Ana içeriğe geç
Sözlük

iş yeri ile cümle

iş yeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ben iş yerinde her gün Fransızca konuşurum.Я говорю французькою щодня на роботі.
Bu iş yerinden dolayı lakabı Keseryan idi.Svůj obchod musela z tohoto důvodu zavřít.
Vic ise iş yerindeki problemlerle uğraşmaktadır.Montelík má navíc problémy v práci.
Eskiden sinagog olan bina bugün depo, iş yeri ve bilardo salonu olarak kullanılmaktadır.Dnes synagoga slouží jako místo setkávání, koncertní a výstavní sál.
Amacına erişmesinde kendisine iş yerinden üç samimi arkadaşı yardımcı olmaya çalışırlar.Jenže pro splnění svého úkolu musí navštívit tři cizí světy, kde jsou ukryta.
Bir gün iş yerinde zehirlenerek ölür.Poté umírá na otravu.
Kayseri'de KSS kapsamında 3500'e yakın iş yeri yapılmıştır.V éře Čeng-te tak o zaměstnání v Zakázaném městě žádalo přes 3500 kastrátů.
Cinsel taciz iş yerinde ciddi bir sorun olabilir.Hărțuirea sexuală la locul de muncă poate fi o problemă serioasă.
Université de Paix: Aile ve iş yerindeki çatışmaların önlenmesi konusundaki çalışmalar.Université de Paix: a munkahelyi és a családon belüli konfliktusok megelőzésén fáradozó szervezet.
Zamanla konut amaçlı kullanılan apartmanlar iş yerine dönüştü.Purkutyöstä säilynyt toimistorakennus muutetaan asunnoiksi.
Dennis, Roy'un öldüğü iş yerine gelir.Ο Ρόι σκοτώνεται στη θέση του Νάθαν.
Zamanla konut amaçlı kullanılan apartmanlar iş yerine dönüştü.I stedet blev faciliter omdannet til apartments.
Halbuki her iş yerini bulacaktır." şeklindedir.Setiap orang dapat melakukannya, setelah orang itu ditunjukkan bagaimana caranya!"
Université de Paix: Aile ve iş yerindeki çatışmaların önlenmesi konusundaki çalışmalar.Université de Paix: chuyên tập trung vào việc ngăn ngừa xung đột trong gia đình và tại nơi làm việc.
Microsoft Teams iş yeri sohbeti, toplantılar, notlar ve eklentileri birleştiren bir platformdur.Microsoft Teams là một hệ thống cung cấp chat, meetings, notes, và tệp đính kèm.
1863'te Mainländer Almanya'ya döner ve babasının iş yerinde çalışmaya başlar.1863年、マインレンダーは父の事業を手伝うためにドイツへ帰国する。
Halbuki her iş yerini bulacaktır." şeklindedir.そのためなら何でも我慢できる」と語っている。
Üçü Paul'ün iş yerinde buluşurlar.ポールのところで止まってもよい。
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.二人はひょんなことから知り合い、同じ職場で働くことになる。
Örnek: Bir iş yerinde işçiler maaşlarının düşük olmasından dolayı şikayetçidirler.具体的には、一つは、低賃金職種における昇進のしにくさだ。
Ailesi Wolverhampton Express and Star adlı iş yerinde çalışırken tanışmıştır.她的父母在于《伍尔弗汉普顿快星报》工作时相识。
Aynı zamanda iş yerinde de terfisi ile ilgili ciddi problemler yaşamaktadır.我们同时也在为最坏的情况做好准备。
Zamanla konut amaçlı kullanılan apartmanlar iş yerine dönüştü.過往校舍用地,現變為住宅用途。
Ailesi Wolverhampton Express and Star adlı iş yerinde çalışırken tanışmıştır.그녀의 부모님은 「울버햄튼 익스프레스 앤 스타」에서 일하는 동안 만났다.
İş yerleri iş yeri eğitmeni verirler.כלכלית – כך ייווצרו מקומות עבודה.
Bu iş yerinden dolayı lakabı Keseryan idi.ובכן זו עצתי הסתלקו מן העסקה.
