işçiler ile cümle
işçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Balili işciler bu planları gördüklerinde onlara baktılar ve dediler ki "Bu nedir?"この膨大な計画書を見たとき 「なんですか これ?」と聞いてきました なので私達は大きな模型を作りました
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .A někdy nalezly zemi a práci a vynalezly způsoby získávání obojího.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .A niekedy našli zem a aj pracovnú silu a rôznorodé spôsoby ako vykorisťovať oboje.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Czasem znajdowano ziemię i siłę roboczą oraz rozmaite sposoby, jak wykorzystać jedno i drugie.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Đôi khi họ tìm được đất đai và lao động, và nghĩ ra cách để khai thác cả hai.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .E a volte hanno trovato terra e lavoro, e ideato modi per sfruttare entrambi.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .그리고 가끔 그들은 땅과 노동력을 발견하고 그 둘을 이용하는 방법을 창안합니다.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Und mancmal fanden sie Land und Arbeitskraft vor und dachten sich Wege aus um beides auszubeuten.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Y a veces encontraron tierra y mano de obra, y elaboró formas de explotar tanto.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .И понякога те намирали територии и работна ръка и разработили начин за използване и на двете.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Іноді вони знаходили землю й роботу та придумували шляхи їх експлуатування.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .לפעמים הם מצאו קרקע ועבודה, ופיתחו דרכים לנצל לטובה את שניהם.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .وفي بعض الأحيان وجدوا الأرض والعمل ووضعوا طرق استغلالها سوياً
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .彼らは土地と労働者の両方を搾取できる方法を考えました。 世界中で、人々は何千年もの間、何千kmもの距離を 隔てて散在していました。
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Acum unii oameni pot - circarii, muncitorii din industria metalifera.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Ada orang-orang yang bisa -- pekerja sirkus, pegawai pabrik baja.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Alcune persone ci riescono: acrobati, operai.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Certaines personnes y arrivent -- les gens du cirque, les ouvriers du bâtiment.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Einige Menschen können das -- Zirkusartisten und Stahlarbeiter.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Giờ đây vài người có thể -- những người làm ở rạp xiếc, người làm trên các dàn giáo
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Já bych přes tu fošnu nepřešel, ale jsou lidé, kteří to dokážou. Akrobati nebo třeba pracovníci v hutích...
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.물론 서커스 단원이나, 고층빌딩의 건설노동자는 그 널빤지를 건널 수 있죠.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Niektórzy oczywiście potrafią - cyrkowcy, pracujący na wysokościach.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Nos, néhány ember képes rá -- cirkuszi fellépők, magasépítők.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Pero hay gente que lo puede hacer -- en el circo, en la construcción.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Sommige mensen kunnen dat wel - circusartiesten, staalarbeiders.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Uma psicóloga, Alice Isen, fez uma experiencia fantástica.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Μερικοί μπορούν - οι ακροβάτες, οι οικοδόμοι.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Деякі люди можуть - циркачі, сталевари, наприклад.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Некоторым людям это под силу — работникам цирка, высотникам.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.Някои хора могат - циркови артисти, стоманолеяри.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.עכשיו חלק מהאנשים יכולים -- עובדי קרקס, עובדי מתכת.
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.ولكنه ممكن لبعض الناس -- عمال السيرك وعمال البناء
Bazı insanlar bunu yapabiliyor -- sirk çalışanları, metal işçileri.しかしこれは本当に頭の働きを変えるものなのです
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.En algunos lugares de trabajo se habilita un lugar de oración, cuando los trabajadores lo solicitan.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.Joillakin työpaikoilla on järjestetty rukouspaikka, jos työntekijät ovat sitä toivoneet.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.Parfois, un lieu de prière est organisé si les employés en ont exprimé le souhait.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.På vissa arbetsplatser har man ordnat en plats för bön om de anställda framfört önskemål om det.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.На некоторых предприятиях организуются места для моления, если этого пожелали работники.
Bazı işyerlerinde işçiler dua için özel yer talep etmişse böyle bir yer ayarlanmıştır.في بعض أماكن العمل يُنظم مكان للصلاة، إذا رغب العمال في ذلك.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›A již více nejsem hoden slouti syn tvůj. Ale učiň mne jako jednoho z čeledínů svých.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›enkä enää ansaitse, että minua sinun pojaksesi kutsutaan; tee minut yhdeksi palkkalaisistasi.`
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›És nem vagyok immár méltó, hogy a te fiadnak hivattassam; tégy engem olyanná, mint a te béreseid közül egy!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›Ik ben het niet waard nog langer uw zoon genoemd te worden.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›I nie jestem godzien więcej być nazywany synem twoim, uczyń mię jako jednego z najemników twoich.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›jag är icke mer värd att kallas din son. Låt mig bliva såsom en av dina legodrängar.'
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›já não sou digno de ser chamado teu filho; trata-me como um dos teus empregados.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›jeg er ikke længer værd at kaldes din Søn, gør mig som en af dine Daglejere!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›jeg er ikke verdig lenger til å kalles din sønn; la mig få være som en av dine leiefolk!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›je ne suis plus digne d`être appelé ton fils; traite-moi comme l`un de tes mercenaires.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›không đáng gọi là con của cha nữa; xin cha đãi tôi như đứa làm mướn của cha vậy.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›không đáng gọi_là con của cha nữa ; xin cha đãi tôi như đứa làm_mướn của cha vậy .
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›지금부터는 아버지의 아들이라 일컬음을 감당치 못하겠나이다 나를 품군의 하나로 보소서 하리라 하고
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›nisem več vreden, da bi se sin tvoj imenoval: naredi me kakor enega najemnikov svojih.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›non sono più degno di esser chiamato tuo figlio. Trattami come uno dei tuoi garzoni
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›şi nu mai sînt vrednic să mă chem fiul tău; fă-mă ca pe unul din argaţii tăi.`
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›takže už viacej nie som hoden volať sa tvojím synom; učiň ma jako jedného zo svojich nájomníkov.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›Tidak layak lagi aku disebut anak Ayah. Anggaplah aku seorang pekerja Ayah.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›und bin hinfort nicht mehr wert, daß ich dein Sohn heiße; mache mich zu einem deiner Tagelöhner!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›Ya no soy digno de ser llamado tu hijo; hazme como a uno de tus jornaleros.'