iş yeri ile cümle

iş yeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Microsoft Teams iş yeri sohbeti, toplantılar, notlar ve eklentileri birleştiren bir platformdur.Microsoft Teams ist eine Plattform, die Chat, Besprechungen, Notizen und Anhänge kombiniert.
Halbuki her iş yerini bulacaktır." şeklindedir.Er ist derjenige, der hinter jedem Unfug steckt“.
Eskiden sinagog olan bina bugün depo, iş yeri ve bilardo salonu olarak kullanılmaktadır.Die Synagoge wird heute als Lagerplatz, Workshop-Haus und Billardhalle genutzt.
Sendikal yapı, iş yeri temsilcilikleri temelinde şekillenmektedir.Arbeiterrecht: Gewerkschaften müssen von der Basis gewählt werden.
Toplam 350.000 m² alana sahip olan sitede 350 adet iş yeri bulunmaktadır.Auf dem insgesamt 45.000 Quadratmeter großen Areal sollen ca. 350 neue Wohnungen entstehen.
285.211 ev, 42.902 iş yeri hasar gördü.Balles perdues: 2 952 dans sa carrière.
Elektrik tesisatçıları adlarına bir iş yeri açar ve elektrikli cihazlar da satabilirler.Aéropostale dispose de concurrents qui vendent des produits similaires.
O, iş yerinde, değil mi?Ella está en el trabajo, ¿no?
O, iş yerinde dalga geçtiği için kovuldu.Él fue despedido por andar bromeando en el trabajo.
Ertesi gün akşamdan kalma olarak işe giden Peter, iş yerinde uyuyakalır ve bunun sonucunda işinden olur.Peter más tarde se va a dormir luego de un día agotador.
Zelda, Elisa'nın iş yerindeki en yakın arkadaşıdır.Boogie: Es el mejor amigo de Anju al que ella lleva a todos lados.
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.Incluso dos candidatos tuvieron que presentar su trabajo en el mismo servicio.
1863'te Mainländer Almanya'ya döner ve babasının iş yerinde çalışmaya başlar.Nel 1863 Mainländer torna in Germania per lavorare nelle aziende di suo padre.
Usta iş yerini saat yedide açar.Механик открывает свою мастерскую в семь часов.
Daha çok iş yeri açmaya ihtiyacımız var.Нам нужно создавать больше рабочих мест.
Halbuki her iş yerini bulacaktır." şeklindedir.Он определил всё его последующее творчество».
Ayrıca kadınların hem ev kadını olmaları hem de iş yerinde çalışıyor olmaları da konulaştırıldı.بدلاً من ذلك، كانت المرأة تُصور دائماً على أنها ربة منزل تقوم بالأعمال المنزلية.
Ailesi Wolverhampton Express and Star adlı iş yerinde çalışırken tanışmıştır.Os seus pais conheceram-se quando trabalhavam no jornal Wolverhampton Express and Star.
1863'te Mainländer Almanya'ya döner ve babasının iş yerinde çalışmaya başlar.Em 1863, Mainländer retornou à Alemanha para trabalhar no negócio de seu pai.
Bir gün iş yerinde zehirlenerek ölür.Morreu na viagem, algures envenenado.
İş yerleri iş yeri eğitmeni verirler.Fornecer treinamento no local de trabalho.
Aynı zamanda iş yerinde de terfisi ile ilgili ciddi problemler yaşamaktadır.Ao mesmo tempo, ele sofre com mais problemas em sua vida de negócios.
İş elbisesi, özellikle iş yerinde giyilen giysi olarak tanımlanır.Een overall is werkkleding die, zoals de naam al aangeeft, over andere kleding gedragen wordt.
Örnek: Bir iş yerinde işçiler maaşlarının düşük olmasından dolayı şikayetçidirler.Het bedrijf wordt door sommigen bekritiseerd om zijn lage lonen.
Femaş Emaye adlı bir iş yeri vardır.Maar de dienstmeid heeft een geheim.
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.Alle drie de organisaties werken in hetzelfde gebouw.
Diğer namazlar kişisel olup, evde veya iş yerinde kılınabilir.Można się modlić indywidualnie, w rodzinie czy we wspólnocie.
Ayrıca 50'ye yakın iş yeri bulunmaktadır.Det finns 50 nivåer att fullborda.
Ayşe Mayda iş yerini de hemen bir sene sonra Ankara Palas'daki başka bir yere taşıdı.Efter något år blev herr Maupin erbjuden en tjänst på annat håll.
Üçü Paul'ün iş yerinde buluşurlar.Точений заснов. у др. пол.
