פרט ללימודי משחק, הוא רוקח בהכשרתו.
Babası New York'ta matbaa işçisiydi.אביו היה עורך דין שעבד בניו יורק.
Babası maden işçisiydi.Баща му е миньор.
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.Лицето, продаващо сексуалните услуги, е проститутка, вид сексуален работник.
Demiryolu işçisi bir Sosyalist Devrimci Parti üyesidir.Става член на Социалистическата революционна партия на Франция.
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.Osoba koja prodaje seksualne usluge se zove prostitutka.
Bir dokuma işçisinin oğludur.Sin je poštanskog službenika.
Argo gemisi, Argus adında bir tersane işçisi tarafından yapıldı.Ime su dobili prema brodu Argo koji je nazvan prema svom graditelju Argu.
Babası ortakçı bir tarım işçisi idi.Njihov otac je radio kao poljoprivredni mehaničar.
Üvey babası Türe Melander ise (1926-2003), bir oduncu ve bir fabrika işçisiydi.Pestúnsky otec Ture Melander (1926 – 2003) pracoval ako drevorubač a neskôr továrenský robotník.
Burada demiryolu işçisi olarak çalışmaya başlar.Následne začal pracovať ako železničiar.
Maden işçisi bunun üzerine yeniden greve gitti.Baníci na protest vstúpili do štrajku.

İlgili Sayfalar