işçiler ile cümle
işçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.كل النمل الذين يتجولون هنا هم إناث عاملات عقيمات.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.どのアリコロニーにも共通するのは中央制御が存在せず
Evet, bu kadar - çok basit bir ekonomi: Hindistan Cevizleri, İşçiler, Makineler, Makineler değer kaybediyor.Trong trường hợp này, Máy móc - tạo ra sự tăng trưởng, và các giới hạn của nó.
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.Imaginez une usine avec tous ses ouvriers, certains faisant un peu n'importe quoi
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.Immaginate di gestire un'azienda, con degli operai, alcuni dei quali lavorano male,
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.Képzeljük el, hogy egy üzemben, ahol néhányan selejtet gyártanak, és a vezetésnek kikötik, hogy
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.공장을 한번 떠올려볼까요. 여러분이 공장장이고,
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.Predstavte si, že existuje továreň, kde sú zamestnanci, niektorí spôsobujú zmätky, a vedeniu je povedané:
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.Představte si, že existuje továrna, kde jsou zaměstnanci, někteří vyrábějí zmetky, a vedení je řečeno:
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.Wyobraźcie więc sobie fabrykę, której pracownicy nie robią tego, co trzeba, a zarząd słyszy:
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.תארו לעצמכם מפעל שבו העובדים,
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.تخيل أنك تمتلك مصنعاُ ولديك أمثال أولئك العمال,
Fabrikada çalışan işçileri düşünün.ガラクタばかり作っている作業員が
Finlandiya’daki iş yerlerinde patron her zaman işçilerinin çalışmasını kontrol etmez.En Finlande, sur le lieu de travail le supérieur ne surveille pas constamment le travail des employés.
Finlandiya’daki iş yerlerinde patron her zaman işçilerinin çalışmasını kontrol etmez.På en finländsk arbetsplats övervakar chefen inte de anställdas arbete hela tiden.
Finlandiya’daki iş yerlerinde patron her zaman işçilerinin çalışmasını kontrol etmez.Suomalaisella työpaikalla esimies ei koko ajan valvo työntekijöiden työntekoa.
Finlandiya’daki iş yerlerinde patron her zaman işçilerinin çalışmasını kontrol etmez.На финском рабочем месте начальник не контролирует постоянно ход выполнения работы.
Finlandiya’daki iş yerlerinde patron her zaman işçilerinin çalışmasını kontrol etmez.في مكان العمل الفنلندي المسؤول لا يراقب عمل العمال طوال الوقت.
Frosty, kömür adam, her gün daha temiz. Ucuzdur, sevimlidir ve işçiler maaşlarını alır.Jó, Uhlík Mrazík, čistější je každým dnem, je tak úžasný, skoro průzračný, přináší peníze všem.
Girişimci, kendi altında çalışan işçilerine iş sağlığı hizmetlerini ayarlamak zorundadır.Sin embargo, el empresario sí deberá proporcionárselo a sus trabajadores.
Girişimci, kendi altında çalışan işçilerine iş sağlığı hizmetlerini ayarlamak zorundadır.Yrittäjän täytyy kuitenkin järjestää työterveyshuolto työntekijöille, jotka ovat hänen palveluksessaan.
Girişimci, kendi altında çalışan işçilerine iş sağlığı hizmetlerini ayarlamak zorundadır.Однако он обязан организовывать медицинское обслуживание для сотрудников, работающих на его предприятии.
Girişimci, kendi altında çalışan işçilerine iş sağlığı hizmetlerini ayarlamak zorundadır.على ممارس العمل الحر على كل حال أن ينظم رعاية صحية في العمل للعمال الذين يعملون في خدمته.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.Como empresario, es su responsabilidad que los trabajadores se familiaricen con la tarea a realizar.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.En tant qu’entrepreneur, la responsabilité d’initier vos employés aux tâches de travail vous incombe.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.Som företagare har du ansvaret för att ge arbetstagarna inskolning i arbetsuppgifterna.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.Yrittäjänä sinulla on vastuu työntekijöiden perehdyttämisestä tehtäviin.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.Предприниматель несёт ответственность за ознакомление своих сотрудников с их служебными обязанностями.