Aynı zamanda iş yerinde de terfisi ile ilgili ciddi problemler yaşamaktadır.Още повече, че в работата ѝ има тежки случаи.
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.Двете услуги изглеждат и работят по един и същ начин.
Ayrıca 50'ye yakın iş yeri bulunmaktadır.Potom sa jej výsledky pohybovali okolo 50. miesta.
Ayrıca kadınların hem ev kadını olmaları hem de iş yerinde çalışıyor olmaları da konulaştırıldı.Mož je spoznal, da ima tudi žena doma veliko dela.
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.Abi gimnazijos dirbo tose pačiose patalpose.
İş yerleri iş yeri eğitmeni verirler.Tegelge koolitusega töökohtadel.
Ayrıca kadınların hem ev kadını olmaları hem de iş yerinde çalışıyor olmaları da konulaştırıldı.Sel viisil said nad veenduda, et nende naised olid ikka kodus oma naisekohuseid täitmas.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.50세의 한 사업가분이 직장에서 자신은 더이상 동료가 없다고 저에게 한탄을 하셨습니다.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.50ročný podnikateľ sa mi sťažoval, že má pocit, akoby jeho kolegovia už ďalej neboli v práci.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.50-летний бизнесмен жаловался мне на то, что он у него больше нет коллег.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.En 50-årig affärsman beklagade sig för mig, det känns som att han inte har några kollegor på jobbet längre.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Eräs 50-vuotias liikemies valitteli minulle, että hänestä tuntuu, ettei hänellä ole enää työkavereita.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Jeden padesátiletý podnikatel si mi stěžoval, že mu připadá, že už v práci nemá žádné kolegy.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Một thương gia 50 tuổi than vãn với tôi rằng ông không thấy mình có đồng nghiệp ở nơi làm việc nữa
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Um homem de negócios de 50 anos queixou-se de que sente já não ter colegas no trabalho.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Un empresario de 50 años se quejaba de que siente que ya no tiene colegas en el trabajo.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Un homme d'affaires de 50 ans m'a confié qu'il a l'impression de ne plus avoir de collègues au travail.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Un om de afaceri de 50 de ani mi s-a plâns cum simte că nu mai are colegi la serviciu.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Un uomo d'affari di 50 anni si è lamentato con me perché sentiva di non avere più colleghi al lavoro.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Ένας 50χρονος επιχειρηματίας μου παραπονέθηκε ότι αισθάνεται ότι δεν έχει πλέον συναδέλφους στη δουλειά.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Един петдесетгодишен бизнесмен ми се оплака, че се чувства сякаш вече няма колеги на работата.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.Один 50-річний бізнесмен поскаржився мені, що він більше не має колег на роботі.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.איש עסקים בן חמישים קונן בפני שהוא מרגיש שאין לו יותר עמיתים במקום העבודה.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.رجل أعمال في الخمسين من عمره اشتكى لي أنه يحس أنه لم يعد لديه زملاء في العمل.
50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.仕事場では もう同僚なんて いないも同然だと嘆きます 彼は仕事に行き 立ち止まって誰かと話すことはないし
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Aber wir brauchen viel mehr Privatsphäre, Freiheit und Eigenständigkeit bei der Arbeit.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Ale potrebujeme viac súkromia a slobody, viac autonómie v práci.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Ale potřebujeme více soukromí a více svobody a více samostatnosti v práci.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Ale potrzebujemy więcej prywatności i wolności oraz więcej samodzielności w pracy.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.A potrebujemo veliko več zasebnosti in svobode ter več avtonomnosti pri delu.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Dar avem nevoie de mult mai multă intimitate şi libertate şi mult mai multă autonomie la locul de muncă.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.DE sokkal nagyobb privát térre, szabadságra, és sokkal több autonómiára van szükségük a munkánkban.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.하지만 우리는 직장에서 더 많은 사생활과 자유, 그리고 더 많은 자립심이 필요합니다.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Maar we hebben nood aan meer privacy en vrijheid en autonomie op het werk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod