iş yeri ile cümle
iş yeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu durumda iş yerimi görmek ister misin?Chcesz zobaczyć mój warsztat?
Bu durumda iş yerimi görmek ister misin?En ese caso, ¿te gustaría ver mi taller?
Bu durumda iş yerimi görmek ister misin? Evet, evet!-Då kanske du vill se min verkstad?
Bu durumda iş yerimi görmek ister misin? Evet, evet!- Så vil du måske se mit værksted?
Bu durumda iş yerimi görmek ister misin?Nesse caso, queres ver a minha oficina?
Bu durumda iş yerimi görmek ister misin?Θες να δεις το εργαστήριό μου;
Bu durumda iş yerimi görmek ister misin?Может, хочешь посмотреть, где я работаю?
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.Je les ai fait invisibles dans la boutique déserte où ils avaient vécu et travaillé toute leur vie.
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.평생 일했던 삶의 터전이었으나 제가 텅 빈 공장에서 투명하게 묘사했습니다. 벽에는 문화 혁명 슬로건이 걸려있습니다.
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.Li ho resi invisibili nel negozio deserto dove avevano vissuto e lavorato per tutta la vita.
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.עשיתי אותם בלתי נראים בחנות הנטושה שם הם חיו ועבדו כל חייהם. על הקיר מאחוריהם נמצאת הסיסמא למהפכה התרבותית:
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.背後の壁には文化大革命の スローガンがあります 「我々の大義を導く力 中国共産党」
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.Az első napon ebben a műhelyben egy meglepetés várt a korongomon.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.De eerste dag dat ik kwam werken stond er op mijn schijf een verrassing voor me.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.El primer día que vine a trabajar en esta tienda había una sorpresa en el torno para mi.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.Il primo giorno di lavoro in questa bottega sul mio tornio c'era una sorpresa per me.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.În prima zi în care m-am dus la muncă în acel atelier mă aștepta o surpriză pe roata mea.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.하여튼, 제가 그곳에 일하기 시작한 첫날, 제 일하는 물레 앞에 가서 앉고 보니까 물레 회전판 위에 놀라운 선물들이 있었어요.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.Le premier jour où je suis venu travailler dans cet atelier il y avait une surprise sur mon tour.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.Ngày đầu tiên tôi đến làm việc ở đây trên bàn xoay của tôi chứa đựng một sự ngạc nhiên cho tôi.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.Pierwszego dnia, kiedy przyszłam do tego zakładu na kole czekała na mnie niespodzianka.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.Την πρώτη μέρα που πήγα να δουλέψω σε αυτό το εργαστήρι υπήρχε μια έκπληξη πάνω στον τροχό μου.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.В мій перший робочий день у майстерні мене чекав сюрприз на моєму колі.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.В первый день, когда я пришла работать в эту мастерскую, на моем гончарном круге для меня был сюрприз.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.Първия ден, когато отидох на работа в магазина, на колелото ми имаше изненада.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.ביום הראשון בו עבדתי בחנות הזאת היה על האובניים שלי הפתעה עבורי.
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.أول يوم قدمت فيه إلى العمل في المحل كانت هناك مفاجأة بانتظاري على عجلتي
Bu iş yerindeki ilk günümde tekerimin üzerinde benim için bir sürpriz duruyordu.私の ろくろ にサプライズの贈り物が 置いてありました 私が使うことになる ろくろに 同僚たちは いみじくも-
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Asta-i ceea rulăm la firmă, de fapt rulează în timp real.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Chúng tôi sử dụng nó trong văn phòng, nó hoạt động theo thời gian thực.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Dit heeft me wel duidelijkheid verschaft. Dit gebruiken we op kantoor, waar het in real time gebeurt.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Inilah yang kami jalankan di kantor, yang sesungguhnya bekerja secara real time
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.회사에서 보는 화면입니다. 이 프로그램은 실시간으로 정보를 보여줍니다.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Mamy je w biurze - tam wszystko jest rejestrowane w czasie realnym.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Questo e' quello che abbiamo in ufficio, in tempo reale.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Voici ce que nous utilisons au bureau, c'est du temps réel. Ici il y a peu de connexions.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Wir lassen das in unseren Büros laufen, es läuft eigentlich in Echtzeit.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Това върви при нас в офиса, всъщност върви в реално време.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.Это мы используем в нашем офисе, и работает это в режиме реального времени.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.זה מה שאנחנו מריצים במשרד, וזה רץ בזמן אמת.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.هذا ما نستخدمه في الشركة، يعمل هذا في وقت آني.
Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor.この地域ではあまり検索していません
Buna rağmen birçok iş yerinde Fince bilinmesinin talep edildiğini dikkate alın.Huomioi kuitenkin, että useimmissa työpaikoissa vaaditaan suomen kielen taitoa.
Buna rağmen birçok iş yerinde Fince bilinmesinin talep edildiğini dikkate alın.No obstante, conviene recordar que para la mayor parte de los trabajos se requiere saber finlandés.
Buna rağmen birçok iş yerinde Fince bilinmesinin talep edildiğini dikkate alın.Tänk ändå på att kunskaper i finska krävs på de flesta arbetsplatserna.
Buna rağmen birçok iş yerinde Fince bilinmesinin talep edildiğini dikkate alın.Veuillez toutefois noter que dans la plupart des lieux de travail, on exige des compétences en finnois.
Buna rağmen birçok iş yerinde Fince bilinmesinin talep edildiğini dikkate alın.Однако, имейте в виду , что на большинстве рабочих мест требуется знание финского языка.
Buna rağmen birçok iş yerinde Fince bilinmesinin talep edildiğini dikkate alın.لاحظ على كل حال، بأنه في العديد من أماكن العمل تُتطلب مهارات اللغة السويدية.
Buna rağmen birçok iş yerinde Fince bilinmesinin talep edildiğini dikkate alın.掌握瑞典语可以让您在求职时获益。但请注意,多数职位都需要您掌握芬兰语。即使选择使用瑞典语融入社会,您最好在日后学习芬兰语。
Bunun yardımı dokunmazsa iş yerinin sendika temsilcisi ile iletişime geçin.Jos siitä ei ole apua, ota yhteyttä työpaikan luottamusmieheen.
Bunun yardımı dokunmazsa iş yerinin sendika temsilcisi ile iletişime geçin.Om det inte hjälper, kontakta arbetsplatsens förtroendeman.
Bunun yardımı dokunmazsa iş yerinin sendika temsilcisi ile iletişime geçin.Si ceci n’aide pas, veuillez contacter le délégué syndical du lieu de travail.
Bunun yardımı dokunmazsa iş yerinin sendika temsilcisi ile iletişime geçin.Si eso no sirve de ayuda, diríjase al representante sindical.
Bunun yardımı dokunmazsa iş yerinin sendika temsilcisi ile iletişime geçin.Если это не поможет, обратитесь к доверенному лицу на вашем предприятии.
Bunun yardımı dokunmazsa iş yerinin sendika temsilcisi ile iletişime geçin.إذا لم يساعدك، فتواصل مع أمين حقوق العمال في مكان عملك.
Bunun yardımı dokunmazsa iş yerinin sendika temsilcisi ile iletişime geçin.首先,应当和上级协商解决问题。若问题仍未解决,可联系单位工会代表。若单位未设立工会代表但您已加入职业工会,请联系所属的职业工会。
Bütün iş yerinde insanlar rahatsız ediliyorsa nasıl iyi bir iş çıkarmalarını bekleyelim?Como esperamos que as pessoas trabalhem bem se estão a ser interrompidas todo o dia no escritório?
Bütün iş yerinde insanlar rahatsız ediliyorsa nasıl iyi bir iş çıkarmalarını bekleyelim?De ce ne asteptam ca oamenii sa munceasca bine daca sunt intrerupti constant in timpul zilei la birou?
Bütün iş yerinde insanlar rahatsız ediliyorsa nasıl iyi bir iş çıkarmalarını bekleyelim?Dlaczego oczekujemy, że ludzie będą dobrze pracowali jeśli w biurze cały dzień coś im przeszkadza?
Bütün iş yerinde insanlar rahatsız ediliyorsa nasıl iyi bir iş çıkarmalarını bekleyelim?Hogyan várhatjuk el, hogy jól dolgozzanak az emberek, ha egész nap megszakítjuk őket ebben az irodában?