işçiler ile cümle
işçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şirketin %51'i devlete, %49'u ise havayolu işçilerine aittir.Federacija obsega 51 %, Republika srbska pa 49 % državnega ozemlja.
Ulusal zenginlikle birlikte sanayi işçilerinin yaşam düzeyi de yükseldi.Z zaposlitvijo se je dvignil tudi življenjski standard vernikov.
Fabrikanın bütün işçileri işçi meclisini teşkil ederler.Pojasnitev seznama vsem zaposlenim v podjetju.
O sıralarda göçük altında kalan işçilerin bunda etkisi büyüktür.K temu je veliko prispevalo priseljevanje delavcev, ki so dobivali zaposlitev v Hrastniku.
Bu görüş doğrultusunda slikozis hastası kot kumlama işçilerinine destek olundu.Ob tem se zastavlja vprašanje, ali je bil kateri od grajskih oskrbnikov protestant.
Kasım 1921 yılında Elektrik İşçileri grev ilan ettiler.Leta 1921 je sodeloval v stavki železničarjev.
Şirketin kuruluş amacının yurt dışında çalışan Türk işçilerin tasarruflarını değerlendirmek olduğu açıklandı.Japonska vlada je prepoznala odgovornost podjetij za prekomerno delo njihovih zaposlenih.
1878 yılında West Bromwich'deki Salter's Spring Works işçileri tarafından kurulmuştur.1878 m. klubą įkūrė „Salter Spring Works“ darbininkai iš Vest Bromičo.
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Riūkiečių norų nebuvo paisoma.
İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Darbo laikas be pakrovimo – 8 valandos.
Fabrikalardaki muhafızları işçiler seçmelidir.Gamyklos patalpose darbininkai turi dujokaukes.
Avrupa'nın ve Orta Doğunun çeşitli ülkelerinde işçileri bulunmaktadır.Modernius darbo kodeksus turi įvairios Rytų bei Vidurio Europos šalys.
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.Tarp jų – leidimas įkurti nepriklausomas profesines sąjungas.
1944 yılında Uluslararası İşçilerin Fransız Bölümü'ne (SFIO) kaydolmuştur.Iki 1968 m. vadinosi Socialistų internacionalo prancūzų sekcija (SFIO).
(Rusça, "Dünyanın işçileri, birleşin!")(Visų šalių proletarai, vienykitės!).
İşçilere tahılla ödeme yapılırdı.Duobkasiams už darbą buvę sumokėta.
Köle işçiler haftanın altı günü günde ortalama 12 saat çalışırdı.Darbas juose taip pat tęsėsi 12 valandų per dieną, 6 dienas per savaitę.
Nüfusunun çoğunu işçiler oluşturmaktadır.Didžiąją dalį šeimos sudaro darbininkės.
Ve Dünya Endüstri İşçileri Vakfının bir üyesidir.Pramoninė grupė – pramonės įmonių grupė.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Nepatenkinti buvo taip pat ir prekiautojai.
1879 - İstanbul'da tersane işçileri greve girdi.1879 m. čia įvyko pirmasis Švedijoje darbininkų streikas.
Bu dönemde kentin nüfusunun neredeyse yarısını tekstil fabrikalarında çalışan işçiler oluşturmaktaydı.Tuo metu apie 70 % miestelio gyventojų dirbo šioje gamykloje.
Ayrıca işçiler de daha çok kazanç hak ettiklerini savunarak isyan ettiler.Deja, grupė atsisakė labdarai paaukoti papildomai uždirbtus pinigus.
Üzerindeki Kızıl bayrakta ise "Dünyanın bütün işçileri birleşiniz!" yazmaktadır.Raudonoji Vėliava su užrašu „Visų šalių proletarai, vienykitės!“ (Пролетарии всех стран, соединяйтесь!).
İşçilerin özyönetimiLavoriškių piliakalnis
Film bir maden ocağında bir devrimciyi ve işçilerle olan hikâyesini anlatmakta.Filme pasakojima dvarininko, tapusio revoliucionieriumi, gyvenimo istorija.
Ülkeye, bölgeye göre seks işçilerinin yasal statüleri değişebilir.Šalys Lietuvoje gali rašytiniu tarpusavio susitarimu pakeisti teritorinį tos bylos teismingumą.
İşçilerin grevi hükümet karşıtı bir nitelik alıyordu.Prezidento aktams reikia ministro kontrasignacijos.
Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!Visų šalių proletarai, linksminkitės!
Koloni o dönemde beyaz Belçikalı işçilere gereksinim duymaktadır.Kolonijinio laikotarpio metu miestas pasižymėjo didesne baltųjų populiacija.
1969'da metal işçileri sendikasının bölge grubu başkanı seçildi.1943 m. paskirtas Juodosios metalurgijos darbuotojų profsąjungos pirmininku.
Ayrıca kiralamak için işçiler de hotel(otel)lerde bulunur.Papildomai dirbantis viešbutyje apsaugos darbuotojų.
Neon, aynı işçiler tarafından sadece birkaç hafta sonra benzer bir prosedürle keşfedildi.Mõni nädal hiljem avastati sarnase protsessi abil neoon.
Ancak işçiler hala tatmin olmamıştı.Hoolimata sellest olid talupojad rahulolematud.
Krallık, işçileri özgürleştirdi ve herkese eşit yargılanma hakkı tanıdı.Kuningriik vabastas pärisorjad ja andis kõigile võrdsed õigused ning õiguse vandekohtule.
Çoğunlukla hamileriyle cinsel ilişki içerisinde olsalar da, hetairailer basit seks işçileri değillerdir.Ehkki enamikul neist olid nende patroonidega ka seksuaalsuhted, ei olnud hetäärid lihtsalt prostituudid.
Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!Läänemere riigid, ühinege!.
Bu yangının hoşnutsuz sirk işçileri tarafından kast en çıkartıldığı anlaşıldı.Hiljem selgus, et tsirkuse rahulolematu töötaja oli tsirkuse süüdanud.
West Ham United ise 1895 yılında Thames Ironworks F.C ismiyle bu tersanenin işçileri tarafından kurulmuş.Klubi asutati aastal 1895 Thames Ironworks FC nime all.
İşçiler çalışma koşulları nedeniyle grev yaptı.Streik on töötajate korraldatud tööseisak.
Ülke genelinde revizyonist parti teşkilatına karşı işçiler greve gitmiş durumdaydı.Narvas streikisid elektrijaamade remonditöötajad.
Üzerindeki Kızıl bayrakta ise "Dünyanın bütün işçileri birleşiniz!" yazmaktadır.All seisab venekeelne deviis "Kõigi maade proletaarlased, ühinege!".
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.Elagu sotsiaaldemokraadid! : töörahwa sõpradest ja waenlastest.
Ailesi Polonyalı fabrika işçilerinden oluşuyordu.Ta sündis vabrikutööliste peres.
Maden işçileri Mini'den bu tüfeği almaya çalışırlar.Veeteede amet võttis Väinamere miinid sihikule.
Bu süre içinde işçiler asgari ücretin iki katı maaş alacak.Selleks tuleb töötajale maksta tasakaalupalgast kõrgemat palka.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Sõjaaja raskused olid koolitööd kõvasti räsinud.
2009-2010: TEKEL işçilerinin direnişine kitlesel katkı.3.5.2009 - Füüsiline töökoormatus naismaalritel.
2000 işçileri vardı.2000 работници.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Accordatosi con loro per un denaro al giorno, li mandò nella sua vigna
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Ajustou com os trabalhadores o salário de um denário por dia, e mandou-os para a sua vinha.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.A zjednajúc sa s robotníkmi, že im dá po denáre na deň, poslal ich do svojej vinice.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.A zmówiwszy się z robotnikami z grosza na dzień posłał je do winnicy swojej.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Habiendo convenido con los obreros en un denario al día, los envió a su viña
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Hij kwam met de arbeiders overeen dat hij ze een volledig dagloon zou betalen en zette hen aan het werk.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Il convint avec eux d`un denier par jour, et il les envoya à sa vigne.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.In pogodivši se z delavci po denarju na dan, jih pošlje v vinograd svoj.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Ja kun hän oli sopinut työmiesten kanssa denarista päivältä, lähetti hän heidät viinitarhaansa.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Khi người chủ đã định giá với người làm công, mỗi ngày một đơ-ni-ê, thì sai họ vào vườn nho mình.
Adam, işçilerle günlüğü bir dinara anlaşıp onları bağına gönderdi.Khi người chủ đã định_giá với người làm_công , mỗi ngày_một đơ - ni - ê , thì sai họ vào vườn nho mình .