işçiler ile cümle

işçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."피부염은 번트 아일랜드에 있는 리놀륨(마루) 공장의 근로자들에게만 보이는 것이었지"라고 했습니다
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."la muncitorii de la fabrica de linoleum de la Burntisland."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."linoleumfabriksarbetarna i Burntisland har."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit.""uma dermatite que é típica "dos trabalhadores da fábrica de linóleo em Burntisland."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."Zapalenie, które jest charakterystyczne dla pracowników fabryki linoleum w Burntisland".
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."דלקת הייחודית לעובדים במפעל הלינליום ב-ברנטאילנד."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."إلتهاب جلدي خاص بالعاملين في مصنع مشمع في بيرنتايلاند."
Burntisland'daki muşamba fabrikasında çalışan işçilere özgü bir dermatit."リノリウム工場の工員に独特のものなんだ」 ベルは実際に服を脱がせ
Bu sayede de işçiler de kendi maaşlarının artmasını sağlayacaktı.노동자들이 임금을 올릴수 있게 될수 있겠죠
Bu sayede de işçiler de kendi maaşlarının artmasını sağlayacaktı.Mungkin para buruh dapat membuat upah mereka naik.
Bu sayede de işçiler de kendi maaşlarının artmasını sağlayacaktı.И со временем накопить свой собственный капитал.
Bu sayede de işçiler de kendi maaşlarının artmasını sağlayacaktı.قد يتمكن العمال من زيادة أجورهم
Bütün gün orada pamuk topladık, işçiler şarkı söylerken, hiç şikayet etmeden, ağlamadan.우린 하루종일 무명밭에 앉아서, 불평도 않고, 울지도 않고, 무명을 땄어요, 그동안 그들은 이런 노래구절을 불렀죠.
Bütün gün orada pamuk topladık, işçiler şarkı söylerken, hiç şikayet etmeden, ağlamadan.ישבנו שם כל היום וקטפנו כותנה, מבלי להתלונן, מבלי לבכות, בזמן שהם שרו שירים כמו:
Bütün gün orada pamuk topladık, işçiler şarkı söylerken, hiç şikayet etmeden, ağlamadan.وقد بقينا طيلة اليوم نقطف القطن بدون أي تذمر بدون بكاء .. بينما كانوا يغنون هكذا ..
Bütün gün orada pamuk topladık, işçiler şarkı söylerken, hiç şikayet etmeden, ağlamadan.泣きもしなかった 彼らはこんな歌も歌った "Oh, Mary, don't you weep, don't you moan"や "Wade in the water" -
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Albowiem takowi fałszywi Apostołowie są robotnicy zdradliwi, którzy się przemieniają w Apostoły Chrystusowe.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ces hommes-là sont de faux apôtres, des ouvriers trompeurs, déguisés en apôtres de Christ.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Denn solche falsche Apostel und trügliche Arbeiter verstellen sich zu Christi Aposteln.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.For disse er falske apostler, svikefulle arbeidere, som skaper sig om til apostler for Kristus.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Kajti taki so krivi apostoli, ukanljivi delavci, izpreminjajoči se v apostole Kristusove.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.저런 사람들은 거짓 사도요 궤휼의 역군이니 자기를 그리스도의 사도로 가장하는 자들이니라
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Lebo takí falošní apoštolovia sú ľstivými robotníkmi, pretvarujúcimi sa na apoštolov Kristových.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Mert az ilyenek hamis apostolok, álnok munkások, a kik a Krisztus apostolaivá változtatják át magukat.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Nebo takoví falešní apoštolé jsou dělníci lstiví, proměňujíce se v apoštoly Kristovy.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Pois os tais são falsos apóstolos, obreiros fraudulentos, disfarçando-se em apóstolos de Cristo.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Porque los tales son falsos apóstoles, obreros fraudulentos disfrazados como apóstoles de Cristo
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Questi tali sono falsi apostoli, operai fraudolenti, che si mascherano da apostoli di Cristo
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Sillä semmoiset ovat valheapostoleja, petollisia työntekijöitä, jotka tekeytyvät Kristuksen apostoleiksi.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Thi sådanne ere falske Apostle, svigefulde Arbejdere, som påtage sig Skikkelse af Kristi Apostle.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ty de männen äro falska apostlar, oredliga arbetare, som förskapa sig till Kristi apostlar.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Vì mấy người như vậy là sứ đồ giả, là kẻ làm công lừa dối, mạo chức sứ đồ của Ðấng Christ.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Vì mấy người như_vậy là sứ đồ giả , là kẻ làm_công lừa_dối , mạo chức sứ đồ của Ðấng_Christ .
