işçiler ile cümle

işçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Cleveland'da işçilerinin kendi sahibi olduğu çevreci işletme Evergreen Kooperatifi gibi.Zoals de Evergreen coöperaties in Cleveland. waar arbeiders ook eigenaren zijn van groene bedrijven.
Cleveland'da işçilerinin kendi sahibi olduğu çevreci işletme Evergreen Kooperatifi gibi.Как кооперативы Evergreen в Кливленде. Где рабочие владельцы запускают "зеленые" производства.
Cleveland'da işçilerinin kendi sahibi olduğu çevreci işletme Evergreen Kooperatifi gibi.مثل التعاونيات الخضراء في كليفلاند. حيث يقوم أصحاب الشركات بإنشاء مشاريع الخضراء.
Çünkü bu işçiler ücretlerinin artmasını talep edemeyecekler.Disons que quelqu'un a un peu de capital
Çünkü bu işçiler ücretlerinin artmasını talep edemeyecekler.왜냐하면 이 노동자들은 임금을 올릴수 없기 때문이죠
Çünkü bu işçiler ücretlerinin artmasını talep edemeyecekler.هؤلاء العمال لن يتمكنوا من جعل أجورهم تزيد
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.왜? 직원들 입장에서는 엄청난 재앙이거든요. 월급을 안줬으면 3천명이 사는 그 "동네"입장에서도 재앙이었을거고요.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.De ce? Pentru că ar fi fost un dezastru pentru ei şi pentru comunitate dacă i-ar fi concediat.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Dlaczego? Ponieważ katastrofą dla nich i dla społeczności byłoby ich zwolnienie.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Fordi det ville have været en katastrofe for dem og for samfundet, hvis han havde fyret dem.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Kenapa? Karena akan jadi musibah bagi para karyawan dan bagi masyarakat jika ia memberhentikan mereka.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Mert katasztrofális lett volna a számukra és a közösségnek is, ha utcára teszi őket.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Omdat het een ramp voor hen en voor de gemeenschap zou zijn geweest als hij ze ontslagen had.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Perché? Perché sarebbe stato un disastro per loro e per la comunità se lui li avesse licenziati.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Porque habría sido un desastre para ellos y para la comunidad si los dejaba ir.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Pourquoi? Parce que cela aurait été un désastre pour eux et pour la communauté s'il les avait licenciés.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Prečo? Pretože by to bola katastrofa pre nich a pre tú komunitu, keby ich bol všetkých prepustil.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Protože by to bylo katastrofou pro ně a pro obec, kdyby je propustil.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Tại sao ?
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Varför? För att det hade varit katastrofalt för dem och för hela samhället om de hade fått sparken.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Warum?
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Γιατί; Επειδή θα ήταν καταστροφικό γι' αυτούς και για την κοινότητα, εάν τους απέλυε.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Защо? Защото иначе щеше да е катастрофално за тях и за обществото, ако трябваше да ги уволни.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Потому что иначе у них и всего сообщества случилась бы катастрофа.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.Чому?
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.لماذا؟ لأنها كانت ستصبح كارثة لهم وللمجتمع إذا سرحهم من العمل.
Çünkü işten çıkarılmak, hem işçiler için, hem de toplum için bir felaket olacaktı.コミュニティ全体への打撃も大きいからです 「私たちの会社は金融街の連中にとって以前ほど書面上の価値はないかもしれない」
Çünkü Tatanagar kentindeki şirket işçileri çekmeye başladı, oraya gelip çalışacaklardı.Doordat de bedrijfsstad Tatanagar arbeiders op zoek naar werkgelegenheid had aangetrokken.
Çünkü Tatanagar kentindeki şirket işçileri çekmeye başladı, oraya gelip çalışacaklardı.타타나가르 도시로 근로자들이 몰려와 직장을 구했기 때문이죠.
Çünkü Tatanagar kentindeki şirket işçileri çekmeye başladı, oraya gelip çalışacaklardı.בגלל שהעיירה טנאגר משכה כוח עבודה, שהיה יכול למצוא שם תעסוקה.
Çünkü Tatanagar kentindeki şirket işçileri çekmeye başladı, oraya gelip çalışacaklardı.لأن المدينة تاتاناجار الشركة وجه العمال، الذين يمكن أن تأتي هناك والحصول على فرص العمل.
Çünkü Tatanagar kentindeki şirket işçileri çekmeye başladı, oraya gelip çalışacaklardı.職につられて彼らが移動し 天然痘が残っていた唯一の場所で 天然痘にかかったからです
Doğrusu, işverenler vasıflı işçiler arıyorlar.Arbeitnehmer.
