iş yeri ile cümle
iş yeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir iş yerindeki çalışana saat başına 9.50 lira ödeniyor.Prodavačka v obchodě dostává 9,50 $ za hodinu.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Aan de ene kant is kinderopvang op het werk een uitkomst, een verademing.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Å ena sidan, att ha dagis på arbetsplatsen är underbart och upplyst.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Da un lato aprire degli asili infantili in azienda è meraviglioso ed indice di ampie vedute.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Di satu sisi membuat tempat penitipan anak di tempat kerja adalah luar biasa dan menenangkan.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.D'un côté, mettre en place des garderies d'enfants au travail est merveilleux et lumineux.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Egyrészt gyerekmegőrzőt berendezni a munkahelyen csodálatos és felvilágosult dolog.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Einerseits ist es zwar wunderbar und aufgeklärt, Arbeitsstätten mit Kinderbetreuung auszustatten.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Je to jejich podstatou, jejich DNA, je to to, co dělají - včetně těch dobrých firem s dobrým úmyslem.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.한편으로는, 직장에 육아 시설을 설치하는 것은 훌륭하고 진보된 것입니다.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Một mặt, việc bố trí nhà trẻ ngay tại nơi làm việc có vẻ là một sáng kiến tuyệt diệu.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Na jednej strane je možnosť umiestniť dieťa do firemnej škôlky nádherné a osvietené.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Pe de-o parte, să ai creșe și grădinițe la serviciu e minunat și măreț.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Po eni strani je dati otroke v skrbništvo na delovnem mestu čudovito in razsvetljujoče.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Por um lado, pôr um infantário no local de trabalho é maravilhoso e iluminado.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Por un lado, poner guarderías infantiles en el trabajo es maravilloso, es genial.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Z jednej strony umieszczanie w miejscach pracy obiektów opieki nad dzieckiem jest cudne i oświecone.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.Από τη μία, οι δυνατότητες παιδικής φροντίδας στο χώρο εργασίας είναι όμορφες και καλές.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.З одного боку, обладнати дитячий куточок на роботі - чудово і просвітлено.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.От друга страна, предоставянето на условия за отглеждането на деца на работното място е чудесно и просветено.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.С другой стороны, завести на работе уголок для детей сотрудников - замечательная и просвещенная идея.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.מצד אחד, למקם מעונות לילדים במקום העבודה זה נפלא ומתקדם.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.من ناحية تضع ميزه رعاية الأطفال في مكان العمل وهو أمرٌ رائع ومستنير.
Bir yanda, iş yerinde çocuk yuvalarının olması harika ve parlak bir fikir.職場に保育所を設けるのは 素晴らしく、賢明な行動です しかし、悪夢でもあります
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.A BMW nagyon férfias üzlet, -- férfiak, férfiak, férfiak, mind mérnökök.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW e o afacere foarte bărbătească, -- bărbații, bărbați, bărbați sunt inginerii.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW est une entreprise de type très viril, - les hommes, les hommes, les hommes, ce sont des ingénieurs.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW es un tipo de negocio muy masculino, -- hombres, hombres, hombres, son ingenieros.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW è un tipo di società molto maschile, - uomini, uomini, uomini, principalmente ingegneri.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW is een zeer mannelijk type organisatie, -- mannen, mannen, mannen, het zijn ingenieurs.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW ist ein sehr männlich orientiertes Unternehmen -- überall Männer, Männer, Männer, das sind die Ingenieure.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW jest bardzo męskim typem biznesu - mężczyźni, mężczyźni, mężczyźni, to jest inżynierowie.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW je veľmi mužný typ biznisu -- muži, muži, muži, sú to inžinieri.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW는 매우 남성적인 사업체입니다 -- 엔지니어들이 바로 그 남자, 남자, 남자 이죠
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW е много мъжки тип фирма- мъже, мъже, мъже, инженери.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.BMW הוא עסק מאוד גברי, -- גברים, גברים, גברים, זה מהנדסים.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.БМВ — это очень мужской бизнес — мужчины, мужчины, мужчины — это инженеры.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.بي أم دبليو هو نوع رجولي جدا من العمل, -- رجال, رجال, رجال, إنها مهندسون.
BMW çok erkeksi bir iş yeri -- erkekler, erkekler, erkekler, mühendisler işte.それに対し我々はどちらかというと女性的なんです
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Având acest obicei, acest obicei mental, schimbă întreaga ecuație.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Avendo quest'abitudine, quest'abitudine mentale, cambia tutto sul lavoro.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Avoir cette habitude, cette habitude mentale, ça change tout au travail.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Có được thói quen này, thói quen tinh thần này, sẽ thay đổi mọi thứ tại nơi làm việc.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Deze mentale gewoonte verandert alles op het werk.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Diese Gewohnheit zu haben, diese geistige Gewohnheit, ändert alles am Arbeitsplatz.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Ha valakinek ez a szokása, ez a mentális hozzáálláása, az mindent megváltoztat egy munkahelyen.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.이런 마음의 습관을 가지는 것은 직장에서의 모든 것을 변화시킵니다.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Memiliki kebiasaan ini, kebiasaan mental ini, mengubah segala hal dalam kerja
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Mít tento návyk, tento duševní návyk, uvede všechno v činnost.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Taki nawyk, ten poznawczy nawyk zmienia wszystko w pracy.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Tener este hábito, este hábito mental, cambia todo en el trabajo.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Ter este hábito, este hábito mental, muda tudo no trabalho.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Έχοντας αυτή τη συνήθεια, αυτή τη διανοητική συνήθεια, αλλάζει τα πάντα στη δουλειά.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Наличие этой привычки вашего разума, меняет все на работе.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Притежаването на този навик, този мисловен навик, променя всичко в работата.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.Ця звичка, ця мислена звичка змінює в роботі все.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.קיום ההרגל הזה, ההרגל המנטלי הזה, משנה את הכל בעבודה.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.الحصول على هذه العادة، هذه العادة الذهنية، تغير كل شئ في العمل.
Bu alışkanlığınız, bu zihinsel alışkanlığınız iş yerinde her şeyi değiştirir.仕事がすべて変わります この善意は
Bu durumda iş yerimi görmek ister misin?Allora ti va di vedere la mia officina?