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Διοτι οι τοιουτοι ειναι ψευδαποστολοι, εργαται δολιοι, μετασχηματιζομενοι εις αποστολους Χριστου.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Бо такі лжеапостоли, робітники лукаві, прикидають ся апостолами Христовими.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.Ибо таковые лжеапостолы, лукавые делатели, принимают вид Апостолов Христовых.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.כי אנשים כאלה שליחי שקר הם פעלי רמיה מתחפשים לשליחי המשיח׃
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.لان مثل هؤلاء هم رسل كذبة فعلة ماكرون مغيّرون شكلهم الى شبه رسل المسيح.
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.那 等 人 是 假 使 徒 、 行 事 詭 詐 、 裝 作 基 督 使 徒 的 模 樣
Bu tür adamlar sahte elçiler, düzenbaz işçiler, kendilerine Mesihin elçisi süsü verenlerdir.那 等 人 是 假 使徒 、 行事 詭詐 、 裝作 基督 使徒 的 模樣
Bu yasal sigortalar hariç işveren işçilerine, diğer mecburi olmayan sigortalardan da yaptırabilir.Работодатель также может получить дополнительные добровольные страховки для своих работников.
Bu yasal sigortalar hariç işveren işçilerine, diğer mecburi olmayan sigortalardan da yaptırabilir.يمكن لرب العمل أن يعمل للعاملين لديه تأمينات طوعية مختلفة بالإضافة إلى التأمينات المقرة قانونياً.
Bu yasal sigortalar hariç işveren işçilerine, diğer mecburi olmayan sigortalardan da yaptırabilir.如有意外发生,员工可获得保险赔偿,例如医疗救护费用、工伤期间的工资补偿、意外伤害退休金、伤残恢复补偿或因意外伤害致死提供给员工家属的赔偿抚恤金。除了法律规定必须购买的保险之外,用人单位还可自行为员工购买其它保险。
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.A kínai munkásokat nem a kielégíthetetlen iPod utáni vágyunk űzi a gyárakba.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.A los obreros chinos no se los fuerza a trabajar en las fábricas debido a nuestro deseo insaciable de iPods.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Chinese arbeiders worden niet naar de fabrieken gedwongen door ons onverzadigbare verlangen naar iPods.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Chinesische Arbeiter werden nicht in Fabriken gedrängt wegen unserer unersättlichen Nachfrage nach iPods.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Chińscy pracownicy nie są zmuszani do pracy przez naszą nienasyconą żądzę iPodów.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Công nhân Trung Quốc không bị bắt làm việc cho các nhà máy để phục vụ nhu cầu vô hạn về iPod của chúng ta.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Kitajski delavci niso prisiljeni delati v tovarnah zaradi naše nenasitne želje po iPodih.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.중국인 노동자들은 아이팟을 향한 우리의 갈증을 위해 강제적으로 일하는 것이 아닙니다.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Muncitorii din China nu sunt forțați să lucreze în fabrici din cauza dorinței noastre insațiabile de iPod-uri.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Pekerja Cina tidak dipaksa ke pabrik-pabrik karena keinginan kita pada iPod yang tidak habis-habisnya .
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Китайските работници не са принуждавани във фабриките заради нашето неутолимо желание за Айподи.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Китайских работников не принуждают работать на фабриках из-за наших ненасытных потребностей в iPod'ах.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.Китайських працівників не змушують працювати на заводах тому, що ми так палко хочемо мати iPod.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.העובדים הסיניים לא נאלצים לעבוד בבתי החרושת בגלל תשוקתנו שאינה יודעת שובע לאייפודים.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.العمال الصينيون لا يجبرون الى العمل في المصانع بسبب رغبتنا الجشعة لأجهزة اي بود.
Çinli işçiler fabrikalarda sadece bizim açgözlü iPod isteklerimiz yüzünden çalışmak zorunda kalmıyorlar.むりやり工場で働かされているわけではありません お金を稼ぎ 新しい技術を学び
Cleveland'da işçilerinin kendi sahibi olduğu çevreci işletme Evergreen Kooperatifi gibi.Például a clevelandi Evergreen cég, ami a dolgozók tulajdonában áll és zöld üzleti tevékenységeket folytatnak.

İlgili Sayfalar