işçiler ile cümle

işçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılık ile yurt dışında çalışan işçilere dayalıdır.Het werd een versie met boeren die in het buitenland wonen en werken.
Yeni işçilerin kalıcı devamlılığının sağlanması gerekiyordu.Zekerheid van een vaste baan moest je hebben.
Bütün maden işçileri Johnson'un aşılmasını istemektedirler.De zaak draaide voor een groot deel rond de poging van Johnson om Stanton te vervangen.
Kraliçe 25–35 mm, işçiler daha küçüktür.De koningin wordt 25 tot 35 mm lang, darren en werkwespen blijven kleiner.
Belde gelirinin yaklaşık %65'i yurt dışında çalışan işçilerden elde edilmektedir.Ruim 65% van de omzet wordt in het buitenland gerealiseerd.
Kendileri çalışmadıkları gibi diğer işçilerin de çalışmasını engellemektedirler.Andere dokwerkers werden verhinderd naar hun werk te gaan.
Savaş öncesi Uluslararası İşçilerin Fransa Bölümü (SFIO) üyesi idi.Hij werd datzelfde jaar lid van de Section Française de l'Internationale Ouvrière (SFIO).
Güvenlik güçleri bazı şehirleri işgal etmeye başladı, bunun üzerine işçiler ayaklanmaya başladı.In een aantal steden komt het tot rellen en nemen arbeiders de macht over.
Daha önce işten çıkarılan işçiler haksızlığa isyan edip her şeyi ateşe verirler.Als blijk van mildheid zou Tiste eerst gewurgd worden aan een paal en pas dan verbrand worden.
Örnek: Bir iş yerinde işçiler maaşlarının düşük olmasından dolayı şikayetçidirler.Het bedrijf wordt door sommigen bekritiseerd om zijn lage lonen.
Buralarda çalışan zorunlu işçiler canlı hedef konumundaydı.De bosarbeiders die hiervoor nodig waren, kwamen in de buurt wonen.
Üzerindeki Kızıl bayrakta ise "Dünyanın bütün işçileri birleşiniz!" yazmaktadır.Centraal staat een rood geëmailleerde vlag met de tekst "Arbeiders aller landen verenigt u".
Büyük sanayi kuruluşları, elde ettikleri kârı işçiler ile adil olarak paylaşmalıdırlar.Winstdeling is het mee laten delen in de winst van een onderneming door de werknemers.
İngilizler tarafından adalara Hint işçiler getirildi.Zijn oom importeerde goederen voor de Engelsen.
Bunun ardından fabrikanın döküm ve çelik atölyelerindeki işçiler işi durdurdu.Ondertussen gaat het slecht met de zaken en staken al de werknemers van de staalfabriek.
Deniz İşçileri (Fransızca: Les Travailleurs de la mer), Victor Hugo'nun romanı.Het scenario is gebaseerd op de roman Les Travailleurs de la mer (1866) van de Franse auteur Victor Hugo.
Fabrikanın bütün işçileri işçi meclisini teşkil ederler.Door alle arbeiders werd de bedrijfsraad gekozen.
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.Het werd duidelijk dat de communisten geen voeling meer hadden met de landbouwers en de arbeiders.
21 Şubat 1921’de demiryolları işçileri greve gitti.In de lente van 1920 ontstonden stakingen bij de spoorwegen.
Fabrikalardaki muhafızları işçiler seçmelidir.Kwalificaties van Werknemers in het Bouwbedrijf.
1906'da Petrol Sanayi işçileri Birliği'nde yönetimine dahil oldu.Vanaf 1906 kwamen ze in handen van de Commissie van Burgerlijke Godshuizen.
Silahlı işçiler geldi ve gitti.Bandjes kwamen en gingen.
Komünist işçiler Almanya’nın çeşitli yerlerinde tekrar konseyleri kuruyordu.In de jaren hierna werden op diverse plaatsen in Duitsland diakonessenhuizen opgericht.
Japonlar genelde sıkı çalışan işçilerdir.Japanners zijn in het algemeen harde werkers.
Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!Proletariusze wszystkich krajów, łączcie się!
Şirketin %51'i devlete, %49'u ise havayolu işçilerine aittir.Państwo posiada 51% udziałów, zaś pozostałe 49% jest w posiadaniu pracowników linii lotniczej.
Cenazesinde toplanan işçiler “Germinal!Na pogrzebie Zoli delegacja robotników z Anzin wołała „Germinal!
Böylece diğer işçiler zamanında dışarı çıkabildiler.Z czasem przyjeżdżali kolejni misjonarze.
İşverenler ve işçiler kendi temsilcilerini seçerler.Pracodawca i pracownik są od siebie zależni.