Dominik Cumhuriyeti'ne götürülen Haitili işçiler. (CC BY 2.0)Trabajadores haitianos son transportados a la República Dominicana (CC BY 2.0).
Dominik Cumhuriyeti'ne götürülen Haitili işçiler.Des travailleurs haïtiens sont transportés en République dominicaine.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Amikor először mentem Dongguanba, aggódtam, hogy nyomasztó lesz olyan sok időt tölteni munkásokkal.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Când am mers prima oară în Dongguan, credeam că ma va deprima să stau atât între muncitori.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Cuando fui por primera vez a Dongguan, me preocupaba que fuera deprimente pasar tanto tiempo con obreros.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.제가 처음 둥관에 갔을 때, 전 노동자들하고 많은 시간을 보내는 것이 제 자신을 우울하게 만들 것 같아 걱정했습니다.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Ko sem prvič šla v Dongguan, sem se bala, da me bo preživljanje časa z delavci začelo moriti.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Podczas pierwszej wizyty w Dongguan martwiłam się, że wpadnę w depresję przebywając z robotnicami.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Όταν πρωτοπήγα στη Ντονγκουάν, ανησυχούσα πως θα ήταν καταθλιπτικά να περάσω τόσο πολύ καιρό με εργάτες.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.Коли я вперше приїхала в Донгуан, я думала, що не зможу витримати стільки часу з робітниками.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.כשבאתי לדונגואן לראשונה, הייתי מודאגת שיהיה מדכא לשהות זמן כה רב במחיצתם של פועלים.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.عندما ذهبت لأول مرة إلى دونغقوان،أنا قلقت من احتمال الاكتئاب جراء قضاء الكثير من الوقت مع العمال.
Dongguan'a ilk gittiğimde, işçilerle çok fazla vakit geçirmenin iç karartıcı olacağını düşünüyordum.気が滅入ってしまわないかと心配でした 彼女らの状況は変わらないかもしれないし
Efsanedeki gibi değil. Ve bu, ülkede yaşayan bütün yabancı işçilerin çocuklarını da kapsıyor.신화 같지 않네요. 여기에는 그 나라에 있는 모든 외국인 노동자들의 자녀도 포함됩니다.
Efsanedeki gibi değil. Ve bu, ülkede yaşayan bütün yabancı işçilerin çocuklarını da kapsıyor.לא כמו באגדה. וזה כולל את כל ילדי העובדים הזרים בארץ.
Efsanedeki gibi değil. Ve bu, ülkede yaşayan bütün yabancı işçilerin çocuklarını da kapsıyor.وليس كما تقول الخرافات. وهذا يضم جميع أطفال العاملين الأجانب الموجودين في البلد
Efsanedeki gibi değil. Ve bu, ülkede yaşayan bütün yabancı işçilerin çocuklarını da kapsıyor.データはみんなが思うより有効なのです 不確実な部分があるにしても
Endüstriyel Mançurya parçası yaklaşık onbeş bin shane iplikler işçilerin bu alanda yerleştirildilershania 아파트 0:15:51.170,0:15:53​​.440 산업 만주의 일부 0:15:53​​.440,0:15:57.770 만 십오 대한 셰인은 원사 근로자는이 지역에 자리잡고 있었다
Endüstriyel Mançurya parçası yaklaşık onbeş bin shane iplikler işçilerin bu alanda yerleştirildilerWilliam Gaddis mais rápido
Endüstriyel Mançurya parçası yaklaşık onbeş bin shane iplikler işçilerin bu alanda yerleştirildilerחלק תעשייתי מנצ'וריה כ 15,000 שיין חוטי העובדים שוכנו באזור זה
Endüstriyel Mançurya parçası yaklaşık onbeş bin shane iplikler işçilerin bu alanda yerleştirildilerجزء من منشوريا الصناعية حوالي 15000 خيوط شين وتم إيواء العمال في هذا المجال
Endüstriyel Mançurya parçası yaklaşık onbeş bin shane iplikler işçilerin bu alanda yerleştirildilerこれらのアパートは、自分の学校を持っている
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.Alle mieren die je ziet rondlopen zijn steriele vrouwelijke werksters.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.여러분이 길에서 볼 수 있는 모든 개미는 번식이 불가능한 암컷 일개미 입니다.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.Y por eso todas las hormigas que ven caminando por ahí son trabajadoras hembras estériles.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.Все муравьи, которых вы сейчас видите — бесплодные рабочие самки.
Etrafta dolaşırken gördüğünüz tüm karıncalar kısır dişi işçilerdir.וכל הנמלים שאתם רואים מתהלכות סביב הן פועלות עקרות.

İlgili Sayfalar