Girişimcinin, işçilerinin işleriyle ilgili eğitme ve öğretme sorumluluğu vardır.كممارس للعمل الحر فإنك مسؤول عن أقلمة العمال على وظائفهم.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Jag kan fortfarande se Hillary ta nubbar, spriten rinnandes ner för hennes haka, med stålarbetarna.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Je vois encore Hillary boire du whisky au seigle, qui lui coulait sur le menton, avec les ouvriers d'aciérie.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.아직도 여전히 힐러리가 철강 근로자들과 라이 위스키를 턱에 흘리면서 마시는걸 볼 수 있잖아.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Még mindig látom magam előtt, ahogy Hillary az acélmunkásokkal issza a feleseket, ami csöpög le az állán.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Pamiętam, jak Hillary strzelała lufki żytniówki z pracownikami stalowni.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Tôi thấy Hilary vẫn làm mánh này, đổ mồ hôi, gặp mặt những công nhân ngành thép.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Βλέπω ακόμα τη Χίλαρι να πίνει σφηνάκια, το ουίσκι να τρέχει στο πηγούνι της, με τους χαλυβουργούς.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Още виждам Хилари да жъне ръж, с потекли по брадичката лиги, със стоманолеярите.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.Я до сих пор вспоминаю Хиллари (Клинтон) со сталеварами, пьющую виски стопками, капли стекающие по подбородку.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.אני עדיין רואה את הילארי (קלינטון) מצטלמת עם כוסיות ויסקי על סנטרה, ליד העובדים בתעשיית הפלדה.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.أستطيع أن أرى ما زالت هيلاري تفعل لقطات لالجاودار والمراوغة أسفل ذقنها، مع عمال الصلب.
Hala Hillary'yi görebiliyorum çelik işçileriyle çavdar tekleri atarken, çenesinden aşağı akıyor böyle.製鉄所で汗を流している そういった人たちと私は 毎日 仕事をしている
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.A hneď ich povolal. A oni opustiac svojho otca Zebedea na lodi s nájomníkmi odišli za ním.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.A hned povolal jich. A oni opustivše otce svého Zebedea na lodí s pacholky, šli za ním.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.Aussitôt, il les appela; et, laissant leur père Zébédée dans la barque avec les ouvriers, ils le suivirent.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.e logo os chamou; eles, deixando seu pai Zebedeu no barco com os empregados, o seguiram.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.És azonnal hívá õket. És õk atyjukat, Zebedeust a napszámosokkal a hajóban hagyva, utána menének.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.Hij riep hen ook en zij lieten hun vader met de knechten in de boot achter en gingen met Jezus mee.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.In precej ju pokliče, in popustita svojega očeta Zebedeja v ladji z najemniki in odideta za njim.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.I zaraz ich powołał; a oni zostawiwszy ojca swego Zebedeusza w łodzi z czeladzią, poszli za nim.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.곧 부르시니 그 아비 세베대를 삯군들과 함께 배에 버려 두고 예수를 따라가니라
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.Li chiamò. Ed essi, lasciato il loro padre Zebedèo sulla barca con i garzoni, lo seguirono
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.og han kaldte straks på dem, og de forlode deres Fader Zebedæus i Skibet med Lejesvendene og gik efter ham.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.og straks kalte han dem, og de forlot sin far Sebedeus i båten med leiefolkene og fulgte ham.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.Und sie ließen ihren Vater Zebedäus im Schiff mit den Tagelöhnern und folgten ihm nach.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.И като отмина малко, видя Якова Заведеев и брата му Йоана, които също бяха в ладията си и кърпеха мрежите.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.и тотчас призвал их. И они, оставив отца своего Зеведея в лодке с работниками, последовали за Ним.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.І зараз покликав Їх; і, покинувши батька свого Зеведея в човні з наймитами, пійшли слїдом за Ним.
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.ויקרא מהרה אליהם ויעזבו את זבדי אביהם באניה עם השכירים וילכו אחריו׃
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.فدعاهما للوقت. فتركا اباهما زبدي في السفينة مع الأجرى وذهبا وراءه
Hemen onları çağırdı. Onlar da babaları Zebediyi işçilerle birlikte teknede bırakıp İsanın ardından gittiler.耶 穌 隨 即 招 呼 他 們 . 他 們 就 把 父 親 西 庇 太 、 和 雇 工 人 留 在 船 上 、 跟 從 耶 穌 去 了