Son işçiler Ocak 2006'da bölgeden uzaklaştırıldı.Ostatni robotnicy odeszli stamtąd w 2006 roku.
1944 yılında Uluslararası İşçilerin Fransız Bölümü'ne (SFIO) kaydolmuştur.W 1936 roku zasilił listę członków Francuska Sekcja Międzynarodówki Robotniczej (SFIO).
Kalıcı yerleşimi olan yabancılar (geçici göçmen işçiler dışında) nüfusun % 23'ünü oluşturur.Głównym źródłem utrzymania mieszkańców jest praca najemna poza rolnictwem (32%).
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Powstanie osiedla dla pracowników tejże fabryki stało się priorytetem.
Bunun üzerine Birçok ilde işçiler iş bırakmışlardır.Pozostawił po sobie liczne dzieła.
İşçiler için daha fazlasını kim yaptı?Za kogo jeszcze płacili miliony?
1886 - ABD'nin Chicago kentinde işçiler 8 saatlik iş günü için genel greve gittiler.1886 – Kulminacja strajku robotników w Chicago w kampanii na rzecz 8-godzinnego dnia pracy.
İşçilerin özyönetimiZjednoczenie Robotnicze
Bu komitenin amacı, kovuşturmaya uğrayan işçileri savunmak ve ailelerine yardım etmekti.Komitet Obrony Niesprawiedliwie Prześladowanych starał się wspierać dysydentów i ich rodziny.
Whit: Çiftlikteki işçilerden biridir.Kombajnik – jeden z pracowników farmy.
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.Niech żyją chłopi i robotnicy wolnej, niepodległej republiki polskiej!
Tariş'te işçiler işbaşı yaptı.Estończycy przystąpili do pracy.
Kanalın inşaatında gulagtan mahkum işçiler çalıştırılmıştır.Przy pozyskiwaniu guana pracowali skazańcy.
(Rusça, "Dünyanın işçileri, birleşin!")(Proletariusze wszystkich krajów, łączcie się!).
19 Ağustos tarihinde, işçiler tekrar işbaşı yapmaya başladılar.1 kwietnia górnicy wrócili do pracy.
Yaklaşık iki yüzyıl sonra işçiler Barnabas'ın tabutunu açarlar ve Barnabas serbest kalır.Dwa wieki później Barnabas zostaje przypadkowo uwolniony ze swojego grobowca.
Dış ülkelerde çalışan işçilerin sayısı 1500'ü bulunmaktadır.Liczba zarejestrowanych podmiotów gospodarczych w gminie to 151.
Ama buna rağmen işçiler greve devam ettiler.Nadal nowe przedsiębiorstwa podejmują strajk.
Kesintiler yapıldıktan sonra, işçilerin çoğunluğu kişisel gelir vergilerinden muaftır.Wówczas niemal od prawie wszystkich zatrudnionych ściągano podatki.
1880 - Haydarpaşa-İzmit demiryolu işçileri greve çıktı.1880 roku na linii kolejowej Wałbrzych – Mieroszów.
Lokavt, greve çıkan işçileri işverenin topluca işten uzaklaştırması.Za organizowanie strajków chłopskich zwolniony z pracy.
Fakat onun için önemli olan genç işçilerle olan ilişkilerdi.W jego ramach odpowiadał m.in. za kontakty z młodymi robotnikami.
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.Zawierało ono zgodę na powstanie niezależnych związków zawodowych.
Bu yapının diğer bölümünüde memurlar-esnaf ve işçiler oluşturur.W skład komisji wchodzą funkcjonariusze i pracownicy tego zakładu.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.Zwłoki kobiety odnaleziono dwa dni później.
İşçiler üzerinde adil iş yükü dağılımını sağlamak.Sprawiedliwe nierówności zarobków.
Lokavt süresince işçilerin iş sözleşmeleri askıda kalır.W okresie urlopu nie można pracownikowi wypowiedzieć umowy o pracę.
Arafat'ın temas ettiği işadamları ve petrol işçileri cömertçe el-Fetih örgütüne yardım etti.Biznesmeni i pracownicy naftowi hojnie wspierali finansowo struktury al-Fatah.
İspanyol Sosyalist İşçi Partisi ve Genel İşçiler Birliği (UGT) adlı sendikalar konfederasyonunun üyesidir.Silnie związana z Unión General de Trabajadores, unią hiszpańskich związków zawodowych.
Bazı durumlarda Devlet (Belçika, Portekiz, Danimarka) kendi işçileri için sigorta hizmeti sunmaktadır.Więźniowie otrzymujący paczki (Polacy, Norwegowie, Duńczycy) w miarę swoich możliwości usiłowali im pomóc.
İşçiler için açılan gece okullarında öğretmenlik yapar.Powołał wieczorowe szkoły dla pracujących.

İlgili Sayfalar