Femaş Emaye adlı bir iş yeri vardır.Лишається відкритим питання з прізвищем Мії.
Ben iş yerinde her gün Fransızca konuşurum.Я говорю французькою щодня на роботі.
Bu iş yerinden dolayı lakabı Keseryan idi.Svůj obchod musela z tohoto důvodu zavřít.
Vic ise iş yerindeki problemlerle uğraşmaktadır.Montelík má navíc problémy v práci.
Eskiden sinagog olan bina bugün depo, iş yeri ve bilardo salonu olarak kullanılmaktadır.Dnes synagoga slouží jako místo setkávání, koncertní a výstavní sál.
Amacına erişmesinde kendisine iş yerinden üç samimi arkadaşı yardımcı olmaya çalışırlar.Jenže pro splnění svého úkolu musí navštívit tři cizí světy, kde jsou ukryta.
Bir gün iş yerinde zehirlenerek ölür.Poté umírá na otravu.
Kayseri'de KSS kapsamında 3500'e yakın iş yeri yapılmıştır.V éře Čeng-te tak o zaměstnání v Zakázaném městě žádalo přes 3500 kastrátů.
İş yerinde şiddete başvurma nedenlerinden biri çıkar sağlamaya çalışmaktır.Soluția într-un astfel de caz era recurgerea la prostituați.
Cinsel taciz iş yerinde ciddi bir sorun olabilir.Hărțuirea sexuală la locul de muncă poate fi o problemă serioasă.
Université de Paix: Aile ve iş yerindeki çatışmaların önlenmesi konusundaki çalışmalar.Université de Paix: a munkahelyi és a családon belüli konfliktusok megelőzésén fáradozó szervezet.
Zamanla konut amaçlı kullanılan apartmanlar iş yerine dönüştü.Purkutyöstä säilynyt toimistorakennus muutetaan asunnoiksi.
Dennis, Roy'un öldüğü iş yerine gelir.Ο Ρόι σκοτώνεται στη θέση του Νάθαν.
Zamanla konut amaçlı kullanılan apartmanlar iş yerine dönüştü.I stedet blev faciliter omdannet til apartments.
Halbuki her iş yerini bulacaktır." şeklindedir.Setiap orang dapat melakukannya, setelah orang itu ditunjukkan bagaimana caranya!"
Université de Paix: Aile ve iş yerindeki çatışmaların önlenmesi konusundaki çalışmalar.Université de Paix: chuyên tập trung vào việc ngăn ngừa xung đột trong gia đình và tại nơi làm việc.
Microsoft Teams iş yeri sohbeti, toplantılar, notlar ve eklentileri birleştiren bir platformdur.Microsoft Teams là một hệ thống cung cấp chat, meetings, notes, và tệp đính kèm.
1863'te Mainländer Almanya'ya döner ve babasının iş yerinde çalışmaya başlar.1863年、マインレンダーは父の事業を手伝うためにドイツへ帰国する。
Halbuki her iş yerini bulacaktır." şeklindedir.そのためなら何でも我慢できる」と語っている。
Üçü Paul'ün iş yerinde buluşurlar.ポールのところで止まってもよい。
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.二人はひょんなことから知り合い、同じ職場で働くことになる。
Örnek: Bir iş yerinde işçiler maaşlarının düşük olmasından dolayı şikayetçidirler.具体的には、一つは、低賃金職種における昇進のしにくさだ。
Ailesi Wolverhampton Express and Star adlı iş yerinde çalışırken tanışmıştır.她的父母在于《伍尔弗汉普顿快星报》工作时相识。
Aynı zamanda iş yerinde de terfisi ile ilgili ciddi problemler yaşamaktadır.我们同时也在为最坏的情况做好准备。
Zamanla konut amaçlı kullanılan apartmanlar iş yerine dönüştü.過往校舍用地,現變為住宅用途。
Ailesi Wolverhampton Express and Star adlı iş yerinde çalışırken tanışmıştır.그녀의 부모님은 「울버햄튼 익스프레스 앤 스타」에서 일하는 동안 만났다.
İş yerleri iş yeri eğitmeni verirler.כלכלית – כך ייווצרו מקומות עבודה.
Bu iş yerinden dolayı lakabı Keseryan idi.ובכן זו עצתי הסתלקו מן העסקה.
Aynı zamanda iş yerinde de terfisi ile ilgili ciddi problemler yaşamaktadır.Още повече, че в работата ѝ има тежки случаи.
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.Двете услуги изглеждат и работят по един и същ начин.

İlgili Sayfalar