işçiler ile cümle
işçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.저가 하루 한 데나리온씩 품군들과 약속하여 포도원에 들여 보내고
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Megszerzõdvén pedig a munkásokkal napi tíz pénzben, elküldé õket az õ szõlejébe.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Och när han hade kommit överens med arbetarna om en viss dagspenning, sände han dem till sin vingård.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Og da han var bleven enig med Arbejderne om en Denar om Dagen, sendte han dem til sin Vingård.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Og da han var blitt enig med arbeiderne om en penning om dagen, sendte han dem bort til sin vingård.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.S'a învoit cu lucrătorii cu cîte un leu pe zi, şi i -a trimes la vie.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Sesudah ia setuju membayar mereka satu uang perak sehari, ia menyuruh mereka bekerja di kebun anggurnya
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Smluviv pak s dělníky z peníze denního, odeslal je na vinici svou.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Und da er mit den Arbeitern eins ward um einen Groschen zum Tagelohn, sandte er sie in seinen Weinberg.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Αφου δε συνεφωνησε μετα των εργατων προς εν δηναριον την ημεραν, απεστειλεν αυτους εις τον αμπελωνα αυτου.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.и, договорившись с работниками по динарию на день, послал их в виноградник свой;
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.И като се погоди с работниците по един пеняз на ден, прати ги на лозето си.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.І, згодившись із робітниками по денарию на день, післав їх у виноградник свій.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.והתנה עם הפעלים שכר דינר ליום וישלחם אל כרמו׃
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.فأتفق مع الفعلة على دينار في اليوم وارسلهم الى كرمه.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.和 工 人 講 定 、 一 天 一 錢 銀 子 、 就 打 發 他 們 進 葡 萄 園 去
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.和 工人 講定 、 一 天 一 錢 銀子 、 就 打發 他 們進 葡萄 園去
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.A családi vállalkozásban dolgozott, több, mint 2.000 alkalmazottal.
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.Dia bekerja untuk perusahaan keluarganya, yang memiliki 2.000 karyawan.
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.Han arbejdede for familiefirmaet, som har 2.000 ansatte.
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.Han arbetar för familjeföretaget med 2000 anställda.
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.Hij werkt voor het familiebedrijf met 2000 werknemers.
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.Trabajó para la empresa familiar, que cuenta con 2.000 empleados.
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.Είχε μια οικογενειακή επιχείρηση, με 2.000 υπαλλήλους.
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.Той е работил за семейния бизнес, която има 2000 служители.
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.הוא ניהל עסק משפחתי .שהעסיק 2,000 עובדים
Aile şirketinde çalışıyordu. 2000 işçileri vardı.إنه يعمل في تجارة العائلة ، 2000 عامل
Askerleriniz işçiler. Onlar bize katıldılar! Aptal olma!Oficer hiszpańskiej armii nie poddaje się motłochowi!
Askerleriniz işçiler. Onlar bize katıldılar! Aptal olma!Oficir španske armade se ne bo vdal drhali!
Askerleriniz işçiler. Onlar bize katıldılar!Οι στρατιώτες σου είναι εργάτες.
Askerleriniz işçiler.Vzdej se! Tvoji vojáci jsou dělníci.
Askerleriniz işçiler.Твоите войници бяха работници.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.De facto, é o primeiro plano de saúde do mundo emergente para os trabalhadores pobres urbanos.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.Det är nämligen den framväxande världens första sjukvårdsförsäkring för de urbana arbetande fattiga.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.El primer caso del mundo en desarrollo de cobertura médica para trabajadores urbanos pobres.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.Ez a fejlődő világ első egészségügyi ellátást biztosító szervezete a városi szegényeknek.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.Het is inderdaad de eerste aanbieder van gezondheidszorg voor de stedelijke werkende armen ter wereld.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.실제로 이것은 개발도상국 최초의 도시 빈곤층을 대상으로 한 HMO(건강 관리 기구)입니다.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.Ide o rozvíjajúcu sa prvú svetovú zdravotnú organizáciu (HMO) pre robotnícku vrstvu v mestách.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.Intradevar, din toate tarile in dezvoltare, este primul HMO pentru clasa muncitoare saraca.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.Jde o první světovou zdravotní organizaci (HMO) pro dělnickou chudinu ve městech.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.Memang ini adalah HMO pertama bagi para pekerja miskin di negara berkembang.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.To pierwszy na świecie zakład opieki zdrowotnej dla biednej klasy robotniczej.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.Είναι όντως ο πρώτος ανερχόμενος Οργανισμός Συντήρησης Υγείας για τους φτωχούς αστικούς εργαζόμενους.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.זהו למעשה הביטוח הרפואי הראשון בעולם המתפתח עבור אוכלוסית העובדים העירוניים העניים.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.بالطبع أن نرفع العالم الناشئ أولاً لدرجة العمل في المناطق الحضرية الفقيرة.
Aslında bu gelişmekte olan dünyada kentli yoksul işçiler için ilk özel sağlık sigortası.都市部の貧困労働者層にとってのHMO(健康維持機構)なのです では、なぜ我々は、インド人とパキスタン人としてこのことをしなければならないのか
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.foruden Overfogeder, der ledede Arbejdet, 3.300 Mand, som havde Opsyn med Folkene, der arbejdede.
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.Ia mengangkat 3.300 mandur untuk mengawasi pekerjaan itu
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.이 외에 그 역사를 동독하는 관리가 삼천 삼백인이라 저희가 일하는 백성을 거느렸더라
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.Salomone mandò a dire a Chiram
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.Salomon też zaś posłał do Hirama, mówiąc:
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.לבד משרי הנצבים לשלמה אשר על המלאכה שלשת אלפים ושלש מאות הרדים בעם העשים במלאכה׃
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.ما عدا رؤساء الوكلاء لسليمان الذين على العمل ثلاثة آلاف وثلاث مئة المتسلطين على الشعب العاملين العمل.
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.此 外 所 羅 門 用 三 千 三 百 督 工 的 、 監 管 工 人
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.此外 所羅門 用 三千三百 督工 的 、 監管 工人
Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"Als die balinesischen Arbeiter die langen Pläne sahen, schauten sie einander an und sagten: Was ist das?
Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"발리 노동자들이 엄청나게 긴 계획서를 보면서 "이게 뭐죠?"라고 한 것이었죠.
Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"כשהעובדים הבאלנים ניסרו ערמות ארוכות של פלטות. הם הסתכלו עליהם ואמרו "מה זה?"
Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"حينما رآى عمال البناء الباليون رزمة طويلة من الخطط، نظروا إليهم وقالوا: "ما هذا؟"